Giriş
(3)

Otoyoldan ihlalli geçiş

love and trust
İhlalli geçiş yaptığımızda, HGS uygulama ekranına düşerdi önceden. Artık düşmüyor mu? (Osmangazi köprüsü, izmir otoyolu vs)Ödeme için HGS ye para atacağım ama toplamda ne kadar ödemem gerektiğini göremedm. Önceden anlık HGS uygulamasında görünürdü. Sanırım artık görünmüyor ya da bir seferlik böyle o
İhlalli geçiş yaptığımızda, HGS uygulama ekranına düşerdi önceden. Artık düşmüyor mu? (Osmangazi köprüsü, izmir otoyolu vs)

Ödeme için HGS ye para atacağım ama toplamda ne kadar ödemem gerektiğini göremedm. Önceden anlık HGS uygulamasında görünürdü. Sanırım artık görünmüyor ya da bir seferlik böyle oldu?
0
love and trust
(10.03.26)
Devlet otoyollarından ihlalli geçince bakiyeniz yetersiz, 15 gün içinde yükleme yapın diye mesaj geliyor. Miktar belirtilmiyor. (Geçen hafta yaşadım)

Diğer otoyollarda çark nasıl dönüyor, bilmiyorum.
+1
Mirket
(10.03.26)
webihlaltakip.kgm.gov.tr

buradan sorgulayın. geçiş görünmüyorsa henüz sisteme düşmemiş olabilir. 15 gün içinde bakiye yüklerseniz otomatik ödemiş olursunuz. ya da bu sayfadan direkt ödeyebilirsiniz.
+2
exlibris
(11.03.26)
teşekkür ederim. telefonuma sms olarak bilgi geldi, yine de eski usül hgs'de gözükse iyi olurdu :)
0
🌸love and trust
(11.03.26)
(20)

Neden seyahat ediyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
-2
sekizdokuzon
(10.03.26)
Özgür hissetmek, keşfetmek
+1
purplee
(10.03.26)
uzaklaşmak için
+3
co2s2
(10.03.26)
Erotik masaj için
(Yurt dışı)
0
HellKeePer
(10.03.26)
en azından özgür hissetmek için gezmiyorum.
-3
Başka
(10.03.26)
çünkü doğru yer ve zaman diye bir şey yok. bu yüzden insan yola düşer,
belki bir şehirde, bir yerde, özel bir ana ve belki de kendine rastlamak için. ama kaybolabilir de...

tabii uçak diye bir şey olmasaydı bu kadar edebiyat kasmazdım :D
0
ermanen
(10.03.26)
Gittiğiniz yerleri nasıl geziyorsunuz? Google maps ten gezilecek yerler listesi yapmak, canınız isteyince dışarı çıkıp çekici gelen yerlerde oturmak, bütün gün bir kafede oturup gelen geçeni izlemek, müze ve tarihsel mekanları gezmek, yerli insanlarla tanışmaya yoğunlaşmak ya da sabah kalkıp akşama kadar gelişigüzel yürümek gibi aktivitelerden hangisi "Ben bu işi bunun için yapıyorum" hissi veriyor ve sizi doyuruyor?
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Iş seyahati ve keyfi seyahat. Yeni yerler gezmek keşfetmek iyi geliyor. Müze, tarihi yerler, plaj, restoranlar için YouTube videolarından, yapay zekâlardan yararlanırım.
0
pembediken
(10.03.26)
kafayi tamamen kapatabiliyorsun. sadece oradasin.
farkli yerler görüyorsun. asya'ya gittim mesela. hayal ettigimin ötesinde farkli bir dünya. asik oldum, bayildim. barda otururken bir adam geliyor telefon ekranini degistiriyor. avrupa'da zaten böyle bir sey olmasi imkansiz ama tr'de de hic olan bir durum degil.

bir macera yasiyorsun gezerken.

harika bir his. daha cok para, daha cok zaman olsa ben hep gezmek isterim.

edit: ben kendi görüsümü paylasiyorum neden eksileniyorum yaw
-1
Purple life
(10.03.26)
Görüşümü tazelemek için
0
love and trust
(10.03.26)
Düşüncelerimi resetlemek için.

Aslında çok üşeniyorum, plan yap, ucuz bilet kolla.. Çoğu yere günübirlik gidiyorum onun için. Bu sebeple daha kargalar bile uyanmadan yollarda oluyorum tüm günden faydalanayım diye. Bazı güzergahlar çok uzun oluyor, o yol git git bitmiyor amaaa varılacak yere son 30dk kalınca tüm o yorgunluk gidiyor. Dönüş yolu nasıl bitiyor anlamıyor insan zaten bayağı yorulunca :)
+1
truf
(10.03.26)
Bir de şehir ya da ülke değiştirdiğinde hayatta kalma içgüdülerin devreye giriyor ve zihnin inanılmaz hızlı, etkili işlemeye başlıyor. Ben o hali de çok seviyorum, canlı hissettiriyor
+1
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Sonsuz kardeşim resmen kafayı yedi burada. Önce Başka nickiyle gelip yazıyor, sonra yeni nickiyle. edmond h.'yı da devreye sokarsa hattrick yapacak, sonra üçlü çektirecek bize.

Ben canım istediği için geziyorum
Belli bir sebebi yok.
+2
huladancer
(10.03.26)
Burası kafayı yemek için çok uygun bir ortam
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
meraktan valla. çok gezdiğim/gezebildiğim söylenemez ama meraktan. keşfetmek ve öğrenmek güzel. farkı deneyimlemek güzel.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Hem yeni bir yer görmeyi seviyorum hem de bir yerle bağ kurduktan sonra aynı yere tekrar gitmeyi seviyorum, hem kendi ortamımdan uzakta hem de güvende hissediyorum böylece.
Bu yüzden çok yer gezmedim çünkü bağ kurduğum yerlere tekrar tekrar gidiyorum.

Kendi programımı kendim yaparım gitmeden elimde görülecek yerler ve yenilecek yemekler listelerim olur.
Çok planlıyımdır güzergahımı ayarlarım nereden başlamalı, nereden sonra nereye gitmeli... Her detayı mutlaka araştırıp not alırım.
(Tur gezisi asla benlik değil hiç yapmadım ama yapmam da bir yere bağlı olmaktan nefret ederim böyle durumlarda.)

Son yıllarda biraz daha plansız gün de bırakmaya başladım, eskiden seyahatin her gününü saati saatine planlarken artık boş gün bırakıyorum o boş günde şehrin insanlarını izleyebileceğim bir yerde oturup kahve içmeyi seviyorum (bunu İstanbul’da da yapmayı seviyorum).
Kulaklığımı takıp bilmediğim yollarda yürümeyi çok seviyorum.
Müzelerini, sergileri gezmeyi seviyorum ama beni daha çok binalar etkiliyor, yapıyı incelerim, manzarasını, duvarını kapısını, penceresini… bu yaşadığım şehir için de böyle sırf Beyoğlu’nun eski binalarını gezebilmek için hiçbir sergiyi kaçırmamaya çalışıyorum.
+2
mutekebbir
(10.03.26)
yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, hiç ayak basmadığın yerlerde dolaşmak aşırı keyifli. bi de kafanda iş vb düşünce olmadan gezmek baya güzel.
+1
jelly bear
(11.03.26)
turist olma fikrini seviyorum. yerli yabancı farketmez. bir de tüm rotaları, yenilecek yemekleri, gezilecek yerleri vs eşim ayarlıyor. ben sıfır bilgiyle gidiyorum. keşfetmesi daha eğlenceli oluyor.
0
elorelia
(11.03.26)
Gittiğim yerleri önceden hiç araştırmam plan program yapmam, o keşfetme ve turist gibi değil yerli halk gibi dolaşma hissini seviyorum.
+1
iwasbornonamountainside
(23 saat)
etmiyorum. cok sikici bir sey gezmek. yoruluyorsun, basina beklenmedik isler geliyor, ordan oraya kosturuyorsun, durduk yere basina is aciyorsun. biraktim o yuzden ben gezmeyi. hele boyle iki haftada 5 tane sehir gezeyim maceralarina hic gelemiyorum artik. iki haftada her gun yol gidip gittigin yerde ikiser gun durarak ne kulturu taniyacaksin allasen.
+1
synesthesia
(22 saat)
Kendi sınırlarımı genişletmek ve olduğum yerde kalmamak için.
+1
put it in your appropriate place
(20 saat)
(38)

90'ların unutulan şarkıcıları

yurtsuz john
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı... Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bun
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı...
Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bunlar unuttum.

Öztürk
Ufuk Bigay
Nilüfer Örer
Orçun

Bu isimler aklıma geliyor. Hepsi kaybolup gitti. Sizin hatırladıklarınız var mı?
+3
yurtsuz john
(10.03.26)
Oh, tam benlik bir başlıkmış bu :)

"Ah canım Ahmet", Deniz Arcak, Tayfun ve Soner Arıca şimdilik ilk aklıma gelenler. Ha bir de Rengin vardı.

Bundan birkaç sene evvel adını hatırlamadığım bir Türkçe müzik kanalı bu saydıklarımdan bazılarını döndürürü döndürür dururdu gece kuşağında.
+2
RaiseThySword
(10.03.26)
@raise

mutlu olduğuna sevindim ama senin yazdıkların ünlü isimler :)

yani nasıl söylesem, ben bayağı underground kalmış isimleri arıyorum. 40+ arkadaşlar hatırlar anca.
+3
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Taner
+1
Başka
(10.03.26)
bay x diyorum o zaman. tek şarkılık biriydi sana değmez diye bi pop şarkısıyla meşhur olmuştu sene 95 96 civarıydı. seneleeer sonra prestij müziğin ve fantezi müziğin sükse yaptığı yıllarda şiveli türkücü olarak çıktı tekrar piyasaya ama yine tutunamadı.
sibel gürsoy vardı yine tek şarkıyla çıkmıştı unutuldu gitti sonra.
akın vardı rebekanın yeri diye şarkısı vardı

sizin bahsettiğiniz 3 kişilik grup komedi dans üçlüsü müydü acaba? içlerinden biri erol köseydi o da doktordu. baktım diğerleri değilmiş gerçi.
+1
pide
(10.03.26)
tarik vardi ama 2000 senesindendi. of aman mi of deli gönül mü bir sarkisi vardi.
rüya ersavci. istemiyorum baba sarkisini cok severdim.
grup merdiven. akdeniz aksamlari'nin yaraticisi.

youtu.be
diger sarkilari da güzeldi.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Haspam diye bir şarkı vardı, üç kişilik bir grubun şarkısıydı, baktım grup gmg imiş adı, haspam haricinde bir albüm daha çıkarmışlar.
+2
(10.03.26)
*Grup laçin
*"Gel etme gözlerim yaşlarla doldu" şarkısını söyleyen bir grup genç çocuk vardı.
*Reha var aşk cicegimi söyleyen.
*Akın vardı. Rebeka, kız milleti, lanet olsun vs
*Melih Görgün 14 Bahar geçti vardı. O adam da yok olup universtede hoca olmuştu en son.
*Ayşen miydi sanki adı "var mıydı böyle kaçmak nerdesin" şarkısı vardı.
*Dokun bana yarışmasının çıktığı dönem "dokun bana" şarkısını söyleyen bir kadın vardı.
*Hey barmen bana bir bira şarkısını söyleyen bir adam vardı.



Çoğu belki bilinen isimler ama yok olduklari için örnek verdim.
+2
egerbiryolcu
(10.03.26)
Bunun videosuna denk geldiğimden emindim, bu muydu bilmiyorum ama bunu buldum; m.youtube.com

Buralara bakmadan aklıma gelen
Sibel Bilgiç - Alışamadım var ama bu biraz unlu galiba
Jale - Üzgünüm
+1
mbond
(10.03.26)
dediğin grup beyaz önlük. son defa sarıl bana:)
+2
nothing in my way
(10.03.26)
Hakan kurşun - boğazın üstünde

m.youtube.com

Ünlü - estarabim

m.youtube.com

Cenk Eroğlu - son rüya
(Bu şarkıyı aslında zamanin devlet Bakanı Kürşat Tüzmen den torpilli Tüzmen diye bir herif söylüyordu ama şarkı cenk eroglu'nun)

m.youtube.com

Güzel duyuru aklıma geldikçe yazarım daha :))
0
makbur
(10.03.26)
bir de kamyonet arkasinda sarki söyleyen bir abla vardi. egerbiryolcu bilir gibi geldi.
nadide sultan diye de bir kadin vardi. konyalim diye sarkisi vardi :D
oya bora da kayboldu. ben bilmiyorum yani boy gösterdilerse.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim pınar aylin mi kamyon arkasındaki? www.youtube.com
0
nothing in my way
(10.03.26)
@nothing

ömrüne bereket çok yaşa e mi canımsın :)

@konusma

pınar aylin ve nadide sultandan bahsediyorsun. onlar ünlü konumuz dışı.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Göksel - gönüllü yazıldım sana ve aşkına
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
Metro- avucumda gökyüzü
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
90'ların sonunda Binnaz şarkısıyla Ciguli vardı rahmetli.
0
Mirket
(10.03.26)
@yurtsuz john taksicilik yapan emre matraş.
0
nothing in my way
(10.03.26)
90 yazmışsın özellikle ama 2000ler başı da sayılır mı? :)

irem diye bi hanım vardı hayalet sevgilim miydi neydi bi patlamış şarkısı vardı. herkesin dilindeydi ve ben nefffret ediyordum. sonra yok oldu gitti ama ne oldu hiç bilmiyorum, merak da etmiyorum :D
+1
truf
(10.03.26)
@nothing

ben böyle duyurucunun canını severim ya. helal olsun. bu şarkıcının acayip bir erotik klibi vardı :)

@mirket
@truf

sağolun ama ciguli, irem falan bunları herkes tanıyor.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Sen, senin tanıdıklarını herkesin tanıdığı yanılgısında mısın, bana mı öyle geliyor?
0
Mirket
(10.03.26)
@mirket

ciguli öyle meşhur olmuştu ki star tv ona dizi bile çekmiş, çıkmadığı program kalmamıştı.

ben meşhur olamamışları arıyorum :)
+2
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Umay umay
0
rodeocu
(10.03.26)
@yurtsuz john www.youtube.com bu mu?
0
nothing in my way
(10.03.26)
exlibris
(11.03.26)
nezih ünen www.youtube.com çok severdim ama sonra pek faal olmadı

tual www.youtube.com
0
exlibris
(11.03.26)
ne güzel duyuru olmuş, gece gece öküz oturdu içime maziyi andıkça.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(11.03.26)
Burak aydos
Af grubu vardı, asrın ve emre. Ünlü oldular ama silinip gittiler
Endi+pol vardı
Bir de 9da9 diye bir albüm vardı böyle tek şarkılık sanatçıları toplamıştı.
Işığın yansıması vardı grup olarak.
Haramiler de mavi duvarla ünlü oldu ama tek albümde kaldılar.
Bunlar yukarıda sayılanlara ilave. Düşünsem daha bulurum.
+1
strawberry first
(11.03.26)
İlk aklıma gelenler:
Sima - Her Şeye Rağmen (YouTube'da kendi klibine yaptığı yorumu okumuştum seneler önce.)
Meyra (Nazlı Ilıcak'ın gelini kontenjanından dönmüştü bir ara.)
Murat Gürkan - Barmen (Klibi de efsanedir.)
Tuğçe San (Merak edip bakmıştım; makyaj işindeymiş sanırım.)
0
auroraaurora
(11.03.26)
senin aradigin bir zamanlar unlumsu olan ama artik taksimde yuruse kimsenin tanimayacagi tipler. rahmetli ciguli falan bunlara gore tarkan seviyesinde unluydu.

benim aklima direk ragga oktay geldi nedense.

youtu.be

dur bi tane daha buldum, murat gurkan'dan geliyor. hey barmen bana bir bira :D

youtu.be
0
cooperr
(11.03.26)
ragga oktay yazmışlar :) adam hala ünlü.

benim aklıma kerim geldi. 2000ler başıydı sanırım. animasyon bir "yanıldım" klibiyle çıkmıştı.
0
summerjam0306
(11.03.26)
Bu basligin rock versiyonu acilsa keske :)
Kaybolan cok kaliteli popcudan cok rockci var bence
0
turkuaz
(11.03.26)
Emre Matraş Haydi Çal Çal bu bankolar bankosu

Tuğrul Arsever söylendi mi? Bende Günah Gitti

Bora Öztoprak sayılır mı?
0
kumandanim
(11.03.26)
Bora Öztoprak falan bu kategoriye giriyorsa, Ali Güven Ardına Bakma Yolcu diyorum
0
(23 saat)
Mert Ekren - Alo orda mıısn?

www.youtube.com
+1
runaway
(23 saat)
@runaway verdim şukunu karşim.
0
kumandanim
(22 saat)
Ümit Yaşar Ateşlerde yanacağım

Emral vardı bi' de Küçük Emrah' ı taklit ediyor muydu neydi.
0
kumandanim
(21 saat)
@turkuaz

popla sınırlı değil rockçılar da dahil :)
0
🌸yurtsuz john
(21 saat)
ateş-çingene ruhum
dr. tarık- yes sir
meriç-şebboy
0
nothing in my way
(20 saat)
(11)

En son ne satın aldınız

arbre
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
-4
arbre
(08.03.26)
Belki 30 yıl sonra Adapazarı'na gittim.
Bayram yaklaştığı için yeğenlere oyuncak, kuzenlere ve enişteye tesbih, halaya eşarp, gelin hanıma iki adet şal, babaya bir kazak aldım.
Yarın da annemin doğum günü, muhtemelen bir de çıkıp ona bir şeyler alacağım.
0
rakicandir
(08.03.26)
Belki alacak olan varsa faydalansın diye yazıyorum; 400 adet kapsül kahve alana kapsül kahve makinesi hediyesi vardı Tchibo da. Az önce bunu aldım. Çok kahve tüketiyoruz ama bazen de yazık oluyor diye acaba bazı anlarda tek bardak için kapsül kahve de mi yapsak diyorduk. Kahve israfını azaltmak için deneyeceğiz.
+1
a perfect lie
(08.03.26)
Xiaomi air purifier aldım, elle tutulur gözle görülür bir etkisi yok, yine de bir ferahlık var. Placebo kesinlikle değil, faydasını hissediyorum.

Ev tipi yürüyüş bandı aldım. Şimdiye kadar neden almamışım, kesinlikle faydalı.
0
love and trust
(08.03.26)
İş için gittiğim yerden hediye olarak magnet aldım. Yaratıcılığın öldüğü bir alışveriş hahaha
0
peki madem
(08.03.26)
Mop işini bu sefer çözdüm diye umuyorum.
app.hb.biz
0
Bruce
(08.03.26)
Bruce, bundan ben de aldım. Şöyle bir sıkıntısı var. Islak havlunun sadece bir tarafını (yere değen) kullanabiliyorsun. Aparata takılı tarafı kullanamıyorsun. O açıdan çok verimsiz.
-3
🌸arbre
(08.03.26)
tv ünitesi aldım. memnunum.
-Calvin Hazeran Tv Ünitesi, 180 Cm-
0
potsdamer
(08.03.26)
Bir evde olması gereken ne varsa 1 hafta içinde hepsini aldım; mutfak gereçleri, beyaz eşya, halı, perde, mobilya bir sürü ihtiyaç. En son bu sabah uzatma kablosu aldım, aynı anda type c ve usb girişi bulunandan. Bunu önerebilirim, çok kullanışlı
0
purplee
(08.03.26)
gardırop aldım. şimdi de bisiklet alacağım ama bisiklet fiyatlarını görünce o paraya motor alırım diyorum.
0
dr doofenshmirtz
(08.03.26)
Xiaomi'nin masa üstü su sebili var onu aldım. Anında kaynar su veriyor, soğuk su deposu da var içinde sıcaklığını kendin ayarlayabildiğin düzeyde soğuk su da veriyor. Fena değil ama biraz gürültülü çalışıyor ve soğuk suyun en yüksek sıcaklığı 15 derece benim için hâlâ bir tık soğuk, yine biraz soğuk biraz oda sıcaklığı su karıştırıyorum.
0
nundu
(09.03.26)
elektrikli bisiklet. asiri memnunum, en son ne zaman bisey icin bu kadar heyecanlandim hatirlamiyorum. calisirken acip resimlerine filan bakiyorum asdgasdfas

canim bisikletim.
+1
taurina
(10.03.26)
(10)

Bu qnb'deki kiz nasil ifsa olmus?

tantamount_to_equivalent
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: https://x.com/gundem_turkce/status/2029492473827889632
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: x.com
0
tantamount_to_equivalent
(05.03.26)
İşte arkasına saklandıkları ağaçlar söylüyor yerlerini, fıtratları bu.
-11
Hallegadola
(05.03.26)
bulurlar, turkiye'de insanlarin hobisi yok deniyor ama cadi avi gibi ata sporlarimiz var. sozun ve yazinin kimseye zarar vermedigini; asil problemin sokakta milleti bicaklayanlar, insanlarin parasini hortumlayanlar, vergi kaciranlar, aldiklari aptal saptal kararlarla insanlarin gelecegini karartanlar oldugunu gormeyip de twitter postlarinda cadi avina cikacak kadar avel olmamak lazim.

ha ben cok katilmasam da kizin yazdiklari bir yere kadar dogru. her guc, her devlet az yada cok farkli kimliklere baski yapar. turkiye de baskiciligiyla bilinen bir ulkedir. israil kadar katliam seviyesinde degil ama yanlis bile olsa insanlarin soz haklarinin elinden alinmasi ve sahislarina, islerine yonelik baski yapilmasi kadar buyuk bir magara adamligi bizim ulkede yaygin.

ifade ozgurlugunun ne oldugunu biz anlatamayacagiz bizim ulkedeki kalin kafalilara. ortacagda yasamaya devam. simdi o kiz isten atilirsa turk lirasi deger kazanacakmis, toplum sefalet icinde toplu tasimalarda surunmeyecekmis. mutlu mesut yasayacakmisiz. saldirin aslanlar.
0
antikadimag
(05.03.26)
Cadı avıyla ne alakası var? Kız zaten israil ordusunda 2 sene görev yapmış. Katil bir terörist. Azılı bir siyonist.
Anomimim diye, içinde ne kin varsa kusmuş. Biz artık, böyle hainleri içimizde istemiyoruz. Siktirsinler, beğendikleri ülkelere gitsinler.

.
0
kartallar yuksek ucar
(06.03.26)
“Cadı avı gibi ata sporları” bizim atalarımıza ait bir spor değil, onu bu topraklara yediremezsiniz baştan söyliyim. Atalarımıza iftira etmeyin lütfen.
-3
love and trust
(06.03.26)
yok anam yok kafalar tamamen gitmis. kizin profilinde filistin bayragi var ne siyonisti. israil'de 2 sene askerlik yaptigim dedigi sey de ironi. yok lan size vallahi laf anlatilmaz. x.com bunu gercekten askerlik yapmis diye anliyorsunuz ya vay halinize :D

azicik gaza gelen versiyonlariniz sivasta insan yakti diri diri. su yukaridakilerin birini linc etmesi veya yakmasi azicik bir galeyana gelmelerine bakar.

kiz basit bir woke vakasi. ama isinden attiracak kadar pesine dusmussunuz. yanlis anlamayin ama durumun ne oldugunu anlayacak kadar bile basmiyor kafaniz. tam olarak cadi avi bu iste. ne oldugunu anlamiyorsunuz ama elde mesalelerle sloganlarla cadi avina cikiyorsunuz.

benim tavsiyem biraz sakin olun ve boyle kendi halinde tweetler atan gucunuzun yettigi zayif insanlara degil de tepenizde sizi inletenlere ses cikarin. kimseyi de tweet atti diye, dusuncesi ne kadar sacma olursa olsun linclemeyin. siz de karsi tweet atin. isine, ekmegine, hayatina el dil uzatmayin.
+6
antikadimag
(06.03.26)
bu kız tipik bir akademik olarak başarılı, sosyal olarak başarısız, lisede ezik dışlanan bir tipken iyi bir üniversite kazanıp, solcu (pardon kürtçü) örgütlere girip hayatında ilk defa bir çevreye dahil olabilmiş bir fenotip.
2006-2020 arası üniversite okuyup bu tarz salak salak duyar kasan bir sürü insan var. geçenlerde de gay bir çift ilk iftarımızı yaptık diye paylaşım yapmıştı aynı kafalar işte.

bu kızın israilli olduğu falan yok, büyük bir ihtimalle anası babası da orta sınıf bir aile, iyi bir üniversite bitirip genç yaşta iyi maaşa iş bulunca eski ezik kızımız öz güven patlaması yaşadı ve dediklerinin nereye çıkacağını hesaplamadan salak salak paylaşımlar yapmaya başladı.

ha işten atılması gerektiğini de düşünüyorum anonimliğine güvenip pislik saçmış, kurumsal bir yerde çalışıyorsan dikkat edeceksin ki salak çalıştığı yeri de ifşalamış bir nevi zaten.
-1
denizgonen
(06.03.26)
çok eski bi kaç twitinde enpara kampanyası paylaşıp ben katılamıyorum falan diyince ordan ipin ucunu tutup gerisini getirmişler.

mevzuyu bilmiyorum ama sadece nasıl bulduklarına bakmıştım.
+6
brkylmz
(06.03.26)
eksiler bile haklılığımın ispatı.
neyse ki gerçeklerin ortaya çıkma gibi bir huyu var.
-8
Hallegadola
(06.03.26)
zaten kendi fotoğrafını da kullanıyormuş sonradan değiştirmiş. bu kişi tam bir ruh hastası. ahmet minguzzi ve annesi ile ilgili de saçma sapan şeyler yazmış. ensest ilişkiyi de savunmuş.

qnb gerekli aksiyonu alır yol verir bu kişiye.
+5
elektr10
(06.03.26)
kızın aptallığı ya da twit'lerindeki saçmalıklar ayrı konu ama daha 2-3 ay önce qnb'de çalışmaya başlamış. qnb'de yönetici derken her orta/büyük ölçekte onlarca hatta yüzlercesi olan takımlardan birinde lead pozisyonunda.

qnb'nin sahibiymiş, karar merciiymiş gibi lanse edip kişisel düşüncelerini ya da izansızlıklarını bir kuruma mal etmeye gerek yok.

şahsın düşüncelerini paylamamakla birlikte linç kampanyasını ya da işten atılsın naralarını doğru bulmuyorum. bu linç kampanyaları kişilerin ve kurumların apolitik tavır takınmalarına sebep oluyor.
0
biseysorcaktim
(06.03.26)
(5)

Hediye Ne Alabilirim?

rock n roll
Diş hekimim hamile. Ben onu çok seviyorum ve ona bir hediye almak istiyorum. Şimdi bütün hediyeler bebek için geliyor, ben hediyemi ona almak istiyorum. Bebekle ilgili ya da bebeğe hediye değil de kendisine hediye ne alabilirim? Beni düşünmüş diyeceği daha çok manevi değeri olan bir şey. Yeteneğim o
Diş hekimim hamile. Ben onu çok seviyorum ve ona bir hediye almak istiyorum. Şimdi bütün hediyeler bebek için geliyor, ben hediyemi ona almak istiyorum.

Bebekle ilgili ya da bebeğe hediye değil de kendisine hediye ne alabilirim? Beni düşünmüş diyeceği daha çok manevi değeri olan bir şey. Yeteneğim olsa kendim bir şey yapmak isterim ama yok. Gördüğü zaman ne kadar değerli olduğunu hissetsin istiyorum. Sizce ne olabilir?
0
rock n roll
(27.02.26)
Paşabahçe’nin tasarım ürünleri çok güzel. Bir miktar pahalı ama uygun olanları da var. Oradan güzel bir hediye seçebilirsiniz.
0
love and trust
(27.02.26)
love and trust
(27.02.26)
Masaj aleti,
Tek kişilik özel güzel bir kahve kupası, yanında kurabiye koyma yeri de olanlardan.
Çok güzel bir bira bardağı
Kitap okuma ışığı
Şirin, komikli kırlent(küçük yastık mı denir ismini bilmiyorum)



Süs eşyası aman almayın. Eve kalabalık yapıyor. Zaten evde kısıtlı yer var, herkes beğendiği şeyleri kendi seçip alıyor zaten.
+2
michael_knight
(27.02.26)
Alacağım hediyenin yanında bir de marteniçka hediye etmek istiyorum. Sizce?

Birine marteniçka hediye etmek, o kişiye "sağlıklı ve uzun bir ömür dilemek" demekmiş. " Sana uğur getirsin" gibi anlamı da varmış.
+2
🌸rock n roll
(27.02.26)
Çok eskiden sevgiliye yahut çok sevilen çok kıymet verilen kişiye ayna hediye ederlermiş. "Sana verecek senden daha güzel bir şey bulamadım" demekmiş. Çok etkilenirim bundan.

Mesela ahşap üstüne gümüş sırma içine sedef kakmalı aynalar var. Diş hekiminin tarzına uygun düşerse böyle bir şey verebilirsin, veya imkan varsa gümüş el aynası gibi bişey.
-1
muhayyer divan
(28.02.26)
(3)

“İki şey çok önemli.. ikincisi …”

love and trust
Az önce aşağıda, poster sorusundan aklıma takıldı. Atlas dergisinin Hasankeyf treni vardı. 2000-2001 olması gerekiyor. Ve o kampanyanın da böyle bir sloganı vardı; “iki şey çok önemli.. ikincisi…”Gibi. 1) Bu sloganın tamamını hatırlıyor musunuz? 2) bir de, iki şey çok önemli diyip, neden 1.’yi açıkl
Az önce aşağıda, poster sorusundan aklıma takıldı. Atlas dergisinin Hasankeyf treni vardı. 2000-2001 olması gerekiyor. Ve o kampanyanın da böyle bir sloganı vardı; “iki şey çok önemli.. ikincisi…”Gibi.
1) Bu sloganın tamamını hatırlıyor musunuz?
2) bir de, iki şey çok önemli diyip, neden 1.’yi açıklamadan, ikinciye geçilmiş olabilir? Evet 25 yıl sonra kafama takılan sorular:D
0
love and trust
(27.02.26)
1. iki sey cok önemli, ikincisi sadakat.
2. onu senin hayalgücüne ve inancina birakmislar.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Hah evet, sadakat’di, teşekkür ederim 🪴
0
🌸love and trust
(27.02.26)
2) ilkinin cevabı “hasankeyf” diye düşünmüştüm hep. “cevap belli söylemeye bile gerek yok” anlamında.
+1
eileengray
(27.02.26)
(16)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
istanbul kültür sanat, etkinlik, tarihi yapı, doğal güzellik vs pek çok açıdan daha önde, buna bir itirazım yok. fakat ankara'nın gayet de sevilebilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. yapmak istedikten sonra ankara ve çevresinde de çeşitli imkanlar bulunuyor. bunun yanısıra trafik istanbul'daki kadar keşmekeş değil, bulunduğu coğrafi konum izmir'deki gibi sıkış tepiş değil, havası Antalya gibi nemli değil. insanlarda sebebini anlamadığım şekilde sürekli bir Ankara'yı kötüleme ve beraberinde başka bir yer övme hali var. ben Ankaralı olmamama rağmen -çok eleştirildiği için bu örneği veriyorum- bu şehirde avm gezdiğimde de keyif alabiliyorum.
+3
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Ankara’nın okumuş kitlesi İstanbul’dakilerden üstün bence. Bir kere İstanbul’da entelektüeller coğrafi genişlikten dolayı yayılmış durumda, Ankara’da bu kitle daha kompakt yaşıyor. Daha çok bir araya geliyor. Ankara benim için sosyalleştikçe güzelleşen bir şehir. Yoksa tek başına yapacak pek bir şey yok. Bir de İstanbul’da siyah beyaz gibi mekanlar yok.
0
eileengray
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(32)

Odanıza kimlerin posterlerini astınız?

michael_knight
Ergenlikte, gençlikte. Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
Ergenlikte, gençlikte.
Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
0
michael_knight
(27.02.26)
ben Kermit'in posterini asmistim. hala saklarim onu.

millet de simdi sadece kermit'e ilgim vardi zannedecek.
ek olarak Enrique Iglesias, Ricky Martin, Vahsi Güzel'deki Ivo ve Antonio Banderas gibi latino hottie'lerinin posterlerini asmistim. büyüdügümde kani kaynayan, civil civil, sicak iklim insani bir latino ile evlenicem ve denize yakin bir yerlerde yasicam zannediyordum.

avusturyali ile evlendim. dagda yasiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Metallica - James Hetfield (Solist)

Blue Jean dergisi posterler verirdi, hey gidi günler.
+4
kimlanbu
(27.02.26)
national geographic’in hediye ettiği kocaman bir dünya haritam vardı. aslında küçükken backstreet boys’un büyük hayranıydım ama onların posterini asmamıştım niyeyse.

edit: şöyle bir anı geldi aklıma: ilkokul yaşlarındayken ailecek bir misafirliğe gitmiştik, birkaç aile vardı. sonra odaları gezdirirlerken evin ergen oğlunun odasında nicole kidman posteri gördük. kızıl kıvırcık saçlı hali. babam dahil oradaki tüm babaların “ooooooyyhhhh” diye kahkahalarla eridiklerini hatırlıyorum. o zaman cinsellik nedir çözememiş bir bünye olarak çok şaşırmıştım tepkilerine. gidip posteri incelemiştim yakından.
+3
eileengray
(27.02.26)
Kişi posteri vs asmadım ama ben de @eileengray gibi dünya haritası asmıştım Atlas'ın sayılarının birinde verilmişti.
+1
Amaranta ursula
(27.02.26)
Şahıs posteri asmadım da bir tane panom vardı, ona antin kuntin elime geçen şeyleri asardım. Aile evinde duruyor hatta hala. Bir de her sene penguen/uykusuz takvim verirdi onu asardım
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
Gs takim posteri ve Kiraç :( allah affetsin
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
İlkokul - Kenan Doğulu (Üzerine kalp de çizmiştim.)
Ortaokul - Brad Pitt
Lise - Che Guevera (Solcu zamanlarım.)
+2
auroraaurora
(27.02.26)
asanlara özenmişimdir ama hiç asmadım. ailevi yapı ile alakalı herhalde
-1
kondansator
(27.02.26)
2002 dünya kupası kadrosu maç öncesi fotoğrafı
0
artıküyeolmakistiyorum
(27.02.26)
Üniyi bitirip arkadaşlarla eve çıktıktan sonra kendi odam olmuştu. Baya 21 yaşında falandım heralde. Tavana Teoman' ın tam boy posterini asmıştım, yatağımın tam üstüne. odanın duvarı da a4 e bastığım şarkı sözleriyle doluydu, straight erkeğim :)
+3
kumandanim
(27.02.26)
depeche mode 37 yaşındayım asılıdır.
+2
HellKeePer
(27.02.26)
Tarkan
+1
black holes in the sky
(27.02.26)
Banu Alkan
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
Tarkan'ın dev posteri ve Luke Perry re: evimiz hollywood'da :-)
+1
euteamo
(27.02.26)
f1 dergisinin verdiği renault r25 posteri vardı. onu çerçeveletip asmıştım. hala duruyor.
+1
inheritance
(27.02.26)
@kimlanbu Blue Jean diyince bi duygulandım yaaa
bi dergi daha vardı öyle ama adını unuttum. ne kadar popülerdi böyle şeyler. dergiye yazı gönderenler olurdu onlar da yayınlardı falan.

ben o zamanlar tokio hotel grubunun hayranıydım onun posterini asmıştım.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Poster sayılır mı bilmem ama Küçük Prens ile Harry Potter ahşap tablosu var.
0
m e b
(27.02.26)
Aile evinde izin yoktu poster asmama şimdi kendi evimde her yere astım o nedenle :) Çerçeveledim ama en azından. Misal:

www.jpl.nasa.gov
0
peki madem
(27.02.26)
ricky martin
+1
pide
(27.02.26)
Kurt cobain ve RHCP posterleri vardı. Anthony kiedis posterde tek olsa onu asmak isterdim ama dergiler grup olarak veriyordu hep. Ortaokulda falandım, kurt cobain zaten çoktaaan ölmüştü ama işte imkansız aşkın verdiği o his:) sonra zaten poster merakım falan kalmadı, günümüzde ergen olsam jason momoa posteri asardım :d
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Blue <3

Ayrıca üzümlü kekim Lee Ryan'ın tek başına olduğu bolca posterim de vardı
0
sadakatsiz
(27.02.26)
lee ryan fanlari toplaniyor

blue, leo di caprio ve tiziano ferro
0
ala09
(27.02.26)
Ortaokul-lise döneminden hatırladığım sadece Kevin Garnett var poster olarak astığım, NBA tarihinde en sevdiğim oyuncu. Onun dışında aklıma gelmedi düşündüm de. Üniversitedeyken de bi ara, henüz bu kadar çorabından çarşafına her yerde karşımıza çıkmıyorken the great wave off kanagawa posteri asmıştım.
+1
nundu
(27.02.26)
athena, şebnem ferah, hayko cepkin, lebron james.

utanarak: gökhan özen.
+1
summerjam0306
(27.02.26)
Çok poster astım
Ortaokul; burakkut, ricky martin, leonardo dcaprio
Lise; backstreet boys, the beatles, the cranberries, rem, no doubt,
Üniye geçince; dünya haritası ve sanatsal işler
0
love and trust
(27.02.26)
ha bu arada daha okula gitmediğim dönemden itibaren duvarımda altında ülke bayrakları olan dünya haritası hep asılıydı. Onu saymadım poster olarak ama şu an coğrafya nerdü biri olmamın ilk uyaranlarından biri odur muhtemelen :d
0
nundu
(27.02.26)
avril lavigne ve evanescence asılıydı.
0
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
avril lavigne
ozalitte a2 çıktılar alıp odanın 4 bir tarafına asardım. 2005-2008 arası mal zamanlarım.
+1
plastic_angel
(27.02.26)
poster denebilir mi emin değilim ama 25 yıldır Moonspell solisti Fernando Ribeiro nun 1 metreye yakın güzel bir fotoğrafı odamı süsler .
not: yetişkinim
0
devilone
(27.02.26)
Evanescence
Linkin Park
Red Hot Chili Peppers
Şebnem Ferah
Teoman vs...
Alakasız isimler de vardı, Beyonce gibi, Gwen Stefani gibi, o kadar çoktu ki hepsini hatırlayamam.
Aile evinde buna iznim yoktu yıllarca Blue Jean'den çıkan posterleri sakladım, üniversitedeki odama hepsini astım, nasıl yokluktan çıktıysam ilk yıl odamda postersiz tek bir cm bile yoktu, duvar kağıdı gibi döşemiştim.
Yurtta kapıyı çalıp "odana bakabilir miyiz" diyenler oluyordu ilk zamanlar.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
Freddie Mercury
0
turkuaz
(27.02.26)
Micheal Jordan ağırlıklı Chicago Bulls posterleri vardı odamda. O zamanlar jordan'ın prime dönemiydi. Scotie Pippen, Dennis Rodman falan güzel kadrosu vardı Bulls'un. Hey gidinin 90'ları
+1
faberkastelli
(28.02.26)
(15)

Dünya'nın sonu nasıl gelsin?

ermanen
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
📊 dünya'nın veya insanlığın sonu nasıl gelsin?

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
ermanen
(26.02.26)
Gerçek manada kıyamet koptuğunda üstteki seçenekler hafif kalacak .
-11
diyecevaplandı
(26.02.26)
goktasi abi, en temizi.
bir anda siyah ekran..
+6
cooperr
(26.02.26)
Bir şey olsunda hemen şimdi olsun hiç farketmez. Valla çok sıkıcı oldu yaşamak
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.02.26)
yakın bir mesafedeki (30 ışık yılı) süpernovaya oy verdim. ışık hızında ölürüz. göktaşının gelişini gözlemlemek, beklemek stres yaratır.
+3
eileengray
(26.02.26)
Uzaylı saldırısı. O kadar oyun oynadım. Tecrübeliyim. Savaşmadan ölmek yok. Çocuk parkı mı burası.
0
arbre
(26.02.26)
Nükleer savaş olsun isterim ben de madem yok olacağız buharlaşmadan saniyeler önce bombanın patlamasını seyretmek istiyorum.
-1
Hallegadola
(26.02.26)
İçinde en romantik seçenek göktaşı çarpması.
0
rakicandir
(26.02.26)
göktaşıyla nükleer arasında kaldım ama oyumu göktaşından yana kullandım.

süpernova hakikaten acayip bir şey ama farkında bile olmadan fiup diye anlık koskoca gezegenin poşete dönmesi fikri hoşuma gitmedi. ayıp gibi yani biraz. eğer tümüyle yok olacaksak ben çok kısa süreli de olsa kaosunu yaşamak, o psikolojiyi tecrübe etmek isterim. bu açıdan nükleer daha uzun soluklu ve acılı olabilir çünkü bildiğim kadarıyla mevcut tüm bombalar aynı anda atılsa bile hepimizin buharlaşması mümkün değil. bazılarımız çok acı çeker, sürünür.

göktaşı hem yok oluş öncesinde biraz sindirme fırsatı verir hem de vurunca çok kısa sürede siler atar. kafayı "deneyim" ile bozmuş beyaz yakalılar var ya hani adama burada üç saat sıra bekle sonra 1000 liranı alıp sana tokat atacağım diyorsun da bayılıyorlar... ben de onların manevi versiyonuyum. yiğit özgür karikatüründeki gibi, dayımlar filan komple tükeneceksek bile "deneyim" istiyorum, göreyim ve kendi içimde bir süreç yaşayayım istiyorum. dünyayı dışarıdan gözlemleyebilecek olsam süpernova olurdu ama BİLİNÇSİZ VATANDAŞ sıfatıyla göktaşı kardeşimin yanındayım.
+1
der meister
(26.02.26)
Nükleer diyen arkadaşlara Nevil Shute'un Kumsalda romanını önermeye geldim. Tam öyle bir olayın romanı.
+1
kobuzchu kiz
(26.02.26)
mümkünse uykumuzda ama şıklardan süpernova bir anda olsun bitsin pandemiyi zaten yaşadık yok savaşı, yok istilası daha da uğraşamayız, kimsenin mecali kalmadı bence hayatı o kadar sevecek kadar
0
darthvader
(26.02.26)
diyecevaplandı +1

Arkadaşlar hiç öyle büyük prodüksiyonlara gerek yok, firavunun kişisel kıyameti bir ufak sinekten kopmuştu. Gerisi sizin kendi tahayyülünüze bırakıyorum.
-5
love and trust
(26.02.26)
hiç biri. bu dünyanın acısını ve derdini biz insanoğlu fazlasıyla çektik. dünyanın çok hızlı bir şekilde gelsin, göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre içinde her şey bitsin. birde dünyanın sonunun derdini çekmeyelim.
0
scudman1
(26.02.26)
Göktaşı. Çünkü en hızlı sonuca giden o.
0
etna
(26.02.26)
Uzaylı görsek iyi olurdu bence ya.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
Bir anda gidelim toptan.
0
kumandanim
(27.02.26)
(12)

"Ramazan feneri" bizde eskiden beri olan bir sembol mü?

nundu
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte de iki entry girilmiş ramazan feneri başlığında, ikisi de yeni bir âdet yazmış ama burada da bi sorayım dedim belki geçmişte de vardır Türkiye'de. Hani Ramazan ile ilgili 10 kavram say desen fener aklıma gelmez bile o derece yabancıyım
0
nundu
(26.02.26)
Kandil gözüyle bakıyordum ben onlara. Fener miymişler?
0
auroraaurora
(26.02.26)
Doksanlarda ve ikibinlerin başında yoktu böyle bir şey, en azından ben hatırlamıyorum. Benim çocukluğumda Ramazan'ın imgeleri belliydi:

Ramazan pidesi (İlla bir fırın pidesi / pastane pidesi kavgası olmazsa olmaz)
Güllaç
Hurma
Ramazan temalı Coca Cola reklamı
+1
salihdt
(26.02.26)
Ramazan feneri

burada da yazmışlar, sonradan çıkan bir şey. ben eskiden hiç hatırlamıyorum böyle bir şeyler olduğunu.
0
shadowfollower
(26.02.26)
@auroraaurora

benim hafızamda kandil de ramazanla ilgili bir imge değil ama hadi Kadir gecesi falan bi yere kadar mantıklı (gerçi ben kandil gecesindeki kandilin lamba olan kandil olduğunu da yeni öğrendim) ama bunu kandil formunda kullanmıyorlar. Şekli falan farklı
0
🌸nundu
(26.02.26)
Fener ve din deyince benim aklıma deniz feneri vakfı filan geliyor.
Benim aklımda minare ışığının yanması ve mahya görüntüleri geliyor gerçekten ramazanla alakalı olarak.
Annem orucunu açmak için yakınlardaki camilerin minaresinin ışığının yanmasını beklerdi.
0
burfak
(26.02.26)
dini etkinlikleri daha sevimli (hatta daha ticari?) yapmak adına son zamanlarda çıkan bir branding olduğunu düşünüyorum; biraz da diğer iki dinden esinlenilmiş sanki. her hanuka'da dreidel sembolünün çıkmasıyla aynı şey.
+4
eileengray
(26.02.26)
Ramazanı nispeten hareketli yaşarız, ben sevinirim Ramazan geliyor diye. Yani gözlemim var ama bahsettiğiniz Ramazan fenerini ilk kez duydum. Bu sembolü son yıllarda hep görürdüm ama ismen şuan duyuyorum. Çok güzelmiş. Yerleşmesini dilerim. Onun dışında eskiden beri olan ramazan sembolleri Pide, güllaç, hurma, iftar topu, Mahya, davulcu, teravih, gece olan hareketlilik, sabaha kadar açık camiler ve restoranlar, Eyüp Sultan, son 10 gün itikâfı gibi gibi
0
love and trust
(26.02.26)
bir iki senedir popüler oldu. belki 5 sene evvel bir kaç yerde birileri kullanmış olabilir ama popi değildi. geçen yıl ve bu sene görünür oldu.
+1
exlibris
(26.02.26)
doksanlarda ve ikibinlerin başında ilçede resmi bayramlarda, ramazan arefesinde ve bayram arefelerinde böyle kandiller, fenerlerle (çin fenerine benzeyen uçurulanlar da dahil), yürüyüşler yapılırdı. baya anadolu işi karnaval olurdu. şimdi siyasal islam versiyonu gibi olmuş ramazan feneri yazınca çıkanlar. özensiz, gösteriş işi.

@love and trust keşke...
+2
klassno
(26.02.26)
Araplarda vardir bu. Son yillarda pek cok sey gibi onlardan bize gecti sanirim
0
kartonpiyer
(27.02.26)
vardı vardı. 90'larda kesin vardı.
0
gabe h coud
(27.02.26)
Yok tabii ki öyle bir şey.

Yok diye kullanılmayacak diye bir kaide de yok da insanlar bir gelenek bir kültür yaratmaya/şekillendirmeye çalışıyorlar. Bu gibi şeyleri genelde “eskiden falan durumlarda filan şeyler yapılırdı” diye hikayelerle desteklemeye çalışıyorlar. Adetler unutulan, unutulabilir şeylermiş gibi “haydi özümüze dönelim” gibi bir yaklaşımla yapıyorlar.

Rağbet görürse yerleşir böyle şeyler, görmezse kaybolur gider. Bir zamanlar bir şeyler gerçekten yapılıyorsa bile sonrasında İnsanlar bunu gereksiz bulmuşlar ki devam ettirmemişler.

Şu an kimi belediyeler Ramazan etkinliği adı altında, bildiğin “Noel Market” konseptini ilçelerde meydanlara yerleştiriyor. Bir iki konuşmacı, tasavvuf müziği etkinliği ile bir köşeye de bir macuncu koyunca hooopp oluyor sana Ramazan etkinliği. Sorsan o da kesin çok asırlık adetimizdir.

Bunları kafaya takmaya da gerek yok “yahu benim mi hafızamda sorun var” diye kendinden şüphe etmeye de gerek yok. Böyle şeyler tutarsa kalır, tutmazsa silinir.
0
lazor
(28.02.26)
(12)

Dolma kalem gurmeleri

webbrowser
Selamlar, ilk dolma kalemimi alacağım ama çok fazla fikrim ve bilgim yok. Ekonomik olarak üzmeyecek kalem ve mürekkep önerisinde bulunabilir misiniz? Bir de ufak açıklayıcı şekilde olursa sevinirim
Selamlar, ilk dolma kalemimi alacağım ama çok fazla fikrim ve bilgim yok. Ekonomik olarak üzmeyecek kalem ve mürekkep önerisinde bulunabilir misiniz? Bir de ufak açıklayıcı şekilde olursa sevinirim
0
webbrowser
(23.02.26)
Lamy
Başlangıç için üzmez. Hem popüler bir marka. hem de çizgi olarak daha sportif bir duruşu var. Zaten bu mecrada derinleşecekseniz, karşınıza zibilyon tane marka çıkacak, kullandıkça farkı farkedersiniz.
0
love and trust
(23.02.26)
Ekonomik olarak kasmayan ve iyi bir dolma kalem için Alman kalitesiyle Lamy'yi öneririm. Ben M serisini kullanuyorum çok memnunum. Yalnız kullanmadıkça kurur haberiniz olsun. Arada yazın çizin çok kullanmayacaksanız. Ben genelde imzalar için kullanıyorum.
0
elektr10
(23.02.26)
Facebook’ta “bana sıkça yaz” isimli oluşumu takip edebilirsiniz. Markalar, uçlar ve diğer detaylarla ilgili oldukça aktif bir grup.
0
love and trust
(23.02.26)
en ucuz kalem ve en ucuz mürekkep.

nerden baksan 100 küsur kalemim var. birini seçtim senin için.

imgyukle.com
0
yurtsuz john
(23.02.26)
Pelican ineo ya da parker vector xl diyorum. Ama bu markaların başka modellerine de bakabilirsiniz.
Kendi marka tüpünü kullanıyorum ben o yüzden mürekkep önerim yok.
0
a perfect lie
(23.02.26)
lamy
0
lanc
(23.02.26)
Scrikss 419
Parker Jotter
Mürekkep için de benim en çok memnun kaldığım Waterman. Sonra Diamine.
+1
black holes in the sky
(23.02.26)
Platinum Preppy.
+2
malheiros
(23.02.26)
Lamy kullanıyorum ama Safari serisi plastik oluşuyla biraz kalitesiz hissi vermişti bana. Al-Star serisi alüminyum gövdeli, bende mat siyah modeli var, o seri daha bir dolma kalem hissi verebilir.
0
phoarbix
(23.02.26)
medium uclu Lamy.
0
cooperr
(23.02.26)
murekkep icin bulabilirsen rohrer & klingner.

kalem icin ya alman ya japon. benim gunluk kullandigim en favori kalemim sailor. ustune nib tanimam. ama pahali. (ilgilenen varsa 21 karat nibleri kaldiracaklar maliyetten oturu, hala bulunuyorken alin) daha giris seviyesinde platinum preppy'ler iyidir.

almanlardan amiral marka pelikan. ama yine bu da pahali olabilir. daha giris seviyesi icin lamy safari oneririm. faber castell denemedim onu da siparis edecegim yakinda. cunku ahsap govdeli yapiyorlar bir denemek istiyorum.
+1
antikadimag
(23.02.26)
lamy çok önerilmiş ama benim yıldızım barışmadı kendisiyle. safari için konuşuyorum, m uç bile olsa kağıdı çok çiziyor ve sert bir hissiyatı var. başlangıç için scrikss primeo ya da 419 önerebilirim. parker IM da güzel ama biraz nazlı bir kalem. bütçe varsa kaweco sport harika bir seçim olur. mürekkep olarak da başlangıçta konfor açısından kartuş tercih edilebilir ama marka konuşacaksak diamine tek geçerim.
+1
another satisfied lover
(24.02.26)
(14)

Yurtdışındaki türkler neden böyle?

Unde bach canim
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön dem
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön demek istiyorsun ama adamlarla tartışmak istemiyorsun.

Nedir bunların motivasyonu? Yani altın gömü falan bulacağını mı umuyorsun ki? Türkiyede zaten kötü bir kariyer ve kötü bir dil seviyen varsa yurtdışında da iyi bir seviyede olamıyorsun. Bunlara iyi konuma geleceklerini ne düşündürüyor anlamış değilim cidden.
-6
Unde bach canim
(23.02.26)
Yurtdışındayım hocam. Her insanın iyisi kötüsü oluyor. Ama tam olarak konuyu açarsan iyi olur soru ne anlamadım.
+4
Take it away honey
(23.02.26)
Çakallık pek yapamıyorlar buradaki gibi. En fazla Türk'e geçer çakallığı.

Motivasyona gelirsek kalacak yer bulamayıp arabada uyuyan ve öyle yaşamaya devam edenler gördüm. Benim anladığım kredi patlatıp geliyorlar.
-1
michael harddd
(23.02.26)
yurtdisinda cok farkli sosyokültürel, sosyoekonomik background'u olan insanlar var.
daha lise zamaninda yurtdisina okumaya cikmis insanlar, üniversiteyi harvard'da okuyup calismaya baslayanlar, ortaokul mezunu olup 25 yasinda evlenip gidenler, amcasinin yanina börekciye calismaya gidenler, 37 yasinda bir ofiste beyaz yakali pozisyonu bulup ailesiyle tasinanlar...
her kesimin apayri dinamikleri ve problemleri var. siz hangisinden bahsediyorsunuz? onu anlarsak bence daha dogru yanitlar veririz.

iltica edenler hakkinda yaniliyorsunuz yalniz. en büyük tutunabilme ve gönderilme kaygisini o grup yasiyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
Kötü bir kariyer,kötü bir dil seviyesi ile iş bularak çalışma vizesi ile 40+ yaşta göçtük(karı/koca,çocuk yok).Beceremezsek zaten işlerimizden de ülkeden de şutlanırız,vizemiz çalıştıkça var.Devletten 1 cent dahi yardım almıyoruz.
Kimseye bulaş(a)mıyoruz,zaten yerli halk içine almıyor; 3-4 kuşaktır burada yaşayan türkler biz sonradan gelenleri sevmiyor; beyaz yakalılar kötü kariyer/dilden dolayı bizle görüşmüyor; ilticacı/cemaatçiler onlardan olmadığımız için görüşmüyor.Trde de yalnızdık, burda da yalnızız.
Burada bizi tutan motivasyon kimsenin kimseye karışmaması,mesainin bittiği dakika işin de bitmesi,özel hayata saygı,uzun yürüyüşler,bisiklet turları yapabilmek,vizesiz birçok ülkeyi gezebilmek ve tabii ki paranın satın alma gücü.
İyi bir konuma gelmek gibi bir derdimiz yok,hayatımızın geri kalan az bir kısmını,farklı bir coğrafyada huzurlu geçirebilmek.
+7
arenas
(23.02.26)
Ben de tam ne denmek istendigini anlayamadim. 4 yildir yurtdisindayim, psikolojim bozuldu. :) 1 sene icinde geri donmeyi planliyorum ama malum kurulu duzeni bozmak da is, burada herhangi bir mecaz yok.

Bahsettiginiz gibi motivasyonumu kaybettim. Ozellikle alim gucu vs anlaminda bekledigimden cok cok kotu cikti. Tabii Turkiye'de satin almanin dusunderecegi bazi urunlere ulasmak burada daha kolay, ancak bazi urun veya hizmetlerde tam tersi de gecerli. Acikcasi Turkiye'de benle benzer bir is yapan kisinin benden ekonomik anlamda daha kotu bir hayat yasadigini dusunmuyorum.
+1
mbond
(23.02.26)
İki yıldır yurt dışındayım, Türkiye standartlarında kasaba diyebileceğimiz, kışları uzun, insanları ise mesafeli bir şehirde yaşıyorum. Bu mesafeli insanlar kısmı da tamamen ülkeyle alakalı. Örneğin, çok samimi Çek arkadaşlarım oldu ancak Avusturyalı dostluklarım aynı derinliğe ulaşmadı.
Burada kalma motivasyonum sabah 15 dakikada ofisteyim, esnek çalışabiliyorum (haftada 4 gün 8.5 saat, bir günü evden; cuma günü sadece 3 saat ve evden) istediğim an istediğim yere bisikletle ulaşıyorum, 1 saat trafik görülmüş duyulmuş bir şey değil, belki evim büyük değil (57m2) ama bahçem var ve buna rağmen şehir içindeyim, sokakta bıçaklanma korkum yok, zengin birinin piçi arabayla üstümden geçerse ceza alır mı diye bir korkum yok, yarın öbür gün çocuğum olduğunda diyet öder gibi okul parası vermeme gerek yok.


@love and trust'in bahsettiği kişiyi burada ben de biliyorum, üç farklı hesabı ve kankası ya da sevgilisi Edmond Honda ile delirmeler yaşıyor burada. Evli değillerse evlensinler, çok iyi tencere kapaklar. Her cevabından ne kadar mutsuz, ne kadar kırılgan egolu, ne kadar geçimsiz olduğu açığa çıkıyor. Soru sorayım ama verilen cevapları beğenmeyip laf yetiştireyim tavrı geçenlerde ununu elemiş eleğini aşmış başka bir yazarın bile gözüne batmıştı. Kendi dünyasında garip bir gerginlik yaşıyor sürekli ve Adeta kendi gerginliğini başkalarına aktararak rahatlamaya çalışan aşırı toksik biri. Hamburg insanlara iyi gelmiyormuş sayesinde onu görmüş oldum. Başka da kimse yok zaten onun gibi. Herkes gördüğüm kadarıyla normal. (: troller hariç ama onlar da renk ekliyor buraya.
+5
huladancer
(23.02.26)
Aynı kişiden bahsetmiyoruz,:)
-3
love and trust
(23.02.26)
dil ogrenmemek bazi expat'ler icin (turk olup olmamalarindan bagimsiz) bir tercih oluyor. dili ogrendiginizde o ulkeye entegrasyonunuz artiyor, sorunlari sizin sorunlariniz oluyor. fakat expat yasami bambaska bir sey. verdiginiz ornekteki kisiler ingilizce biliyorsalar ve islerinde, sosyal yasamlarinda ingilizce kullaniyorsalar almanca ogrenmeyi istemiyor olabilirler. nihayetinde dil ogrenmek uzun zamanli bir yasam planlamasini gerektiriyor fakat bazi expat'lerde boyle olmuyor, onlarin niyeti zaten birkac senede bir ulke degistirmek. bugun berlin ofisinde calisirlar yarin londra veya singapur ofisine gecerler.

bu arada @thetruenorthstrongandfree1'in donduklerinde "beceremedi" derler motivasyonuna alman hukumetinin maas odemesinen, yardimlarda bulunmasinan daha fazla onem atfetmesi tuhaf geldi. zira ben beceremedi denilecegini sanmiyorum, bu kisiler zaten beceremeseler bile vatan, millet, sakarya ozlemi falan diyeceklerdir.
+4
Sour
(23.02.26)
2014 öncesi gitmek ve kalmak kolaydı. Türkiye'de üniversiteyi kazanmayan parayla yurtdışında okuyordu. O yıllarda TL'nin gücü dövize göre yüksekti.

Eskiden fırsat çoktu kısacası. Türkiye'de tutunamayan başka yerlere gitti orada da sistemin gücüyle yaşıyor. Türkiye'ye dönseler burada hayatta kalamayacaklarını biliyorlar.
-4
stefano
(23.02.26)
stefano'nun cevabinda bir tane dogru bilgi yok ama olsun, yeni gelmis duyuruya, hos görün.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

Neresinde yok?

ankara anlaşmasıyla ingiltereye bavulunu alıp giden de mi yok
abd'de boktan bir college'e parasıyla girip kalanda mı yok. Okul kabul oranı %92, h1b vize kazanma şansı %40-50
kanada'da avustralya'da sertifika, dil kursu gibi şeylerle kalan da mı yok. kendi akrabam dil kursu ile kaldı avustralya'da.
almanya'da zaten milyonlarca Türk var. 60'lardan beri filmlere bile konu olan yoksulluktan göç mevzusu.

nerede yok doğru, sen düzelt bakalım. ;) düzeltemez böyle de engellersin. yani bu kadar alınmaya gerek yok.
-4
stefano
(23.02.26)
parayi verip okudular: abd'deki iki tane dandik üniversiteyi genellemek muazzam bir sacmalik. bu mantikla princeton'da okuyan da parayi basip okumus? aynisini avrupa'da neden yapamadilar? üniversiteyi kazanamayip avrupa'ya kapak atmak diye bir sey yok cünkü önce kazanmak gerekiyor, sonra bitirebilmek. adam üniversiteyi yurtdisinda bitirdiyse zaten isterse kalici olabilir cünkü ögrencilerin %90'i daha üiversitenin ilk yilinda eleniyor. türkiye'deki egitimden cok daha zorlu bir egitimden geciyorlar.
demek ki her yurtdisinda okuyan parayi basip okumamis.

2014 öncesi tl döviz karsisinda daha güclüydü: bak 2005'e kadar gidiyor: www.boerse.de
tl'nin daha güclü oldugu seneyi bul lütfen.

sistemin gücü: sistem vatandasiysan güclü, vatandasi degilsen kimse yüzüne bakmiyor.

1960 senesinde giden gastarbeiter ile 2010 senesinde göcen iki diplomali beyaz yakaliyi ayni kefeye koyacak kadar izansiz olmak apayri bir sey.
"almanya'da toplu ulasim iyi midir" diye soru acacak kadar avrupa'yi iyi taniyan birine göre fazla iddiali laflar bunlar. bu kadar engin bilgisi olan birine laf yetistirmek gri hücrelerime zarar. engel ondandi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
abi princeton diyorsun. princeton top-10 okul ve oraya girenler bu tartışmanın konusu değil. bu arkadaşın yakındığı adamlar princeton'dan çıkmaz. dağda taşta college var. o college'ler önüne geleni alıyor :)

bundan 15-20 sene önce vatandaşını korumak için iş gücü açığından önüne gelen vasıfsız giriyordu her yere.

dövize gelirsek de tl'nin aud'den cad'tan değerli günleri oldu. üşenmedim baktım..2005'te tl euro 1,84-1,73. şuanki gibi 50'lerle çarpmıyorsun :)
-2
stefano
(23.02.26)
benim gordugum motivasyon kaynaklari:

%75 stockholm sendromu, celladina asik olma.
%15 elde avucta birsey olmadan bu sekilde donersem salak derler psikolojisi
%10 acik aramaya devam edip milyonda bir de olsa belki kolay yoldan koseyi donebilirim kafasi
0
cooperr
(23.02.26)
(6)

Mutlu Ramazanlar

yadigar
Rahmet Ayı geldi! Duyurunun tüm müslümanlarının ve ailelerinin Ramazan Ayını tebrik ediyorum. Allah ibadetlerinizi kabul etsin...Dini inanç ayırt etmeksizin tüm duyuru halkına ve sevdiklerine de iyi dileklerimi gönderiyor, mutluluklar diliyorum... (Duyuru olarak açmadım ki, tebrikleşmek isteyen alta
Rahmet Ayı geldi! Duyurunun tüm müslümanlarının ve ailelerinin Ramazan Ayını tebrik ediyorum. Allah ibadetlerinizi kabul etsin...

Dini inanç ayırt etmeksizin tüm duyuru halkına ve sevdiklerine de iyi dileklerimi gönderiyor, mutluluklar diliyorum... (Duyuru olarak açmadım ki, tebrikleşmek isteyen alta yazabilsin)

Hatimli teravih sonrası ağrıyan sırt eşliğinde suratta kocaman bir gülümsemeyle girilmiştir. Her şey gönlünüzce olsun...
+13
yadigar
(19.02.26)
huzurla geldi :) herkese hayırlı ramazanlar
-1
deartheodosia
(19.02.26)
Çok teiekkürler, sizlere de ve herkese de hayırlı Ramazanlar dilerim. İlk sahuru yaptık bismillah, davulumuzu da duyduk. Sağlık, selamet, huzur ve nice güzel hasleti beraberinde getirmesi dileğiyle
0
love and trust
(19.02.26)
ben de bu vesileyle tüm hristiyan aleminin ve hristiyan yakınlarımın 40 günlük lentin başlangıcı sayılan kül çarşambalarını kutlayayım. repentancelarınız kabul olsun efendim.
+8
eileengray
(19.02.26)
Bu vesileyle?
Ne mutlu :)
-9
love and trust
(19.02.26)
Ramazan ayi herkese bereket ve huzur getirsin.

Bi sene katoliklerin paskalya öncesi oruc baslangiciyla cakismis. Güzel tesadüfler bunlar.
+1
Purple life
(19.02.26)
hayırlı ramazanlar :)
0
black holes in the sky
(19.02.26)
(9)

İlaç kullanımı oruç tutmak

liberalhippi
Çok ağır olmayan kalp ve tansiyon ilacı kullanan insanlar oruç tutabilir mi. Örnek kan sulandırıcı ve hafif tansiyon ilacı. Not: allah için değilde evdeki ateistlere inat oruç tutmaya çalışan peder.
Çok ağır olmayan kalp ve tansiyon ilacı kullanan insanlar oruç tutabilir mi. Örnek kan sulandırıcı ve hafif tansiyon ilacı. Not: allah için değilde evdeki ateistlere inat oruç tutmaya çalışan peder.
0
liberalhippi
(18.02.26)
Söylediğiniz iki ilaç da bildiğim kadarıyla günde bir doz kullanılıyor. İftarda veya sahurda alınması yeterli.

Rahatsızlıklarının derecesi oruca engel mi bilemem ama bu ilaçlar engel değil gibi duruyor.
0
Mirket
(18.02.26)
grip olunca bile oruç tutmam, sen allahtan daha mı zenginsin derdi dedem. hastalıkta oruç tutanlara, namazı seferi kılanlara... dedem de imamdı bu arada
+4
hoot
(18.02.26)
babamın da vardı o çok ağır olmayan tansiyon ve kalp ilaçları. :) oruç tuttu ve kalp krizi geçirdi. 7 kez art arda. oruçlu bir şekilde ramazan ayında komaya girdi. 6 ay yoğun bakımda yattı. sonra hala yoğun bakımdayken tekrar kalp krizi geçirdi ve vefat etti. yaşı 42 idi.

karar sizin... doktor ve annem defalarca uyarmasına rağmen bunu yapması sebebiyle 13 yaşında babasız kaldım. kardeşim de 11. muhteşem bir babaydı (!) zaten, böylece harika bir şekilde noktalamış oldu.
+7
batlegolas
(18.02.26)
geçen gün bizim iş yerindede ilacını almayan biri kalp krizi geçirdi o da çok hafif ilaç kullanıyorum bişey olmaz sandım demiş
+5
eja
(18.02.26)
Annem kalp ilaçları kullandığı için oruç tutturmazdık.
Bu arada bu sene imsak 6:30 da. Çok erken bir saatte değil. Mutlaka tutucam derse sahurdan hemen sonra ilaçlarını içebilir.
0
love and trust
(18.02.26)
bizim ofisteki abla tansiyon hastası sahurda içip tutuyor tam 30 gün. hiç aksattığını görmedim. ama gün içinde sürekli başının ağrıdığını anlatıyor.
0
Sadece soruyorum
(18.02.26)
Oruç öyle anlatıldığı gibi çok sağlıklı, aman efendim vücuda çok faydalı bir şey değil. Özellikle de susuzluk. Su, kanı sulandıran da bir şey ve kalp krizini tetikleyebilecek şeylerden biri de kanın "susuz kalıp" yoğunlaşması. Dolayısıyla olay sadece ilaç içtim içmedim değil. Babanızın vücudunda zaten yolunda gitmeyen bir şeyler var ki ilaç içiyor, üstüne susuz kalıp vücudu daha da zorlamak akıl karı değil.
+6
inawen
(18.02.26)
tansiyon ve diyabet kronik yüzü olan hastalıklar, ilaç kullanımıyla da yeni ve daha sürdürülebilir bir düzene giriyor. diyabet veya tansiyon iyileşmiyor ama biz ilaçlarla kurduğumuz dengeyle onların end-organ hasarından korunuyoruz. bu düzeni, ilaçları aksatmak ve vücudu susuz bırakmak yoluyla bozmayı ben mantıklı bulmuyorum. özellikle bazı tansiyon ilaçlarında ani ilaç kesilmesi veya bilinçsiz rejim değişikliğinde rebound tansiyon yükselmesi görülebilir. doğabilecek üzücü komplikasyonları tecrübe eden insanları zaten yukarıdaki cevaplarda da görebilirsiniz.
+3
suicmeyenadam
(18.02.26)
Genel olarak Yemek yememek idare edilebilir ama su içmeme benim yapamadığım bir şey. Kronik hastalığı olan insanlar için daha olumsuz sonuçlara sebep olabilir. Yaşlılara anlatmak zor.
+3
dawsonscreek
(18.02.26)
(4)

gobek atmalik dugun sarkisi

cooperr
cok sevdigim iranli bir arkadas bu yaz evleniyor. baba tarafi turkmen sanirim. benden gobek atmalik turkce dugun sarkisi listesi istedi. konuya malesef pek hakim degilim, sarki tavsiyesi alirim. dugune ben de katilacam, merhametli olun yaw..
cok sevdigim iranli bir arkadas bu yaz evleniyor. baba tarafi turkmen sanirim.
benden gobek atmalik turkce dugun sarkisi listesi istedi.
konuya malesef pek hakim degilim, sarki tavsiyesi alirim.
dugune ben de katilacam, merhametli olun yaw..
0
cooperr
(16.02.26)
Ahshhas

Türkçe şartı olmasaydı

music.youtube.com
+1
kisa
(16.02.26)
Spotify’da göbek atmalık listeler bulabilirsiniz. Oradan kendi listenizi oluşturabilirsiniz.
“Göbek atmalık”,
“düğün”,
“kına gecesi” yazın, listeler çıkar.
+2
love and trust
(16.02.26)
sezen aksu - rakkas
mustafa sandal - aşka yürek gerek (yunan kadınla coverı vardı).
tarık mengüç - şakşuka

ben olsam arabeske kaçmadan ucundan göbek atmalı, daha hareketli 90lar playlisti yapardım.
0
eileengray
(17.02.26)
erik dalı bu alanda tek.
0
mikahakkinen
(17.02.26)
(11)

Maaş artışı olmadan müdürlük.

Mcfly
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek m
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek mümkün değil :)
+1
Mcfly
(16.02.26)
o şirketten 1 yıl içinde ayrılıp pozisyonu koruyarak daha iyi maaş ile devam edebileceksen olur.
+8
orpheus
(16.02.26)
Sorsalar istemezdim, çoğu kimse istemez.
Ama mecburiyse, durumu yani maaşı değiştiremeyeceğinize yüzde yüz eminseniz boşuna kendinizi de, yöneticilerimizle ilişkinizi de yıpratmayın.

Yeni title’ınızla birlikte hem başka işlere bakmaya başlayın hem de şirkette maaşı yükseltebileceğiniz fırsat ne zaman olur diye bekleyin.

Elbette sorumluluk artıyor, baş ağrısı artıyor ama mecbursa bu durumdan kazançlı, keyifli çıkmak için elinizden geleni yapın.
0
michael_knight
(16.02.26)
sen müdür olduktan sonra ekibe bir kişi daha katılacak mı? öyleyse yeni iş bakmak için iyi bir fırsat. almayacaksalar da yeni bir işe geçene kadar sabredilebilir, işleri biraz da diğer arkadaşlara aktarmanız gerekecek.
0
ahmet oturum cerezi
(16.02.26)
istemezdim
0
abelardo
(16.02.26)
Yaparım. Yaptım. Bir sene sonra ya piyasa fiyatına getirirler ya da başka iş bulursun. Mis.
+2
gabe h coud
(16.02.26)
İmza yetkisi vericeklerse araba+iyileştirme isterdim. İmza yetkisi demek sorumluluk demek.
0
love and trust
(17.02.26)
Eğer "Müdür" ünvanı kısa sürede daha iyi şartlarda başka bir şirkete geçmemi sağlamayacaksa istemezdim. Aynı işi yapan üç çalışandan biri olmak varken neden durup dururken neden arkadaşlarımın performansının sorumlusu olayım?
0
salihdt
(17.02.26)
Hiçbir şekilde yönetici olmak istemiyorum o nedenle hayır.
0
peki madem
(17.02.26)
İstisnai olarak yöneticisi seviyesinde maaş alan çalışanlar olabiliyor. Onlardan biriysen olabilir.
Bir sonraki zam döneminde yeni pozisyonuna göre değerlendirme yapılacaksa neden olmasın.
0
burfak
(17.02.26)
burfak iyi bir noktaya barnak basmış. kariyerinde ilerlemek isteyenler için iki yol var beyaz yakada. sme olacaksın, subject matter expert ya da mödür. sme olan bir kişi örneğin sap basis için, canavar gibi para alır. direktör maaşı bile alır ama ekiple beraber çalışır, emrinde kimse yoktur. sor soruyu al cevabı insanıdır. müdürlerin de her konuyu uzmanı gibi bilmesi gerekmez (bazı saykolar bilir ama onlar istisna) onların da ekibi yönlendirmesi, eğitim ihtiyacı varsa aldırması, verilen hedefi verilen kaynaklarla yakalaması gerekiyor. gerekirse kolları sıvayacak ama gerekiyorsa ya müdürlüğü yapamıyor ya da şirketin eksik bir yanı var. neyse olay bu değildi. aklıma gelmişken yazdım. mansplaining gibi de duruyor. silmiyim dursun bari. bitti tamam.
0
gabe h coud
(17.02.26)
Kabul ederdim.Turkiyede isler title ile ilerliyor. O title'i almak onemli gelecegin acisindan.Bir de istemiyorum dersen ne olacagini dusundun mu? Belki basina yeni biri gelecek daha kotu olacak.
0
turkuaz
(17.02.26)
(17)

En ufak tartışmada kıl kıl surat yapıp size sürekli cerahat boşaltan bir partneriniz olsa ne yapardınız?

mahmuttt
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi. Bu kişi eşiniz. Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınızGüncelleme: Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkel
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi.

Bu kişi eşiniz.

Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınız


Güncelleme:
Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkeliydim. Fakat şunu gördüm. Kadınlar her zaman ama az ama çok ve kesinlikle sizi sevmedikleri için değil bazen sadece stresli yorgun tükenmiş oldukları için biz erkeklere dikenlerini batırıverebiliyorlar.

Fakat gülü seven dikenine katlanır diyor sessiz kalıp tartışmayı el büyütmeden alevlendirmeden nötr kalarak geçiyoruz.

Varsa anlık siniri geçince o da normale dönüyor.

Stres tükenmişlik anneliğin verdiği yorgunluk bir yandan çalışma hayatının stresi eklenince metropolde yaşayan her kadın her anne bu tepkileri verir ben bunu gördüm.

Bir çocuk duygusunu yönetemediğinde nasıl sakin kalıyorsak;

eşimiz de baş tacı. O da böyle olduğu anlarda o ateşken biz su oluyoruz nötr kalıyoruz susuyoruz sakinlemesini bekliyoruz.

:)

geçim anlık geçimsizlikleri çift taraf haline getirmeden büyütmeden yönetmeyle sağlanıyor.

Kronik geçim sorunlarında da; zaten yükü ağır olan kadınlarımıza hem madden hem manen duygusal açıdan ilgi ve destek sunmamız da bize yakışandır.

Evliliğin 5-6. yılında halen ara ara bocalamakla beraber Şuan ve genelde aslında son bir iki aydır özellikle iyiyiz özetle. Sanırım Olgunlaşıp birbirimizi sakince yönetmeyi öğreniyoruz. Evliliklerde en çok boşanmaların 5. yılda olduğunu da anlıyorum tehlikeli bir eşik. Olgunlaşarak ilişki duygu yönetimini yapabilenler eşiği geçiyorlar. Biz de o dengeyi yeni yeni oturtmaya çalışıyoruz. Onu yeni yeni hissediyorum son üç dört aydır özellikle. Cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
-1
mahmuttt
(16.02.26)
sakin ve sevgi dili kullanarak, iletişim kurmayı denediniz mi? örneğin;

"sevgilim, ufak tartışmalarımızda bile bana rahatsız edici yüz ifadeleri takınarak kalbimi kırıyorsun, kendimi reddedilmiş hissediyorum. biraz daha kibar olsak birbirimize nasıl olur? seni bu davranışa iten nedenler neler? sağlıklı iletişim kurmayı öğrenmeliyiz. bu meseleyi çözmeliyiz aksi takdirde benim duygularımın da sana karşı olumsuz seyretmeye başlamasından korkuyorum..."

gibi...

tahmin ediyorum ki ilişkinizin başlarında böyle davranmıyordur eşiniz? eğer sonradan bu şekilde sert bir mizaca sahip olduysa bir takım konularda beklentileri karşılanmıyor olabilir. özellikle çocuk sonrasında sorumlulukları eşit paylaşabiliyor musunuz? ev işleri konusunda eşit bölüşmüyor musunuz? veya siz ilgi alaka sevgi göstermiyor musunuz? bazı evliliklerde erkek ve kadın yalnızca ebeveyn rolüne bürünerek birbirlerine karşı eş olma sorumluluğunu es geçebiliyor...
yalnız kalabileceğiniz romantik bir buluşma planlayarak sağlıklı şekilde konuşmayı deneyin bence... birbirinizi dinleyin... ama gerçekten kulak verin...
+3
isimsizbiri
(16.02.26)
Yüksek ihtimal geri dönülmeyecek noktalara gidiyor acil şekilde sakince konuşup tüm karşılıklı hislerinizi konuşmanız gerek.

Ancak eşiniz siz iletişim kurmaya çalışınca size kontra yapıp saldırgan tavır izleyecekmiş gibi bir izlenim edindim kendi içinde ruhen ilişkiyi bitirmişde olabilir.

Tabi hikaye kısmını ondanda dinlemek lazım neler yaşadı neler yaşandı kim kimin gözünden neler gördü vs gibi
0
basond
(16.02.26)
37 yaşındayım, bekarım. Karşıma evlilik ve çocuk düşünebileceğim "düzgün" bir partner çıkmadı. Cevap biraz ağır olacak: kendi düşen ağlamaz.

Ek: Flört dönemini geçtim, çocuk öncesi dönemde de mi karşındakinin yanlış insan olduğunu fark edemedin? bir de çocuk yapmışsın.
0
HellKeePer
(16.02.26)
ayrılırdım. sevgi yoksa yaşamanın bir anlamı da yok.
0
gabe h coud
(16.02.26)
Iliski terapisi.

Bana kalirsan rutin islerden bunalmissiniz. Ikiniz de birbirinizi anlamiyorsunuz. Çocuktan dolayi özellikle uzun süreli iliskisi olan ciftler bunu cok yasiyor.

Cocugum yok ama hissim bu yönde.
0
Purple life
(16.02.26)
acı ama aradaki saygı bittiyse, o ilişki de bitmiş demektir. çift terapisine gitmeyi teklif edin. kabul ederse belki düzeltirsiniz. yoksa ayrılmak çocuk içinde en güzel çözüm. mutsuz bir ailede büyümek çocuğa travma yaratır.
0
gercekdunya
(16.02.26)
eski duyurularını da biliyorum. ataerkil kafa yapın yüzünden kadına ev işinde çocukta yardım etmiyorsun, kadın çalışıyor sorumluluk ağır geliyor. kaç kez bu yazıldı yine dikkate almayıp niye nefret ediyor diye sorguluyorsunuz. dayak yemediğinize şükredin.

ayrıca @HellKeePer mutsuz evliler görünce "oh be evlenemedim diye korkmama gerek yokmuş onlar da mutsuz" rahatlaması yaşamışsın resmen ne ayıp yahu.
+6
kaptan maydanoz
(16.02.26)
önce rus kadın bul, sonra boşa.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.02.26)
Bir de karşı taraftan dinlemek lazım. Kuvvetle muhtemel size çoğu şeyden dolayı kızgın.

Ha ben hatalı değilim diyorsanız ayrılık en gerçekçi çözüm. Çocuk var diye böyle bir evliliğe katlanılmaz zira.

Terapist sadece süreci uzatıyor bana göre. 1 ay değil ama 1 yıl sonra boşanıyor çiftler. Denenebilir mi tabi ama eşinizi buradakilerden daha iyi tanıyorsunuzdur.
+2
drako
(16.02.26)
Yaşamadım ama en başta güzelce konuşmak, anlaşmak lazım.
Bazı eşlerde sürekli kendi ailesel durumunu komşusu, akraba veya başkalarıyla kıyaslama hali vardır :
- Onlar şunu yaptı... bunu yaptı, şuraya gittiler... şunu aldılar... vs gibi. İçten içe haset eder durur. Bunu eşine de yansıtır ve huzursuzluk böylece başlar.
Eğer böyle değilse o kimse biraz daha şanslısınız.
Diğer yandan boşanmaya giden sürecin başlangıcında genellikle " karşısındakini küçümseme' vardır.
Yanlışlıklar varsa giderilmeye çalışılır . Beklentiler, vaadler varsa zarara uğramayacak şekilde ortalama olarak yerine getirilir
Ama dur durak bilmeyen hırs ve nefret için pek söylenecek bir şey bilmiyorum ama şimdilik yoktur.
0
diyecevaplandı
(16.02.26)
Sadece başlıktan bile sizin de eşinize çok hoş duygular beslemediğiniz anlaşılıyor. Bunlar durdukça düzelecek şeyler olmadığından acilen harekete geçmeniz lazım. Çift terapisinde, hakem karşısında konuşup anlaşmanız kolaylaşır. Bi deneyin derim.
+3
lil siztah
(16.02.26)
Bu duygular karşılıklıdır. Ne veriyorsunuz ki ne bekliyorsunuz mesela.
Belli ki sizden de hoş bir duygu geçmiyor karşı tarafa doğal olarak o da duygularını bu şekilde dışa vuruyor.
Çift terapisine de boşanmaya da +1
+3
mutekebbir
(16.02.26)
Başlıktan midem bulandı, siz de pek masum sayılmazsınız +1
0
love and trust
(16.02.26)
daha önceki sorularınızı hatırlıyorum. sürekli eşine nefret kusan, annesi karşısında eşini yeren birisiniz. umarım eşiniz bir an önce sizi boşar.
+5
eileengray
(16.02.26)
Abi bak soru bu mu

"En ufak tartışmada kıl kıl surat yapıp size sürekli cerahat boşaltan bir partneriniz olsa ne yapardınız?
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi.

Bu kişi eşiniz.

Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınız"

Bunun cevabı çok net, boşanılması gerekir. Kin ve nefretle dolu bir insan düzeltilmez. Düzeltilecekse, onun bu hale gelmesi konusundaki rolünüzü görmeniz ve kabul etmeniz gerekir, bu da sorunuza bakınca maalesef pek mümkün değil gibi. Boşanın rahatlayın.
0
yaren
(16.02.26)
Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkeliydim. Fakat şunu gördüm. Kadınlar her zaman ama az ama çok ve kesinlikle sizi sevmedikleri için değil bazen sadece stresli yorgun tükenmiş oldukları için biz erkeklere dikenlerini batırıverebiliyorlar.

Fakat gülü seven dikenine katlanır diyor sessiz kalıp tartışmayı el büyütmeden alevlendirmeden nötr kalarak geçiyoruz.

Varsa anlık siniri geçince o da normale dönüyor.

Stres tükenmişlik anneliğin verdiği yorgunluk bir yandan çalışma hayatının stresi eklenince metropolde yaşayan her kadın her anne bu tepkileri verir ben bunu gördüm.

Bir çocuk duygusunu yönetemediğinde nasıl sakin kalıyorsak;

eşimiz de baş tacı. O da böyle olduğu anlarda o ateşken biz su oluyoruz nötr kalıyoruz susuyoruz sakinlemesini bekliyoruz.

:)

geçim anlık geçimsizlikleri çift taraf haline getirmeden büyütmeden yönetmeyle sağlanıyor.

Kronik geçim sorunlarında da; zaten yükü ağır olan kadınlarımıza hem madden hem manen duygusal açıdan ilgi ve destek sunmamız da bize yakışandır.

Evliliğin 5-6. yılında halen ara ara bocalamakla beraber Şuan ve genelde aslında son bir iki aydır özellikle iyiyiz özetle. Sanırım Olgunlaşıp birbirimizi sakince yönetmeyi öğreniyoruz. Evliliklerde en çok boşanmaların 5. yılda olduğunu da anlıyorum tehlikeli bir eşik. Olgunlaşarak ilişki duygu yönetimini yapabilenler eşiği geçiyorlar. Biz de o dengeyi yeni yeni oturtmaya çalışıyoruz. Onu yeni yeni hissediyorum son üç dört aydır özellikle.
0
🌸mahmuttt
(21.02.26)
sinir krizi geçirip boşanırdım
0
runaway
(21.02.26)
(4)

Orijinal parfüm sattığından emin olduğunuz online mağazalar var mı?

ya ben lan neyse
ben myparfüm diye bir yerden aldım. ürün kokmayınca grip oldum sandım. baktım kutudaki numarayla şişedeki numara farklı. kutuya dikkatli bakınca fark ettim ki kabartma yok. -ürünün kutusu mermer dokulu bir şeydi normalde. fotoğrafını çekip kutuya yapıştırmışlar-bir daha kazıklanmak istemiyorum dostl
ben myparfüm diye bir yerden aldım. ürün kokmayınca grip oldum sandım. baktım kutudaki numarayla şişedeki numara farklı. kutuya dikkatli bakınca fark ettim ki kabartma yok. -ürünün kutusu mermer dokulu bir şeydi normalde. fotoğrafını çekip kutuya yapıştırmışlar-

bir daha kazıklanmak istemiyorum dostlar. var mıdır tavsiyeniz?

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(12.02.26)
Yurtdışından gelen birisini bul buradan bitti gitti
0
topkapiaksaray
(12.02.26)
Beymen Sephora Boyner Sevil.
0
kizil karga
(12.02.26)
Şu an onlineda güvendiğim siteler Amazon, Sephora ve Beymen. Satıcısına dikkat ederek Boyner belki. Bunun da vukuatları vardı sanki diye aklımda kalmış. Myparfum gibi satıcılar sahteyim diye bağırıyor.
Edit: Sevil’den almayın lütfen. Kendileri Tekin Acarla bir olup yurtdışı kozmetik alışverişini yasaklattıran şirketler. Tekin Acar battı diye biliyorum darısı Sevil’e.
0
ekimoloji
(12.02.26)
Sevil parfümeri
0
love and trust
(13.02.26)
(13)

Türkiye hangi sektörde gelişsin?

michael_knight
Karar verici siz olsanız, Türkiye’nin daha refah sahibi bir toplum olmak amacıyla bugünden itibaren odaklanması gereken sektör ne olmalı sizce? Neden?(Tayvan-çip, Hindistan-yazılım, Almanya-kimya gibi demek istiyorum)
Karar verici siz olsanız, Türkiye’nin daha refah sahibi bir toplum olmak amacıyla bugünden itibaren odaklanması gereken sektör ne olmalı sizce? Neden?
(Tayvan-çip, Hindistan-yazılım, Almanya-kimya gibi demek istiyorum)
0
michael_knight
(12.02.26)
Turizm. Antalyanın 80 lerdeki Turizm teşvik kanunlarıyla bu noktaya gelmesini örnek alıp benzer projeyi başka şehirlere taşınabilir. Mesela iç anadoluda bir yer las vegasa gönüştürülebilir. Tabi kumarhane vs izin verilerek.

Bunun dışında sanayi tarafında herkes kapacağı yeri kaptı. Çin ucuz iş gücü ve kalabalığıyla alıyor yürüyor. Almanya desen zamanında sahip olduğu sanayi geçmişi güçlü şirketler-üretim ve birçok patent sebebiyle bu durumda. Yani bu ülkeler bir günde sahip olmadı bunlara. Bu tarz şeyler kısa vadede yapılamaz uzun vadeli planlar gerekir. O yüzden en kısa vadede en yüksek getiri için turizm diyorum.
+2
nuevo
(12.02.26)
işlemci, işlemci, işlemci. işlemci konusunda (özellikle büyük dil modellerinde kullanılan) birilerinin keyfine kalmak gerçek bir beka sorunu.
+1
redlinetheturk
(12.02.26)
@redlinetheturk, o alanda başka ülkeler 20-30 yıl önce çalışmalara başladı ve meyvelerini şimdi topluyor. O sektöre girmek için 20-30 yıl geç kaldık gibi geliyor bana.
Henüz kıymete binmemiş, rekabetin nispeten düşük olduğu bir alan gerekir diye düşünüyorum.

Biz işlemci yapana kadar neler neler değişir.
+1
🌸michael_knight
(12.02.26)
Türkiye'ye kumarhane açılsa iyi gelir getirir. Coğrafya ve iklim gayet müsait. Mardin'de bu iş için en ideal yer.
+2
michael harddd
(12.02.26)
Turizm ile birlikte Gastronomi

Yurtdışı gezilerimde yerel turlara katılıyorum. Soruluyorlar nereden geliyorsunuz diye. Istanbul deyince herkesin aklı çıkıyor. Üfff müthiş şehir ya filan diyorlar. Kapadokya, turistlerin resmen gözbebeği.

- Turizm +1
- Kumarhane açılsa iyi gelir getirir +1
Mardin ideal mi bilmiyorum ama Casino'ya uygun bir yer bulunur illa.

Hem eğlence (gece hayatı + casino) hem kültür ile tarih hem gasronomi hem doğa tatili hem deniz tatili çeşitlli şehirlere dağıtabilinir.


Böyle bir potansiyel varken heba olmasına çok üzülüyorum.
+1
put it in your appropriate place
(12.02.26)
Turizm, tarim, yüksek katma degerli tekstil, yazilim & teknoloji, saglik.
0
Purple life
(12.02.26)
kürtlerin ve lazların girdiği hiçbir sektörden bir halt olmaz. o yüzden onların kafasının basmayacağı, teknoloji seviyesi yüksek, cutting egde alanlar üzerinde yoğunlaşmak lazım.
+5
hold the door
(12.02.26)
Türkler yazılım ve mühendislikte iyidir. Yazılım ve savunma sanayii gibi teknolojik üretimde gelişsin.

.
+1
kartallar yuksek ucar
(12.02.26)
tarım ve turizm.
+1
antihero
(13.02.26)
tarim, turizm +1000
bonus olarak madencilik eklerim, yeralti kaynaklarinin cikarilmasi ve islenmesi.
baska hicbirsey yapmamiza gerek yok aslinda..
+1
cooperr
(13.02.26)
Turizm ( katmadeğerli )
Tarım
Hayvancılık
0
kumandanim
(13.02.26)
Teknoloji
Yazılım
Yapay zeka
Uzay bilimleri
0
love and trust
(06.03.26)
turizm ve kumarhane mantıklı koskoca italya turizmle dönüyor resmen doğru düzgün üretim yok, mevcut da kapanıyor diye duymuştum birkaç sene önce.

kumarhane bence kapadokya mis gibi olur. las vegas'ı düşünün mısır piramidi, sfenks, eyfel kulesi kopyaları var. çölün ortasında cazibe merkezi yaratmış adamlar. bizim kapadokyamız zaten kendi başına bir cazibe merkezi. değerlendirilebilir bence.
0
air
(06.03.26)
(10)

Kucuk milletler 5 yil sonrasini

lapaz
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
+1
lapaz
(11.02.26)
size oyle gelmiyor. turkler kurumu ve kurali sevmez. bir asir sonrasini dusunebilmek ve tasarlayabilmek icin bugunden sabitlenmis, degismeyen referans noktalariniz olmali. bizde boyle baglayici unsurlar yok.
+5
Sour
(11.02.26)
türk milleti diye bir şey mi kaldı ortada ki yarını düşünsün. eflatun'un siyaset yapmazsan siyaset yapanlar seni yönetir sözünü yaşıyor bu ülke 85 senedir.

milleti tarihine sövdüre sövdüre bitirdiler. yüz yıllardır sömürge niyetine kullanılan bir yere dönüştü, bir atatürk denedi kırmayı onun da ömrü yetmedi.
-2
gule gule
(11.02.26)
Türkiye bence israfta apayrı bir ülke. İnsanlar tüketim ile mutsuzluktan kurtulabilecegini sanıyorlar.
-1
michael harddd
(11.02.26)
1800lerin ikinci yarısından beri tek politikamız var: denge politikası
0
Hallegadola
(11.02.26)
Değil bir asır sonrasını, bir dakika sonrasını tahmin edemeyiz özetle.

İki örnek vermek istiyorum;
1- Benzer kategorideki en sevdiğim filmlerden biri, Alman yapımı (bkz: Lola Rennt )

2- Kuran-ı Kerim - Rahman Suresi
كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فٖي شَأْنٍۚ
- O, her an, Bir yaratma halindedir.
-4
love and trust
(11.02.26)
Bu Türkiye'ye özgü bir şey değil. Öncelikle "Yüz yıl sonrasını görmek" diye bir şey zaten mümkün değil. Ancak gelişmiş ülkelerin orta vadeli politikaları, bu politikaları iktidardaki partiden bağımsız yürütecek bir siyasi - bürokratik kültürleri, nihayetinde de askeri ve finansal güçleri var. (Ya da en azından vardı. Trump falan derken bunun orada da ne kadar kaldığı tartışılır)

Türkiye gibi ülkeler ise her şeyden önce etki eden değil, etkilere tepki üreten tarafta; ekonomisi ve siyaseti reaksiyoner. Bu da politikanın da popülizmin en dip noktasında olmasını kendince zorunlu kılıyor, zira millet açken gidip öyle uzun vadeli siyaset falan yapamazsınız; ufkunuz bir sonraki yerel ya da genel seçimlerle sınırlı, o da iki, üç yıl demek.
0
salihdt
(11.02.26)
Kücük millez büyük millet ne güzel kafalar bunlar
-2
Purple life
(11.02.26)
Millet değil Devlet. Onu baştan düzeltelim.

Küçüklük, büyüklükten değil, Zenginlik, fakirlikten bahsediyoruz. Bunun da Devletler seviyesindeki adı Gelişmiş ve Gelişmemiş devletlerdir. Gelişmemiş devletlerin de gururu zedelenmesin diye Az gelişmiş, hatta onunla da yetinmeyip, Gelişmekte olan devletler diyoruz.
Türkiye bir Gelişmekte olan Devlettir.

Bugünün Dünyasında Devletlerin, varolabilmek için kendi kendine yeterli olması, aldığıyla sattığının birbirini karşılaması gerekmektedir. Enerji ithal etmek zorunda olan bir Devlet olduğumuz için ve bunu karşılayabilmemiz için dışarıya teknoloji satmamız gerekmekte çünkü doğal kaynak olarak da tarım olarak da Dünya ile rekabet edebilecek güçte değiliz.
Turizm biraz damlıyorsa da maşrapayı dolduramamaktadır.
Bu durumda borç ile geleceği ipotek etmek dışında çare kalmamakta.

Günü kurtarmak için boğazdaki köprüyü, pardon, mutfaktaki tencereyi diyecektim satmayı düşünen bir aileye 3-5 yıl sonrasının hesabını sormak çok akılcı durmuyor bu durumda.
0
Mirket
(11.02.26)
tam facebook profil arkasi sozu
0
antikadimag
(11.02.26)
turkish people en "zen", "ruhani", "tasavvuf ehli" adına ne dersen insanlar olduğundan (‐muzdan) anı yaşıyor ki bu da halkımızı en büyük yapıyor.

"ben, pollyanna" uluslararası en iyi film oscarı ile 2026'da adayım.
-2
klassno
(12.02.26)
(3)

eyes wide shut gibi

gobekliraki
bol göndermeli, gizli mesajlı hangi filmleri önerirsiniz? eyes wide shut kadar "başyapıt" olmasına gerek yok tabi.
bol göndermeli, gizli mesajlı hangi filmleri önerirsiniz? eyes wide shut kadar "başyapıt" olmasına gerek yok tabi.
0
gobekliraki
(09.02.26)
The fall
Fountain
0
love and trust
(09.02.26)
the holy mountain
on the silver globe
0
tepedeki psychedelic adam
(10.02.26)
Hanfendi unuttu sanırım, enemy ve videodrome konuşmuştuk. Enemy'deki kubrick havası çok bariz mesela, cronenberg tekinsizliği de o gizem havasını pekiştirir.
0
Bruce
(10.02.26)
(11)

Eril enerjinin adeta vücuda geldiği şarkılar

sekizdokuzon
Biri bu olabilir; https://open.spotify.com/track/2ZKPRXhx0DwAz4WwvArcI8?si=PhnB8p_6QtCsuEhrnOuItgBaşka ne olabilir?Teşekkürler.
Biri bu olabilir; open.spotify.com

Başka ne olabilir?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(07.02.26)
Haggard'ın Eppur Si Muove albümü komple olabilir.
+1
kizil karga
(07.02.26)
Başım belada.
0
antihero
(07.02.26)
godsmack - crying like a bitch

@baldur2 yazınca aklıma geldi

pantera - domination
disturbed - ten thousand fists
+1
cay koy geliyorum
(07.02.26)
pantera - walk
+2
baldur2
(07.02.26)
love and trust
(07.02.26)
bacısını s....
şu obez ablanın söylediği
+1
plastic_angel
(07.02.26)
Günahımız kadar sevmiyoruz ama kesinlikle big dick energy
-4
🌸sekizdokuzon
(07.02.26)
hayirdir vesilesi
0
ala09
(07.02.26)
open.spotify.com

Bi de bu var,, sözleri de enfes
0
love and trust
(07.02.26)
www.youtube.com

dunya kupasinda amerikali arkadaslara dinletmek icin sabirsizlaniyorum. muzik olarak da cok basarili.
+1
antikadimag
(07.02.26)
diabolus79
(07.02.26)
(14)

Ne dinliyorsunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece? Buyrun: https://open.spotify.com/intl-
Merhaba arkadaşlar,

Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?

Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece?
Buyrun: open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(07.02.26)
Teeee 1600'lerden 1700'lerden eserler dinliyorum hem de kocaman kocaman eserler. Dinledikçe heyecanım bir daha artıyor bir daha bir daha. Bu gece kısmet Mevlevî ayinlerinden açıldı. Evet.
-1
muhayyer divan
(07.02.26)
şu an böyle saçma şeyler:
youtu.be

bağımlılık yapıyor sona doğru.
0
eileengray
(07.02.26)
Bir instagram gonderisinde levent yuksel - yas denk geldi, hatirladim. Bi sure uzun yolda Levent yuksel dinlenecek mejjbur
0
üğpoıuy
(07.02.26)
Şu sıralar hep içinde handpan olan müzikler dinliyorum

music.youtube.com

Ya da böyle şeyler:

music.youtube.com
0
kullanicadi
(07.02.26)
George michael bilhassa su aralar
-2
Purple life
(07.02.26)
www.youtube.com

buna sardım
0
tabii lan manyak mısın
(07.02.26)
youtu.be

youtu.be

Bu aralar dinlediğim şarkılar bunlar
0
Hallegadola
(07.02.26)
Son zamanlarda en çok dinlediğim müzisyenlere baktım;
Saint Levant
Elyanna
Charlotte Cardin
Mem Ararat

Albüm albüm ya da karışık listelerini dinlediğim için şarkı olarak sabit bir şey çıkmıyor ama hepsinden en sevdiğim şarkıyı ekleyeyim;
Wazira
Yabn el eh
Meaningless
Keziyen yare
0
mutekebbir
(07.02.26)
youtu.be

Bana da bu dolandı,
0
a perfect lie
(07.02.26)
yeni albümleri çıkmış,
youtu.be
0
loch ness
(07.02.26)
birsen tezer'e takıldım yine.
+1
black holes in the sky
(07.02.26)
Porcupine Tree - time flies...
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
(bkz: İhsan özgen)-
Remembrances of ottoman composers albümünü hatmediyorum bugünlerde. Overthinkinge aşırı iyi geliyor. Adeta zaman yavaşlıyor burası başka bir gezegen

Tam olarak bunu yazarken şu çalıyor

open.spotify.com
0
love and trust
(07.02.26)
şu sıra buna taktım.

seyyal taner - hata www.youtube.com
0
exlibris
(07.02.26)
(10)

toksik pozitiflik

Purple life
nedir?hangi durumda insanlarin toksik pozitiflik yaptigini düsünüyoruz?
nedir?

hangi durumda insanlarin toksik pozitiflik yaptigini düsünüyoruz?
-1
Purple life
(04.02.26)
Her şeye, aslansın kaplansın, sen süpersin, doğrusun ama. Millet kötü gibi yaklaşana derim
+1
kisa
(04.02.26)
Aklıma linkedndeki yazılar geldi
+4
olaylar olaylar
(04.02.26)
Birine dert yanınca sen güçlüsün atlatırsın her şey gelir geçer gibi tesellilerde bulunulmasi.
0
egerbiryolcu
(04.02.26)
gerçekçi olmayan beklentileri çok çalışırsa, çok istenirse olurmuş gibi motive! etmesi.

umut Sarıkaya'nın 'y---k gibi adam' tiplemesi tam olarak budur.
+2
anon1m
(04.02.26)
sekizdokuzon
(04.02.26)
bizde türkçe karşılığı var bunun = (bkz: pollyannacılık)
0
nahtoderfahrung
(05.02.26)
herkese yıldızlık pekiyi, herkese kupa dağıtılması.

yetişkinlerde de var. corporate games ya da dragon boat race'te neredeyse herkese kupa veriliyor. bir tane lig yerine 10 tane lig kuruluyor. adam fun-fun kategorisinde şampiyon olmuş, kupa almış. abi dereceleri baştan sona dizseler sondan 4.sün ne şampiyonluğu, ne kupası dsfjkd sadece 3 şirket kupa almamış. Onlara da yarışa katılma şampiyonluğu, yarışa gelme şampiyonluğu verseydiniz.
0
gabe h coud
(05.02.26)
Ben şeyin hastasyım: kız neşesi, arkadaşlarım için herşeyi yaparım, keş de olsa o benim aşkımdır, kimsenin alternatifi yok birbirimize sahip çıkalım.

Madde kullanan, evli adamla ilişki yaşayan birinin de alternatifi olsun bi zahmet. Bana gına geldi bu new age kadın mıçmıçlığından. Herkes aklını başına toplasın.

www.instagram.com
0
tiredofwaiting
(05.02.26)
Benim babam toksik pozitiflik ile polyannacılık arasında gidip geliyor.
Büyük bir psikolojik problem olarak görüyorum. Kendi hayatında baş edemediği psikolojik durumlar için bir savunma mekanizması. Kötü ve olumsuz olan hiç bir şeyi kabullenmiyor.
Olumsuz olduğuna ikna edemiyoruz mesela onun için her şeyde bir hayır var aslında o güzel bir şey.
Üzülmek mutsuz olmak yasak hemen tepki gösterir hayat ne kadar güzel filan. Güzel değil, kötü insanlar var, hayatın bok gibi olduğu durumlar da var baba derim ama o yine şikayet etme, hepsi geçici aslında tam olarak öyle değil, her şey kendi içinde tutarlıdır öyle olması gerektiği için oldu filan.

Babası öldü deli gizli mutsuz olduğunu biliyorum bir kez ağlamadı. Ağlarsa bunun kötü bir şey olduğunu kabullenecek ve bu kötü durumla baş edemeyecek çünkü.
0
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Toksik pozitiflik, yani pozitifliğin aşırısı. Aşırı uç.

Fazla övgü, herşeye espriyle yaklaşanlar, aşırı şaka yapmaya kasanlar
0
love and trust
(05.02.26)
(11)

Kandil Simidini Kaça Aldınız?

lazor
En son aldığımda 30 lira falandı herhalde. Bugün Avcılar Tahtakale’de köşe başında uyduruk bir fırından kutusunu 120 liraya aldım. Kandil simidi buralara geldi mi yoksa avel tezgahtarın şaşkınlığına mı geldim?Kandiliniz kutlu olsun.
En son aldığımda 30 lira falandı herhalde. Bugün Avcılar Tahtakale’de köşe başında uyduruk bir fırından kutusunu 120 liraya aldım. Kandil simidi buralara geldi mi yoksa avel tezgahtarın şaşkınlığına mı geldim?

Kandiliniz kutlu olsun.
+1
lazor
(02.02.26)
100
+1
kisa
(02.02.26)
off ya 15-16 sene oldu kandil simidi yemeyeli, nasil ozledim tadini..
iyi kandiller..
+1
cooperr
(02.02.26)
Kandil simidi bireysel parayla mı alınıyor yav benim bildiğim şirketler personele dağıtıyor şeklindeydi.
+1
kizil karga
(02.02.26)
Ankara'da ortalama bir fırında tanesi 20 lira.
+1
kibritsuyu
(02.02.26)
ankara'da tanesi 30 liraydı bugün. iyi kandiller
+1
summerjam0306
(02.02.26)
Ankara'dayım, Yaşamkent'teki Çağdaş'tan tanesini 15 liraya almış oldum. Cici kandiller diliyorum 🌷🐞🎀
0
muhayyer divan
(02.02.26)
geçen kandil 90 tl ye almıştım. istanbul

15-20 liraya nasıl alınıyor ya? ankara'da farklı mı satılıyor?
istanbul'da 10'lu kutuda klasik 5 susamlı 5 sade şeklinde kutuda astılıyor.
prnt.sc

iyi kandiller
+2
exlibris
(02.02.26)
istanbul'un kandil simitleri daha küçük, daha kıtır, kuru pasta gibi bir şey.

ankara'da kandil simidi daha büyük, daha yumuşak olur. normal zamanda pastanede satılan ufak beyaz simitlerin tereyağlı ve mahlepli olanı gibi.

i.imgur.com

bu 20 lira. tek tek satılır, kaç tane istersen taneyle alırsın. 10'lu, 6'lı kutuları olur, o şekil çok gidiyor diye önceden kutuya koyup hazırlarlar ama satması pratik olsun diye. öyle satılacak diye bir standardı yoktur.

ben de "kutusunu almak" 100 lira, 120 lira diyenleri anlamamıştım şu açıklamaya kadar, 120 liraya simit mi olur diye, meğer paketli olarak satılıyormuş.
+1
kibritsuyu
(02.02.26)
Kutusunu 100 liraya aldım.
Eskiden 3-5 kutu alır dağıtırdım. efsane bir tat. Evde yapmayı da deneyeceğim.
Hayırlı kandiller
0
love and trust
(03.02.26)
kim kaça satarsa; çok severim kandil simidini; adedini 15-40 tl arasında aldım :)
0
sweetoffice
(03.02.26)
Eklemek istiyorum, yağından mıdır nesindendir bilmem ama hiç beğenmedim simitleri. Kötüydü.
0
muhayyer divan
(04.02.26)
(16)

Yaşadığınız yer bir şarkı olsaydı :)

alice in potatoland
Az önce bir Youtube videosu yorumunda okudum, "eğer Türkiye bir şarkı olsaydı bu şarkı olurdu" demiş. Çok hoşuma gitti. Çok sıcacık bir yorum olmuş.Peki daha küçük parçalara bölüp konuşalım. Yaşadığınız yer(metropol, şehir, kasaba, köy) bir şarkı olsaydı ne olurdu? Songs and photos of all kinds are
Az önce bir Youtube videosu yorumunda okudum, "eğer Türkiye bir şarkı olsaydı bu şarkı olurdu" demiş. Çok hoşuma gitti. Çok sıcacık bir yorum olmuş.
Peki daha küçük parçalara bölüp konuşalım. Yaşadığınız yer(metropol, şehir, kasaba, köy) bir şarkı olsaydı ne olurdu?
Songs and photos of all kinds are welcome :) Hadi bakalım.
0
alice in potatoland
(02.02.26)
çok güzel bir soru :


youtu.be
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
rakicandir
(02.02.26)
kanada kirsali olsa olsa aksaray aksamlari olur, baska bir cacik olmaz burdan:

youtu.be
+2
cooperr
(02.02.26)
Keane - Somewhere Only We Know
youtu.be
0
Amaranta ursula
(02.02.26)
Böyle bir yerler
youtu.be
0
akhenaten
(02.02.26)
bu tabii ki :) youtu.be
gecen seneden: ibb.co
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.02.26)
kaotik temposu ve çokdillilikten ötürü bugün bunu hissettim:
youtu.be
+1
eileengray
(02.02.26)
Ankaralı Turgut - Virüs Girmiş Sana

youtu.be
0
yurtsuz john
(02.02.26)
Acarkent

Cigarettes after sex
open.spotify.com

eksisozluk.com
+1
gabe h coud
(02.02.26)
Buraya taşındığımdan beri sınırları dışına neredeyse hiç çıkmadığım için

creed - my own prison
www.youtube.com
0
cay koy geliyorum
(02.02.26)
kastamonu'nun cide ilçesinde yaşamıştım, 'bir yer bulalım dünyadan uzak' şarkısı cuk oturuyordu.

ayrıca kastamonun kıymeti bilinmiyor, ülkemizde öyle bi coğrafya var ve kimsenin haberi yok resmen. cennetten bi köşeydi. ömür boyu kalabilirdim cide'de. eşimin işi dolaysıyla ayrılmak zorunda kaldık.
+1
antihero
(03.02.26)
Jake bugg - broken
-2
Purple life
(03.02.26)
hali hazırda yapılmışı var;

www.youtube.com

"LA CLUJ,
Viața-i de lux,
Traiul de vis
Ca în paradis."

grup üyelerini birebir tanıyorum.

canlı performansları on numara.

bizdeki lalalar gibi ama bir iki tık daha eski bir grup.
0
rain when i die
(03.02.26)
seattle cocugu chris cornell'den gelsin: fell on black days
www.youtube.com
0
antikadimag
(03.02.26)
Heralde şu olurdu;

youtu.be
-1
love and trust
(03.02.26)
Türkiye (istanbul ankara gibi büyükşehirler) eskiden bir barış manço şarkısıyken, şimdi yeni rapçi salgınında ortaya çıkmış, karışık kuruşuk düşük kalite bir rap şarkısına dönüştü.
0
mor oje
(03.02.26)
(8)

epstein ve justice.gov

WithWorth
abd'nin resmi adalet bakanlığı justice.gov nasıl geçmiş ve şuanki iktidarı sarsabilecek, halkta infial yaratabilecek, skandalın da skandalı belgeleri resmi kanaldan tüm dünya ile paylaşabiliyor ?bir ortadoğulu olarak, olayı hayal edemiyorum. bu abd'nin yasatma-yürütme-yargı kurumlarının ideal seviye
abd'nin resmi adalet bakanlığı justice.gov nasıl geçmiş ve şuanki iktidarı sarsabilecek, halkta infial yaratabilecek, skandalın da skandalı belgeleri resmi kanaldan tüm dünya ile paylaşabiliyor ?

bir ortadoğulu olarak, olayı hayal edemiyorum. bu abd'nin yasatma-yürütme-yargı kurumlarının ideal seviyede bağımsız olduğunu ve başkan bile olsa kimsenin gözünün yaşına bakmayacak bir bağımsızlığa ve ahlaki prensiplere sahip olduğunu falan mı gösteriyor ?
0
WithWorth
(01.02.26)
israil ve silah lobisi yargıya baskı yapıp belgeleri parça parça bıraktırıyorlar. trump da kuyrugu kıstırıp iran a girmek zorunda kalıyor.
0
paudi
(01.02.26)
Hukuki süreç bu şekilde, aslında baya bir ayak dirediler ama zamanında bizzat cumhuriyetçiler bu Epstein konusunu dillerine doladıkları, şu anda üst düzey görevde olan Trumpçı elemanlar, mesela FBI direktörü vb. göreve gelmeden önce "Epstein belgeleri açıklansın" diye yaygara kopardıkları için de çok geri adım atacak yerleri kalmadı. Gerçi gelinen noktada Trump ortalığı o kadar karıştırdı ki tam olarak neye ne kadar etki ettiği de belli değil. Herkes şok olmuş gibi gözüküyor ama gerçekte ne gibi bir etkisi olacağı belli değil. Sonuçta uzun uzun sosyal medyada tartışılıp sonrasında meme haline gelip herhangi bir skandal olarak unutulması da mümkün.
0
salihdt
(01.02.26)
Aslında konu yargı sistemindeki yozlaşmadan hortluyor zaten. Hatırlamıyor olabilirsiniz ama "Epstein Files" olaylarının esas orta yere düştüğü süreç 2018 yılında bir gazetecinin 2008'deki (ilk olaylar o dönemdeydi) mahkeme kayıtlarını kurcalayıp o davanın peşinden hala koşturan mağdurlar ve fazlasını bulup olayların daha farklı bir boyutu olduğunu ve epstein'ın savcıyla anlaşma yaptığını belgeleyen haberlerden sonra patlamıştı. O dönemde zaten me too akımı falan da vardı kamuoyunda zengin yaşlı erkek figürlerine tepki baya yüksekti, bu da o ortamın üstüne tuz biber oldu.

Yani bu zaten 2008lerde üstü kapatılmış bir olaydı.
Sonra bundan kısa süre sonra epstein tutuklanıp hapiste ölünce artık işler çığırından çıktı. Olayları sümenaltı etmeye çalışanlar da insan, malum. Bunlar da tanrısal varlıklar değil. İşler bu kadar çığırından çıkmışken birçok kere bazı şeylerden feragat etmeleri gerekir heralde.

Şu an iş sadece ABD içinde de değil, her yere ulaştı. Şu an hala daha 6 milyon belgeden neden 3,5 milyonu açıklandı diye itiraz ediyor millet

Edit: Bahsettiğim yazı dizisini buldum Miami Herald diye bir gazetede çıkmış. Gazeteci Julie K. Brown, haber dizisinin adı Perversion of Justice: The Jeffrey Epstein Story. Sonradan ayrıbasımı da yapılmış sanırım. Belki Türkçeye de çevrilmiştir.
0
akhenaten
(01.02.26)
hiçbirşey çıkmaz. neler sızdı bugüne kadar.
belge sızdırarak kimsenin hayatını değiştiremezsin, dünyayı hiç değiştiremezsin.
olayın sadece magazinsel kısmını merak ettiğimiz için takip ediyoruz.
twitterdan sil tüm içerikleri, yarın kimse hatırlayıp sormaz.
insan doğası.
0
plastic_angel
(01.02.26)
Her ne kadar Epstein diyerek olaylar güya bir kişinin etrafında dönse de bir Temelde mossadın projesi olduğu ortada. Bir kişi bu kadar dolap üst üste çeviremez. Organize olduğu ortada.
Ölen biri kendini de savunamayacağı için sürüyle haber ara ara pompalanıyor ve Trump'ın İsrail'e olan tavrına göre onu sıkıştırma amaçlı zamana yayılarak parça parça veriliyor .
ABD de bile olsa yargının tümüyle
bağımsız olduğunu düşünmek imkansız. Yargıda karar verme noktasında olanların bile bağlı oldukları bir parti vardır.

ABD de şu an ulusalcı Trump tarafı ile küreselci bıden tarafı arasında artık ideolojik noktada (partilerin de üstünde) bir çekişme söz konusu .
0
diyecevaplandı
(01.02.26)
@plastik; mideniz de baya genişmiş yani öeh, güle güle kullanın
balık hafızalar unutur ama devletler unutmaz. robert kolejinin epsteinden fon istediği mail unutulacak gibi değil mesela.
0
love and trust
(01.02.26)
unutmasan da bir şey olmuyor. trump'ın epstein'ın ayarladığı küçük kızlardan birini hamile bıraktığı ve doğan çocuğun öldürüldüğüne dair belgeler çıkalı haftalar oluyor mesela. ne oldu? hiç. unutmazsın hafızanda kalır ama pratikte bir şey olmaz.
-1
robokot
(01.02.26)
Prensipler konusuna evet diyorum. Ülkemizden çok çok farklılar. Trump'ın değiştirmeye çalıştığı şey de bir parça bu.

Avrupa'ya diyor ki "normları siz koyuyorsunuz, parayı biz veriyoruz" . Bu ahlaka savaş açmış durumda ama başarması çok zor çünkü insanlar da normlarını benimsemiş ve tavizsizler.

Bizde bir eleştiri ya da suçlamaya bünye hemen savunma ve karşı saldırı reaksiyonu verirken orada "bunu böyle düşünmekte ve söylemekte özgür" algısı öne çıkıyor.

ABD'de gizli ajandası olan etkili ırkçı israil lobisi de mahkemeleri bypass edemiyor. Ama mossad ,medyadaki etkisi vb yoluyla siyaseti etkileyebiliyor.

Önceki dönemde bu lobilere karşı atak olarak NewYork'taki tünellerden baskınla yahudileri çıkarıp medyada ifşa etmişlerdi. Kanlı yatak, bebek arabası vb medyaya yansımıştı.
0
hebanon
(01.02.26)
(5)

Sourberry

love and trust
Sourberry hala dinleyen var mı? Aktif mi bilginiz var mı? Bugün facebook’umda sourberry doğumgünü partisine ait fotoğraflar gelince nostaljik oldum* Ben de sourberry dinliyorum. Fuck!
Sourberry hala dinleyen var mı? Aktif mi bilginiz var mı? Bugün facebook’umda sourberry doğumgünü partisine ait fotoğraflar gelince nostaljik oldum

* Ben de sourberry dinliyorum. Fuck!
0
love and trust
(30.01.26)
Aktif olduğunu zannetmiyorum sub etha yı bitirdiler

Acemi'ye selam
betty'ye rahmet olsun :/
+6
anon1m
(30.01.26)
eski canlı günlerini özledim. keşke yine cıvıl cıvıl çalsa(k). Betty’e rahmet ve diğer bütün arkadaşlara selam,

Bitane kıymetli mikrofon dolaşıyordu djler arasında, acaba en son kimde kaldı o mikrofon :D
+1
🌸love and trust
(30.01.26)
alchoburn vardı ki kendisini 2007'de bilgisözlük'ün flatcast radyolarında yayın yaparken dinliyordum. sonra buraya gelmişti. geçen hala devam ediyorlar mı diye bakmıştım da sanırım site ölmüş. terkedilmiş avm gibi gördüm.
+1
deranzo1
(30.01.26)
Ara ara aklıma geliyor bakıyorum ama aktif değil maalesef. Çok güzel programlar vardı. Betty nin programlarını beklerdim özellikle. Allah rahmet eylesin.
Gördüğüm kadarıyla bireysel çabalarla gidiyordu. Dürümcü destek olmadı , ahh dürümcü ahh
+1
onyx
(31.01.26)
güzel soul listeler vardı.
çok dinlerdik. kalmadı sanırım. ara ara bakarım bir yayına denk gelmedim. yayın takvimi de güncel değil ne zamandır.
+1
erty_ksk
(31.01.26)
(9)

Sultans of swing... herifler müziğin şifresini çözmüş

luluki
Bunun benzeri şarkı var mı? Böyle yağ gibi akıp giden? Sakin sakin ama ritmi düşürmeden. Hayatı ciddiye alan ama bi o kadar da olmuyosa olmuyo kafasında...
Bunun benzeri şarkı var mı? Böyle yağ gibi akıp giden? Sakin sakin ama ritmi düşürmeden. Hayatı ciddiye alan ama bi o kadar da olmuyosa olmuyo kafasında...
+3
luluki
(29.01.26)
A Horse With No Name
+2
black holes in the sky
(29.01.26)
ne obliviscaris -- and plague flowers the kaleidoscope
open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(29.01.26)
love and trust
(29.01.26)
www.youtube.com

brothers in arms
+1
koela
(29.01.26)
Grup Vitamin - Takmayacaksın

youtu.be
-4
yurtsuz john
(29.01.26)
Jefferson Airplane -White Rabbit- m.youtube.com
0
adivar
(29.01.26)
Sopranos giriş müziği
youtu.be
0
ground
(29.01.26)
iwasbornonamountainside
(29.01.26)
hep klasiklerden olsun:

fleetwood mac - dreams
grateful dead - ripple
rainbow - the temple of the king
todd rundgren - hello it’s me
uriah heep - lady in black
a horse with no name +1
+2
phoarbix
(29.01.26)
(3)

Okuduğunuz Siyerler

love and trust
Bugüne kadar aşağıdaki siyerleri okudum.(bkz: Annemarie Schimmel)- Hz. Muhammed (Hatta okuduğum ilk siyer kitapçının tavsiyesiyle bu olmuştu. Kaş tatilimin ortasında plansız bir şekilde alıp okuduğumu hatırlıyorum)(bkz: Martin lings)- Hz. Muhammed’in (sav) Hayatı(bkz: Şemseddin Yeşil) - Hz. Muhammed
Bugüne kadar aşağıdaki siyerleri okudum.

(bkz: Annemarie Schimmel)
- Hz. Muhammed
(Hatta okuduğum ilk siyer kitapçının tavsiyesiyle bu olmuştu. Kaş tatilimin ortasında plansız bir şekilde alıp okuduğumu hatırlıyorum)

(bkz: Martin lings)
- Hz. Muhammed’in (sav) Hayatı

(bkz: Şemseddin Yeşil)
- Hz. Muhammed (sav)

Sizin okuduklarınız ve bunların içinde en sevdikleriniz hangisi? Başkaca siyerler de okumak istiyorum.
-2
love and trust
(29.01.26)
Erzurumlu Kadı Mustafa Darir 'in Kitab-ı Siyer-i Nebi si var. 14. Yy'da yazılmış yüzyıllarca medreselerde ve halk arasında okunmuş sade bir şekilde yazılmış bir eser.

Bende büyük 3 cilt var ama sadeleştirilmiş yayınları da var.
+1
hebanon
(29.01.26)
Sıfır. Celaleddin Vatandaş'ın kırmızı beyazlı, iki ciltlik siyerini öneren çok kişi gördüm ama kendim okumadım. Tavsiye edecek olsaydım onu tavsiye ederdim. Bugün siyer okumak istesem ilk önce biraz tarih öğrenir, roma ve islam hukukunu yalayıp yutar, sonra müslim ya da buhari'nin sahih'ini okur, sonra siyere göz gezdirirdim. Bunun sebebi de geçmişteki dünya ile bugünün birbirinden çok farklı olması.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
Bu duyuruda sadece siyer tavsiyesi isteniyor, metotlarınızı kendinize saklayın. Gwçmişin, bugünün ve geleceğin birbirinden farklı olduğunu zannediyorsanız da bir zahmet kuantum öğrenin.
Ya da (bkz: dark) diye bir dizi var onu izleyin. Orada biraz anlatmaya çalışmışlardı,
0
🌸love and trust
(29.01.26)
(12)

Yetişkinlik hayatınız boyunca...

sucvecezve
kaç kitap okumuşsunuzdur? Yani çocuk kitapları hariç soruyorum.
kaç kitap okumuşsunuzdur? Yani çocuk kitapları hariç soruyorum.
0
sucvecezve
(29.01.26)
Y30. Goodreadste listesini tutuyorum aktif olarak o yüzden biliyorum. 340 olmuş. Eksiği vardır artısı yoktur. Son 5 yıldır falan çok kitap okumuyorum ve aşırı özlüyorum delice kitap okuduğum zamanları.
0
chanandler bong
(29.01.26)
Ben de senelerdir goodreads kullanırım sayıyı oradan bildiriyorum 635. Ama buna storytelden dinlediğim kitaplar da dahil ama o sayı 50 filandir. Yıllardır storytel üyeliğim de var. Bazı okuduğum ve sevdiğim kitapları da oradan tekrar dinliyorum. (Sayılara dahil değil)
Hani para verip de almayacağım ama neymiş diye merak ettiklerimi de burdan dinliyorum.

Benim de bu sayıda eksik yoktur fazlası vardır. Bundan daha fazla okuyamadigim kitabım vardır. Daha vakit var.
0
a perfect lie
(29.01.26)
18-30 arası 200 civarı kitap okumuşumdur. aynı dönemde 500'den fazla film izlemişimdir.
0
summerjam0306
(29.01.26)
Ben de goodreadstan takibini yapıyorum ama 2 sene boyunca tam bir şekilde girmemiştim. 220 civarlarındadır. Son birkaç senedir okuma ağırlığı makale, kitap bölümüne kaydı.
0
black holes in the sky
(29.01.26)
450-500 vardır.
0
love and trust
(29.01.26)
Üniversiteye giderken 3 bin civarındaydı o zamanlar liste tutuyordum. Artık saymıyorum, zaten artık okumuyorum da.
0
Gradient_tabanlı_mor
(29.01.26)
268.
0
unalub
(29.01.26)
Goodreads'e kaydettiğim 234 varmış. Son 5 yıldır neredeyse hiç kitap okumuyorum ne yazık ki.
0
peki madem
(29.01.26)
Dinlediğim sesli kitaplarla birlikte 500e yakın
0
iwasbornonamountainside
(29.01.26)
2011'den beri goodreads hesabım var ve aktif kullanıyorum orada şu an okundu statüsünde 900 kitap var.
0
rayde
(29.01.26)
15 yaşında Henry Charriere' nin Kelebek'i ile Yaşar Kemal'in Ağrı Dağı Efsanesi'ni eş zamanlı okuyarak başladım. İlk yıllar okuduklarımın listesini tutardım ama sonra ipin ucu kaçtı. Ama net olarak, haftada bir kitap okuyorum diyebilirim. Aynı anda birkaç kitap okuyorum, patinaj yaptıran kitaplar, akıcılarla dengelenmiş oluyor.
Yılda 52 kitap. Toplam sayıyı vermeyeyim, yaşım ortaya çıkmasın.
0
Mirket
(29.01.26)
ilkokuldan beri aralıksız okuyorum ve bir yazarı seversem o yazarın bütün kitaplarını bulup okuyorum. bazen aynı kitabı birden fazla okuyorum .
2013 yılından beri tabletten okumaya başladım ve çok az kitap satın alıyorum. sayıyı tahmin etmem mümkün değil . çok kitap okuduğum için lisede psikoloğa götürülmüş biriyim.
kitapsever arkadaşımla büyük bir kitapçıya gittiğimizde rafların arasında gezerken bunu okudum, bunu da okudum , bu rafın tamamını okudum gibi cümleler kurabiliyorum .
Francesco Petrarca şöyle demiş ;
" Libri quosdam ad scientiam, quosdam ad insaniam deduxere "
(Kitaplar bazılarını bilgiye, bazılarını deliliğe götürdü.)
0
devilone
(29.01.26)
(12)

Pardon mu dersiniz afedersiniz mi?

Kahvedesu
Birine yol soracaksınız diyelim ya da konuşulanı anlamadınız, hangisini kullanırdınız?
Birine yol soracaksınız diyelim ya da konuşulanı anlamadınız, hangisini kullanırdınız?
0
Kahvedesu
(27.01.26)
Pardonu
0
pembediken
(27.01.26)
Genelde pardon, geleneksel olmak istiyorum bazen, o zaman afedersiniz.
0
mbond
(27.01.26)
Lisede tarih hocam anlatıyordu; eskiden Paris’te tuvalet olmadığı için tuvaletlerini bi kaba yapıp pencereden aşağı atarlarmış. Atarlarken de pardonnn diye bağırırlarmış.

Doğru mu bilmiyorum ama yürüyen merdivende solda duran, metroda inmemeye çalışırken binmeye çalışanlarla pardon derim. Ya da bu tip davranışda bulunanlara.

Yol vs soracaksam, ya da tekrar etmesini isteyeceksem: afedersiniz.
+1
substituent
(27.01.26)
bulunduğun lokasyona,ortama göre hitabet degisiyor.
+1
designer
(28.01.26)
birine yol soracaksam, dikilen adamın çekilmesini istiyorsam, arkasından sesleneceksem "pardon".

yolda yürürken yandan geçen adamı omuzlayıp hönkürdettiysem "aypardonçoközürdilerimpardon"
+1
kibritsuyu
(28.01.26)
Soru sorma ve yol isteme: afedersiniz
Anlamadım: efendim
Çarptım: özür dilerim
Yanlış anladım: çok pardon
0
yadigar
(28.01.26)
pardon derim. hem kısa hem de diğeri gibi af dilenmiyor durduk yere.
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.01.26)
Pardon, yetkili birine benzeyen abi +1
0
(28.01.26)
pardonun manası da af dilemek içeriyor ama bizim dilde çok da böyle algılanmıyor. o yüzden pardon bir tık daha iyi gibi. bir de lafa "çok özür diliyorum" diye giriş yapanlar var. acayip rahatsız edici gelir.
-1
lazpalle
(28.01.26)
Daha kısa olduğu için pardon +1
0
peki madem
(28.01.26)
Afedersiniz’i kullanırım
0
love and trust
(28.01.26)
Pardon.
Daha kısa daha pratik.
Bir şey soracağım kişiye de pardon derim, yürürken çarpıştığım kişiye de, eşyasını düşürene de.
Her yerde kullanılabiliyor, mükemmel.
0
mutekebbir
(28.01.26)
(4)

Topkapı sarayı civarı otopark

love and trust
Topkapı sarayına gidilecek ama sarayda zaten çok yürüneceği için (özellikle küçükler çok yorulmasın, müze gezmekten sıkılmasınlar diye) en yakın otoparka kadar arabayla gidelim diyorum. Orada en yakın otopark n tarafta kalıyor. Oralara arabayla hiç girmedim(Not: 1. Avlu kapısından girilecek. Gülhane
Topkapı sarayına gidilecek ama sarayda zaten çok yürüneceği için (özellikle küçükler çok yorulmasın, müze gezmekten sıkılmasınlar diye) en yakın otoparka kadar arabayla gidelim diyorum. Orada en yakın otopark n tarafta kalıyor. Oralara arabayla hiç girmedim

(Not: 1. Avlu kapısından girilecek. Gülhane kapısından girilmeyecek. Zaten gülhane kapısı şuan tadilatta olduğu için kapalı)
0
love and trust
(24.01.26)
Bab-ı Hümayun'un yanında ispark var. Kennedy Caddesi'nde -turist otobüslerinin de yukarı döndüğü- Çatladıkapı'dan yukarı ve sağ yaparak ulaşabilirsiniz.
Orası dolu olursa, Sultanahmet Arastası'nın arkasında da bir otopark var. 5 dk yürürsünüz.
+1
lil siztah
(24.01.26)
Çok teşekkür ederim
+1
🌸love and trust
(24.01.26)
maps.app.goo.gl

En yakın otopark yukarıdaki ama yer bulabileceğinizi sanmıyorum. O yüzden aşağıdaki işaretlediğim otopark cağaloğlu yokuşunu çıktıktan sonra 3. Sol sokakın içinde en fazla 10 dakika da gidersiniz ayasofyanın önüne her zaman yer bulunur
maps.app.goo.gl
+1
administ
(24.01.26)
Siz de çok sağolun efenim
0
🌸love and trust
(24.01.26)
(2)

Klarnet alacağım ama ne alayım?

deepest
Klarnet çalmak istiyorum amatör olarak ama bilgim yok. Ne önerirsiniz başlangıç olarak?Teşekkürler.
Klarnet çalmak istiyorum amatör olarak ama bilgim yok. Ne önerirsiniz başlangıç olarak?

Teşekkürler.
0
deepest
(23.01.26)
bende merak salmıştım. Instagramda harunakkaya1 diye bir hesap var. Arada hem ders hemde klarnet satılan kampanyalar yapıyor bir bak istersen.
0
Dr_Stat
(23.01.26)
Ben de bir dönem denemiştim;
İki tip klarinet var

Si bemol klarinet; saksafona daha yakın ve batı müziğinde kullanılan. Uzunluk olarak bir tık kısadır. Mesela Türk pop müziğindeki bütün klarinetler, bunu tip klarinetle çalınmıştır, Türkiyedeki üstadı; göksun çavdar’dır.
Sol klarinet; Türk sanat müziği’nde kullanılan klarinet. Hüsnü şenlendirici. Biraz daha uzun gövdesi. Makamlı müziklere daha yatkın bir gövdesi var.

Gibi gibi detayları var. Yalnız bunu evde çalışmak çok zor. Tiz seslere geldiğinizde evde durulmaz muhtemelen. Yan odalardan ve bütün apartman sizi dinler. Evde çalışması zor. Stüdyo filan varsa o zaman güzel çalışırsınız. Sağlam diyafram istiyor.
+1
love and trust
(23.01.26)
(9)

Alkolsüz üst düzey restoran (İstanbul)

yadigar
Yurt dışından ailesiyle misafirim geliyor. Dini sebeplerle içkili mekanda bulunmak istemiyorlar. İstanbul’da “Fine dining” diyebileceğimiz alkolsüz neresi var önereceğiniz?Ziya Şark, Ramazan Bingöl, Hatay Medeniyetler Sofrası vs. gibi değil de, daha “ağır”, ambiyansı daha güzel bir yer var mı bildiğ
Yurt dışından ailesiyle misafirim geliyor. Dini sebeplerle içkili mekanda bulunmak istemiyorlar. İstanbul’da “Fine dining” diyebileceğimiz alkolsüz neresi var önereceğiniz?

Ziya Şark, Ramazan Bingöl, Hatay Medeniyetler Sofrası vs. gibi değil de, daha “ağır”, ambiyansı daha güzel bir yer var mı bildiğiniz? Balıkçı da olabilir. Mutfak fark etmez aslında. Restoran/Kafe türü olmasın ama. Bildiğimiz fine dining…
-2
yadigar
(15.01.26)
Seraf Restaurant -Bagcilar
Natolia- Başaksehir

Fine dining diyemeyiz buralara ama anadolu lezzetlerini harmanlayan , yurtsidisidnan misafir goturulebilecek ambiyansi nispeten iyi yerler.

Daha var da çoğu alkollü.
0
ırene adler
(15.01.26)
Seraf Vadistanbul’dakini biliyorum. Fena değildi, olabilir. Ama alkollüydü. Bağcılar’daki alkolsüz mü?

Zeferan diye bir yere rastladım internet aramasında. Azerbaycan mutfağı. Ortamı nasıl? Bilen var mı? Alkolsüz mü?
0
🌸yadigar
(15.01.26)
beyoglu haci abdullah. osmanli mutfagi, alkol yok.
yemekler iyidir, "fine dining" icin yeterli midir bilmem ama istanbul'un en eski koklu restaurantlarindan biridir.
riske girmek istemedigim zaman ben misafirleri oraya gotururum.
+1
cooperr
(15.01.26)
Yok, fine dining aradiginiz sey mi peki… Üst düzey restaurant başka fine dining başka bir konsept… Şarap ya da alkolsüz içkilerle tabaklar eşleştiriliyor, günler saatler harcanan tabaklar ve eşleşmeler… Onu da ayranla yapmıyorlar takdir edersiniz ki… Hacı Abdullah artı bir.
+4
buf-e kür
(15.01.26)
Aklıma (bkz: kaşıbeyaz) ve (bkz: lacivert) geliyor ama oraları da alkollü. Çok rahatsız etmeyen bir alkol ortamı. Bence farkedilmrz bile
0
love and trust
(15.01.26)
zennup 1884 bursa şubesi iyiydi. fişekhane'de varmış istanbul'daki nasıldır bilmiyorum ama dediğiniz tarzda bir yer.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Çiko Balık
0
auroraaurora
(16.01.26)
Loi bosphorus
0
okumakserbestbegenmeksart
(16.01.26)
develi florya
0
Sadece soruyorum
(16.01.26)
(7)

Orhan Pamuk tarzı yazarlar

sekizdokuzon
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?Teşekkürler.
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.01.26)
Hasan Ali Toptaş
0
auroraaurora
(15.01.26)
Roberto bolano bence ama fazla gelebilir ;)
0
a perfect lie
(15.01.26)
postmodern türde eser veren İhsan Oktay Anar romanlarını ve öykülerini okuyabilirsin. romanlarında zaman konusunda muğlaklık vardır ama hikayenin akışından tarihi romanlar yazdığını söyleyebiliriz. mekan olarak istanbul sever ve tasvirleri çok güzeldir. eğer okumadıysan puslu kıtalar atlası ile başlayabilirsin. hasan ali toptaş için +1
+3
denef
(15.01.26)
ben hasan ali toptaş'ı önermiyorum. cancellanmadan önce de beğenmezdim yazdıklarını.
ihsan oktay anar +1
tarih romanı istiyorsanız nedim gürsel'in boğazkesen'i.
+1
black holes in the sky
(15.01.26)
love and trust
(15.01.26)
Beyaz Kale'nin sonunda Reşad Ekrem Koçu'dan bahsediyordu Orhan Pamuk, orayı dinlerken rotayi oluşturmuştum. Reşad beyle devam edeyim.
0
🌸sekizdokuzon
(15.01.26)
Nedim Gürsel'in "Allah'ın Kızları" adlı romanı...
0
santimantal
(18.01.26)
(8)

Günümüzden 12 bin yıl sonra

kizil karga
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü ya
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü yapmışlar (o dönemde köprü ihtiyacı kalır mı bilmiyorum uçan arabaları falan geçtim ışınlanmayı bulmuşlardır diye düşünüyorum) aslında düşündüğümüz kadar geri bir toplum değillermiş bir uçtan bir uca köprü benzeri (ilkel) bir yapı yapmayı akıl etmişler" derler mi ya da ne bileyim futbol stadyumu kalıntıları bulduklarında "eğlenmek için binlerce insanın bir araya geldiği böyle yapıları varmış, demek ki sosyal bir toplumlarmış" şeklinde hakkımızda atıp tutarlar mı yoksa biz yazıyı bulup olayları kayıt altına aldığımız için hakkımızda zaten bilgi sahibi olurlar mı, gerçi 12 bin yıldan bahsediyoruz o güne bir kayıt kalır mı allah bilir.
0
kizil karga
(08.01.26)
yazı bulunduğu için zorluk çekeceklerini sanmıyorum.
+2
duyuruuser
(08.01.26)
12 bin sene sonra insanoğlu cyborg haline gelir. arkeoloji gibi şeyleri kimse umursamaz. zaten bugünkü birçok bilim dalı çoktan ortadan kalkmış olur.
+2
yurtsuz john
(08.01.26)
Tarih o kadar doğrusal ilerleyen bir süreç değil. Özellikle de insanlık tarihi. O yüzden şu an buna dair yorum yapmak çok zor. Bugünü anlamak için dijital arkeoloji kullanıp, mevcut sunucu sistemlerini, disketleri, cd'leri okuyabilseler çoğu şeyi anlarlar zaten. Koca boğazı kazmaya da çok gerek olmayabilir yani.
0
evrim halkasi
(08.01.26)
Hem evet, hem hayır.

Zaman ilerledikçe, geleceğe veri aktarma yeteneklerimizde artış olduğu gibi, arkamızda kalıntı bırakmama yeteneklerimiz de artıyor.

12 bin yıl öncesinden kalan bu alanları toprak altından bulmamızın sebebi yerleşimlerin kullanılabilirliği çeşitli sebeplerle tükendikten sonra buraların terk edilmesi veya bile isteye örtülerek üstüne yeni bir yapılaşma gerçekleşmesi. Anlayabileceğiniz üzere bir yeri inşa etmek için gereken materyalin lojistiğini sağlamak çok büyük bir iş gücü ve zaman istiyordu. Aynı iş gücü ve zamanı yıkılan yapıları temellerine kadar sökmek için harcamıyorlardı, çünkü neden böyle yapasınız? Bugün bir yer miadını doldurduğunda dümdüz edip devam ediyoruz. Geriye incelenecek çok bir şey kalmıyor.

Zaten gerek de yok. Yine anlayacağınız üzere ev ve alet yapabilenlerin bize ulaştırabildiği veriler, ilk insanlarınkinden daha fazla. İlk şehirleri kuranların ulaştırabildikleri ise basit ev ve alet yapımcılarından daha fazla. Yazıyı kullananların ulaştırabildikleri bunlardan daha da fazla. Kompleks kayıtlar tutup bunları sistemli depolayanlarınki sadece yazıyı bilenlerin ulaştırabildiğinden daha fazla. Kompleks kayıt sistemleri oluşturup, üstüne bir de kurumsal bir devlet sistemi oluşturan medeniyetkerin ulaştırabildikleri onlardan da fazla.

Sadece bize yakın tarihte yaşadıkları için değil, daha sistemli oldukları için de Romalılarla ilgili bildiklerimiz Göbeklitepedekilerden daha fazla.

Günümüzde birçok şeyi bozulmadan nesillerce aktarabilecek yeterliliklere sahibiz.

O yüzden bu açıdan hayır, gelecekte bizi muhtemelen toprak altından değil, veritabanlarından öğrenmeye çalışacaklardır. Ancak insanlık tarihi çok uzun, haliyle bilgiler ister istemez sıkışıyor. Bugün atıyorum Osmanlı Dönemindeki ağırlık ölçüsü birimleri gibi görece mantığı olan tekdüze bir konuyu bile ele almaya kalksanız deştikçe içinden çıkamayacağınız bir derinlikle karşılaşacaksınız. Bu ölçüler zamana, yöreye ve gündelik alışkanlıklara göre değişebiliyor. Bu açıdan evet yine de oldukça kafa yormaları gerekecek.
0
akhenaten
(08.01.26)
birkaç yüzyıl içinde insanlığın çok büyük krizler yaşayacağı kesin. o krizden çıkarken elde ne kalırsa o. biz şu an geçmişi uğraşıp araştırıyoruz çünkü çok sınırlı bilgi var. geçmiş 12.000 senedeki tüm tarihi bilgileri, yazıları vs. toplasan 3-5 tb veri eder. insanlık şu an belki günde binlerce tb veri üretiyor. bunlar bir datacenterin mekanik veya ssd disklerinde duruyor ama vadesi geçtiği anda en fazla 15-20 senede silinip gidecekler. yani bizler ve ürettiğimiz bilgiler, bilgi fazlalığı içinde kaybolup gidecek.
0
orpheus
(08.01.26)
12 bin yılı bilmem ama kleopatra (meşhur olan) döneminde antik mısır arkeologlarının çalıştırıldığını öğrenmiştim. bundan 2bin yıl önce, ondan 2bin yıl öncesini araştıran arkeologlar. 12bin yıl sonraya umarım biraz bilgi bırakabiliriz.
0
klassno
(08.01.26)
Şuan bizim bilim olarak gördüğümüz aslında çok ilkel bir fenomen. Çok daha ilerisi var. Yani gelecekte bugünkü gibi bilim yapılmaz, gelecekte bilim yaşanır. Muhtemelen diğer gezegenlere gidebilen yeni insan tipi ortaya çıkabilir allahualem, şuan senin benim gibi ademoğlu’ndan farklı bir insantipi (teoman durali’ya rahmetle..)
0
love and trust
(08.01.26)
arkadakiadam
(08.01.26)
(7)

Veterinerinize nasıl karar verdiniz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Veterinerinize nasıl karar verdiniz? Ben bir tanidigimin kendi kedilerini götürdüğü veterinere götürüyorum kedimi. Kedimi hasta olarak bulduğumda kendisine götürmüştüm 5 aydır bu şekilde devam ediyoruz. Tanidigim yaklaşık yirmi yıldır o veterinerden hizmet alıyor. Çok memnun, güveniyor. Ben
Merhaba,

Veterinerinize nasıl karar verdiniz?
Ben bir tanidigimin kendi kedilerini götürdüğü veterinere götürüyorum kedimi. Kedimi hasta olarak bulduğumda kendisine götürmüştüm 5 aydır bu şekilde devam ediyoruz. Tanidigim yaklaşık yirmi yıldır o veterinerden hizmet alıyor. Çok memnun, güveniyor. Bende tanidigima güvendiğim için böyle devam ediyorum.

Veteriner geçmişim pek yok. Hatta hiç yok diyebilirim. Veteriner seciminde neye dikkat etmeliyim? Şimdilik değiştirmek gibi bir düşüncem yok ama sizede danışmak istedim.
Istanbul'da avrupa yakasında kedilerden anlayan güvendiğiniz veteriner var mı? Aklımda bulunsun.

Teşekkür ederim
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(02.01.26)
Öncelik temiz olmasına her kediden sonra masayı dezenfektan ile siliyor mu, en önemlisi bu, içerisi temiz mi kokuyor mu, daha ilk gidişimde bana mama satmaya çalışıyor mu, birde yaşlı olmasına yani tecrübesine bakarım. mesela ben parazitin süresini uzatıyorum bana ısrar ediyorsa 2 ayda 1 yaptırmak zorundasın diye otomatik bırakıyorum o veterineri.
bir yerden memnunsan değiştirme, kedini tanıması önemli
+1
eja
(02.01.26)
Referansla gidiyorum bende. Kedimi beklerken birkaç olaya şahit oldum ve bu da güvenimi arttırdı. Mesela sokak kedilerine ücretsiz bakım. Beklerken bir anda genç bi çocuk kucağında kediyle koşarak girdi, araba çarpmış kediye, hemen onu öncelediler, çocuk çıktı gitti meğer sokak kedilerine bedava bakıyorlarmış, böyle kaza, hastalık, kısırlaştıema gibi şeylerde. Bu bence paraya değil, gerçek hayvan sevgisine değer verdiklerini gösterir.

Yine beklerken tanıştığım birkaç kişi oldu, 20 senedir gelen de vardı. Bu da önemli bir kriter. Yaş olarak da zaten büyük birisi. Başka veterinerlere de gitmiştim, hep 20-30 arası gençler bakıyor hayvanlara. Tecrübe her zaman daha iyidir.
+1
love and trust
(02.01.26)
gereksiz işlem yapmaması, ancak ihmalkar da olmaması. bilgi veriyor olması ve de hayvan sevmesi önemli. rutin işlemler ve soğuk algınlığı gibi basit işlemler için iyi bir dahiliyeci olması yeterli, ultrasonu olması da büyük avantaj. diğer ortopedi ameliyatları, kalp, beyin ve göz gibi uzmanlık isteyen işlemler için bilinen hekimler var, onları tercih ediyorum. sürekli bir veterinere gitmek iyidir, kedinizin her şeyini bilir.
0
surprise
(02.01.26)
ben önce 24 saat açık olan veteriner kliniklerine baktım. çünkü panik bir insanım, en ufak şeyde götürmek isterim, sabahı bekleyemem. evime yakın 2 tane vardı. bir tık daha yakın olana gittim. kuzenimin (başka şehirde) kedisini götürdüğümüz veteriner kliniğine göre çok daha temiz, büyük ve güzeldi. oldukça da ilgililerdi. içerisi hiç kokmuyor. 5 yıldır oraya gidiyoruz. arada başka yerlere de götürdüm fikir almak için. vetamerikan hariç gittiğimiz diğer 2-3 vet çok kötüydü. kötü kokan yerler hijyenik değil gibi hissediyorum.

bunun haricinde gerçekten hayvan sever olduklarını görebiliyorum. ilgililer, oyuncular, şefkatliler. tırnak kesme gibi şeylerden ücret almıyorlar. ayrıca sokaktan sahiplendiğim için muayene ücreti vs almadılar. 2 kedim için de iç dış parazite götürdüğüm zaman o ilacın zaten 2ye bölünüp kullanılması gerektiği için ekstra ücret almıyorlar falan... bazı vetler gibi suratsız da değiller. hem gereken her türlü tedaviyi uyguluyorlar. gereksizse buna gerek yok diyebiliyorlar.

ayrıca çok zor bir zamanımda (bir gece klinikten çıktığımda, kliniğin önünde bana ve kucağımdaki kedime, kaldırımdayken araba çarpmıştı) ücretsiz olarak sabaha kadar kedime baktılar.

arada mesajla iletişime geçtiğimde cevap veriyorlar.

onları seviyorum <3

sürekli aynı veterinere gitmek takip açısından çok iyi. hayvanı tanımaları çok iyi oluyor. o kadar çok hayvanı nasıl unutmuyorlar bilmiyorum. hepsinin ismi abidik gubidik olmasına rağmen :D
0
art cat chocolate
(02.01.26)
10 veterinerden 9 u çapraz enfeksiyon merkezi.

Zor yanı düzgün yer bulmak
0
topkapiaksaray
(02.01.26)
@eja, her gidişimde masaya kediyi koymadan önce siliyor, içeride kesinlikle koku yok ve temiz bir ortam. Veterinerim ellili yaşlarında. Tecrübeli olduğunu düşünüyorum, yanında asistanları var ama genelde veterinerim kendisi ilgileniyor. Bir şey satma gibi bir yaklaşımı hiç olmadı. Sadece paraziti için ayda bir yapmamız gerekiyor dedi. 2.5 kiloyu geçince 3 aylık olandan yaparız dedi.

@love, bende sokaktan bulup ilk gittigimde tanıdığım kisiyle birlikte gitmiştim bendende ücret almadı, verdiği ilaçlarında ücretlerini almadi. Bunları arada tanidigim var diye almadığını düşünüyorum.

Ameliyat oldu kedim sonrasında ilaçları ve iğneleri vardı. Bunları kendisinden temin yaptırdım bir hafta boyunca her gün gittim, parazitini yaptırdım, ekstradan mama aldım vs. Kesinlikle para muhabbeti yapmadı benimle. Son gün ödemeli yaptım sağ olsun ondada sanırım indirim yaptı makul bir ücret aldı.

Evimin bir kaç bina yanında veteriner var. Ona sokak kedisi götürmüştüm bir hafta kalması gerekti. Anında hesap makinesinde fiyat çıkartmıştı bana mesela ona bir daha mecbur kalmadıkça gitmem bu davranışından dolayı.

@surprise, sürekli açık olan bir klinik, ameliyathaneside var ama ne kadar gelişmiş bir yer her işlemi yaparlar mı bilmiyorum. Ameliyatla ilgili durumlar dışında çok şükür veterinere gitme durumu yaşamadım.

@konuşma, her soruma cevap verdiğiniz için teşekkür ederim size. Henüz o kadar muhabbetimiz olmadi, ama çok sevecen cana yakın birisi değil. Soğuk bir yapıya sahip ama yardımcı olan bir insan kendisi.

@art cat, vetamerikan hastanesine yakınım, memnun kaldınız mı oradan?
Burasıda 7/24 açık bir klinik. Iki kez kendiliğinden tırnaklarını kestiler kedimin ve ücret alınmadı. Iç parazit hapını ben kendim oradan sarin alıp bölüp evde kendim içiyorum.

Geçmiş olsun size ve kedinize. Sağ olsunlar ilgilenmişler kedinizle 🙏🏻
Benimde her mesajıma kısa kısada olsa dönüyorlar, bazen sorularıma cevap vermek için arıyorlar bile.

@topkapı, ne yazık ki öyle.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(02.01.26)
vetamerikan'a 1 kez götürdüm. çok aşırı pahalı değildi bence. ben memnun kaldım. baya hastane gibi zaten. ayrıca kendi app'leri var bu sayede hayvanın tahlil sonuçlarını orada tutabiliyorsunuz. baya hayvan e-nabız'ı gibi. çok iyi. ben anadolu yakasında olduğum için sürekli oraya götürme şansım yok. cildiye bölümü olduğu için oraya götürmüştüm çocuğumu. hala o doktorun önerdiği mamayı yediriyorum hatta.
0
art cat chocolate
(02.01.26)
(2)

Bu şarkı Türkçe bi şarkıya çok mu benziyor? (Rusça şarkı içerir.)

kizil karga
Belki de bana öyle geliyor bilemiyorum ama çok benziyor gibi, sadece hangi şarkı olduğunu çıkaramıyorum. https://youtu.be/jq0pIc9qqO8?si=TBqK4NK5my1_4wYZ
Belki de bana öyle geliyor bilemiyorum ama çok benziyor gibi, sadece hangi şarkı olduğunu çıkaramıyorum.

youtu.be
0
kizil karga
(02.01.26)
33-39 uncu saniyeleri ben de bir şarkıya çok benzettim. Dilimin ucunda dedirten. Hatta eminim aynı. Bulursam yazarım. Benim de aklıma takıldı.
0
egerbiryolcu
(02.01.26)
Puslu soğuk hava
Dökülen yapraklar
En sevdiğim mevsimdi
Sarı sonbahaar

İntrodaki ritimi Candan erçetin şarkısına benzettim
0
love and trust
(02.01.26)
(5)

mimarlık niçin var?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
-6
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.12.25)
Hayır, yapamaz.
+1
cancoskn
(31.12.25)
mimar tasarim yapar, sanattir.
insaat muhendisi tasarimin ayakta durmasini saglar.
zaten arada farki bizim millet bir turlu cozemedigi icin gorsel olarak binalarin cogunlu berbat.

mimarlik nedir bilmedigimiz icin ortaya su tarzda seyler cikiyor:

x.com

isin icine duzgun isinin ehli mimarlar girince ortaya boyle, goz kanatmayan, ortami ile uyumlu mis gibi tasarimlar ortaya cikiyor:

www.alumil.com
+4
cooperr
(31.12.25)
mimarın yaptığı özgün bir sanat eseri gibidir. mimarı kovup başka mimarla devam edemezsiniz. ölünce bile mirasçıları ilgili projelere izin verme yetkisi miras olarak geçebiliyor. ancak mimarlık denilen şey apartman falan aklınıza gelmesin. onu deneyimli bir usta da yapabilir. bir arkadaşım inşaat mühendisliği okurken mimarlığın ne olduğunu araştırınca okulu bırakıp mimar oldu. mimarın yaptığı işi düzenleyemezsiniz değiştiremezsiniz. aynı mimari projeyi başka bir yerde yapamazsınız. daha da detay için; www.youtube.com
+1
ground
(31.12.25)
Yapamaz. Türkiye'de mikro uzmanlık konusu çok iyi anlaşılmıyor.

Mimar ve inşaat mühendisi farkını en iyi anlayabileceğimiz örneklerden birisi UX Designer & Software Engineer farkı. Konu sadece estetik değil, kullanım kolaylığı.

Tasarım ve sanat birbirinden farklıdır. Tasarımın bir işlevi olur birçok örnekte.

Bugün 70 yaşında insanlar bile instagram'da nasıl reels paylaşacağını biliyor. Çünkü instagramı ux designerlar tasarlıyor. Yazılım mühendisleri ise inşa ediyor. Kullanıcı deneyimi tasarımı yapan ekipler psikoloji, erişilebilirlik, estetik, fonksiyonellik gibi bir çok kritere göre bu işi yapıyorlar. Bir insanın en kolay şekilde o ürünü kullanması için uğraşıyorlar. Konu sadece güzel gözükmesi değil yani. Instagramı sadece mühendislerden oluşan bir ekip tasarlasa örneğin, bu kadar kolay kullanamazdı sıradan kullanıcı.

Bu alandaki en güzel örneklerden biri tabletlerdir. Microsoft Apple'dan çok önce "tablet bilgisayar" konseptini piyasaya sürdü. Ama kullanımı korkunçtu. mühendislik olarak çok daha iyiydi eminim. Ama kullanım kolaylığı olarak faciaydı. Bu sadece arayüz tasarımı demek değil. Büyüklük, ısınma, taşıma, ağırlık vb bunlar da kullanıcı deneyimi tasarımının bileşenleri. Sonra apple ipad'i sundu. Satış rekorları kırdı.

Çünkü microsoft tableti mühendisler tasarladı, ipad'i endüstri tasarımcıları ve ux tasarımcılar. Bu bir aşağılama ya da ayrım değil. Uzmanlık ve bakış açısı farkı. Ürün tasarımcı dediğin insan o ürünün doğru hedef kitle tarafından en doğru şekilde kullanılması için çalışır. Önceliği kullanım kolaylığıdır. Bu konuda bazen ürünün mühendisliğinden feragat etmeyi göze alabilir.

Mühendis de o ürünün birçok koşulda en doğru ve sorunsuz şekilde çalışmasını önceliklendirir. Dayanıklılığını, yaşam ömrünü, bakım kolaylığını, maliyetini, sistemin kusursuz çalışmasını, önemser. Kullanım kolaylığı 2. plandadır.

Tasarımcılar ürünü insana uydurur. Mühendisler insanın ürüne uymasını bekler. Aradaki en temel fark budur.

Bu yüzden dünyadaki temel pratik şudur, önce tasarımcılar insana uyacak bir ürün ortaya çıkarır. Ürünün limitlerini belirler. Sonra mühendisler o limitler dahilinde çalışmaya başlar.

Mesela Steve Jobs bir mühendis olmadığı için ilk iphone tasarımının boyutlarını çok net belirlemiş ve bu özellikleri olan bir cihaz, bu boyutlarda olacak demiş. Mühendislerle en büyük kavgası bu olmuş çünkü mühendis ekibin ideal ürün planı cebe sığması zor bir ürün.

Dünyada genel pratik bu. Tasarımcı ürünü tasarlar, ürünün limitlerini belirler. Mühendis de o limitler içinde en ideal ürünü inşa eder. Bu şu demek tasarımcı temel mühendislik prensiplerini bilir ve ona uymaya çalışır, mühendis de tasarımın neden öyle olduğunu bilir ve ona uymaya çalışır. Bu bir üstünlük değildir. Uzmanlıktır. Ve birimler birbirinin uzmanlığına güvenir. Arada elbette anlaşmazlıklar olur. Ama sistem çalışır.

Türkiye'de maalesef iş kültüründe yatay hiyerarşi anlaşılmıyor. Bizde dikey hiyerarşi biliniyor sadece. Yani mesela birbiriyle aynı yetki düzeyinde iki departman mühendis ve tasarımcı diyelim, birbirlerinin uzmanlıklarına güvenmez. Tasarımcının taleplerini mühendis ekibi "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Öbür tarafta mühendisin talepleri de tasarımcı da "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Sonra patron gelir, ikisine de kendi istediğini yaptırır.

O yüzden türkiye'de kurumlarda yatay hiyerarşiye dayanan iş süreçleri hep aksar. Yani tasarımcı tasarlar, sonra mühendis o tasarımın hayata geçmesi için en ideal planı oluşturur, bunlar birbirine üstün değildir. Birbirini destekleyen bir süreçtir. Ama Türkiye'de bir mühendisin önüne tasarımcıdan gelen plan budur diye bir plan koyduğunuzda egosuna dokunur bir şekilde. Tam tersinde de tasarımcı sinirlenir.

Mimar mühendis kıyasında da problemin temelinde bu vardır.

Gelelim mimar ve mühendisin farkına.

Mimar da aslında bir ürün tasarımcısıdır. Sadece estetik fonksiyonlarıyla ilgilenmez. Bunun yanında aydınlatma, havalandırma, kullanım kolaylığı, şehir dokusuna uygunluk, şehir planına uyum, binanın insan psikolojisine etkileri, insan trafiği, doğayla uyumu gibi birçok konuyu tasarlar. Aydınlatma sadece binanın ışık düzeni demek değildir mesela. Binanın güneş ışığının nasıl aldığı, çevredeki binaları ne kadar gölgede bıraktığı gibi konular da düşünülür. Ya da insan trafiği dediğin şey sadece giriş çıkış kapılarını koymak demek değildir.

Binaya giren insanların binayı nasıl dolaşacağı, birbirileriyle çarpışmadan ne kadar ilerleyebileceği bir konudur. Bu belki bir apartmanda önemsizdir. Ama dakikada binlerce insanın kapıdan geçtiği bir avm'de, bir havaalanında, bir stadyumda bu önemlidir. Gelen yolcunun giden yolcuyla kaos yaşamaması, binada belli noktalarda yığılmalar olmaması, acil durumlarda hızlı tahliye edilebilecek rotaların oluşturulması, bir avm'yse insanların belli bir akışa uyarak dolaştırılması, bir havaalanıysa insanların en hızlı şekilde istedikleri yere ulaşabilmesi başlı başına bir konudur. bu konuların bazıları eften püften konular gibi görünebilir. Ama değiller. ve mühendislikten farkı mesela kitle psikolojisi, insan psikolojisi, temel tasarım ilkeleri, bilgi tasarımı, kullanıcı deneyimi tasarımı, ses tasarımı, akustik, mühendislik gibi birçok disipline temas ederler.

mesela bir avm koridoru tasarlatın. bir mühendis girişi ve çıkışı olan 200 metrelik düz bir koridor tasarlayacaktır ilk başta. Dükkanları da etrafa dizecektir. Bir mimar belki 200 metrelik o çizgide yılan gibi kıvrılan, alt koridorlara ayrılan, birbiriyle kesişen alanlar düşünecektir. Dükkanları da belli bir mantıkla yerleştirecektir. Çünkü kalabalığın hareketi, belli mağazaların daha kalabalık olma ihtimali vs...

Bu bir uzmanlıktır. Ve bir binayı yaparken birilerinin bu konuda uzmanlaşması, birilerinin de binanın mühendisliği konusunda uzmanlaşması gerekir. Bu görev paylaşımıdır. Eskiden roma'da mimar/mühendis tek kişiymiş. ama artık yaptığımız binalar çok daha komplike ve daha fazla veri seti var elimizde inşaat üzerine. O yüzden görev dağılımı gerekiyor.

Yani mimar mühendisin işini yapamaz, yapmamalıdır. Mühendis de mimarın işini yapamaz. Yapmamalıdır. Bu yapamayacakları anlamına gelmiyor, ya da biri diğerinden daha zeki demek değil. Üstünlük de değil. Bu bir görev paylaşımı. Türkiye'de tam oturmamış, ama dünyada büyük sistemlerde çok iyi çalışan bir sistem.
+1
anten
(31.12.25)
inşaat mühendisleri az paraya çok ev anlayışı güderler. Mimar ise, bir estetik ortaya koyar, maliyetine, kar kazanç işlerine bakmaz. Ama bence esas iş şehir bölge planlamacılarına düşüyor.
0
love and trust
(31.12.25)
(8)

sevdiğiniz birini kıramadınız ve

baldan kaymak
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
instadan sevmediği kişiyi takipten çıktınız.

Bu kişi durumu anladı. Size ulaşmaya çalışıyor. Whatsapptan yazdı, engelleme sistemi sağolsun işini yaptı üzerine yatarım. Ama instadan da talep atmış yine.

Ne demem lazım? Bana bir bahane yol lazım.
-6
baldan kaymak
(29.12.25)
Ben olsam sevdiğim birinin "başkasını takipten çık" demesini garipserdim. Hatta o kişiyi gerçekten sevmeli miyim - diye düşünürdüm. Velhasıl bir bahaneye gerek yok, dilediğinizle takipleşme hakkınız olacak kadar yetişkinsinizdir diye umuyorum.
+3
ebabil curnatasi
(29.12.25)
“dilidiğinli tikiplişmi bikbikbikbik…” gibi zırıltılar duysan bile; istediğin kişiyi istediğin nedenden ötürü takipten çıkarmaya hakkın var.

Sorunun “böyle bir talep var, bu kişiyi takibi bırakmalı mıyım/geri takip etmeli miyim” gibi bir şey olmadığını idrak etmeye yetecek kadar beyin sahibi biri olarak cevap veriyorum;

Bu kişi madem takibi bırakmakta, whatsapptan engellemekte sakınca görmediğin bir kişi, o zaman istek atmasını durumu sormasını falan da önemsemene gerek yok. İnstagramdan da engelle bitsin gitsin. Aklı başında kimse “yav beni niye takipten çıktın” diye insanın peşine düşmez, en fazla “Hay götüm” der geçer. İşin içinde bu kadar ısrar varsa, engellenen tarafta hayvan gibi bir kıskançlık var demektir.

Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan. Zaten sevdiğin birinin sevmediği birine karşı sen nötr mü duruyordun?
+2
lazor
(29.12.25)
instagram hesabı özel bir alandır. istediğinizi istediğiniz sebeple takip eder, istediğiniz sebeple takipten çıkarsınız. bunun için hesap sormaya kalkışan psikopatlara cevap bile vermeyin.

sevgili yapmışımdır, potansiyel olarak flörtöz hareketler içinde olduğum herkesi çıkarırım. ayrılırım eski-yeni içimden kim gelirse eklerim, isteyen kabul eder istemeyen kabul etmez. birinin siyasi görüşünden, yaptığı salak salak paylaşımlardan rahatsız olurum, takipten çıkarım, bir şey merak eder, bir şey diyecek olur tekrar ekler yada yazarım. umurumda bile değil. altı üstü insanların özel hayatlarıyla ilgili kişisel şov sayfası, bu kadar anlam yüklemeye gerek yok.
0
loch ness
(29.12.25)
''birlikte olduğum kişi seninle iletişimde olmamı istemiyor, ona saygımdan dolayı takip isteğini kabul edemiycem'' şeklinde bir mesaj, sonrasında engel...
+4
antihero
(29.12.25)
Ben eşlerin bile eşinin takiplerini kontrol altında tutmalarını doğru bulmuyorum. Ha, çok belli olan şekilde flörtöz yaklaşımlarla ekliyordur ve bunu nerdeyse eşinin gözüne sokuyordur, o zaman eyvallah, rahatlıkla çıngar bile çıkarırım onda problem yok ama bu tarz olmayan her türlü ekleme takip kontrolcülüğü bence saygısızlıktır. Benim kimi ne için seveceğimi de ne için takip edeceğimi de benden başka kimse belirleme hakkına sahip değildir. Böyle baskıları hadsizlik olarak görüyorum. Arkadaşına dikkat etmeni tavsiye ederim.
+1
muhayyer divan
(29.12.25)
"Değer verdiğin birisi bir başkasına olumsuz hisler besliyorsa buna saygı duymak ve yanında durmak doğru olan." +1

instadan da engelle. niye tekrar takip atmış ki? sevdiğin kişinin hisleri doğruymuş demek ki..
+1
love and trust
(29.12.25)
Takipten çıkarmadaki mesajı anlamayıp tekrar istek atmasını mı garipseyeyim, işin peşine düşüp açıklama beklemesini mi bilemedim. Kişisel hesabınızdan birini çıkarmak için bahaneye gerek yok, canınızın istemesi yeterli
+1
juliette
(29.12.25)
ilk hareket garip olsa da; takipten çıkarılan kişinin bunu hemen farketmesi, ısrarla arayıp yeniden takip göndermesi falan ilk hareketin biraz doğruluğunu gösteriyor. özel kişi ile bir gün yollarınız ayrılırsa bu kişi ile de tekrar takipleşmeyin.
+1
ground
(30.12.25)
(6)

Grup arkadaşlığında yasak aşk

Mirabel
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hat
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hatta bunların birbirine olan zaaflarından faydalanıp toplanma falan ayarlanıyor sürekli. Aşırı sahtekar bir ortam.

Siz bu ilişkiye destek olur musunuz yoksa bana ne deyip bilmezlikten gelmeye devam mı edersiniz yoksa buluşmaları keser misiniz? Yoksa başka bişey mi? Diyelim ki taraflar birbirine deli gibi aşık. Tavrınız değişir mi?
0
Mirabel
(21.12.25)
Valla hocam soru bizden çok seninle ilgili. Herkesin ahlaki ilkeleri ve öncelikleri farklı. Benim midemi bulandırır bir parçası olmak istemem.
+9
Amaranta ursula
(21.12.25)
bu olanlara şahit olmak istemezdim. onların yaşadıkları kendilerini bağlar ancak kendi zihnimi de böyle olaylara şahit olarak kirletmek istemez, uzaklaşırdım.

çünkü böyle kötü örneklere şahit ola ola insanlara, ilişkilere güveniniz zedelenir.
+6
love and trust
(21.12.25)
Kanıt toplayıp güzel bir zamanda patlatırdım.
0
arbre
(21.12.25)
Destek olmak ister misiniz demek ne lan hee destek olmak ister misiniz demek ne?
+2
dedeminhirkasi
(21.12.25)
Böyle çirkin bir ilişkiye şahit olmaktansa o ortamda bulunmamayı tercih ederim.

Bu tip insanlardan tiksinirim. Asla görüşmem
+1
suicides underground
(21.12.25)
ne destek olurum ne de engel, beni baglamaz.
uzakta dururum, bulasmam.
0
cooperr
(21.12.25)
(6)

Sizce Ne Yapalım?

elektr10
Bir tane kedimiz var ama part-time olarak evimizde takılıyor (o da kapalı balkonda yatağında uyuyor, pek içeri sokmuyoruz. arada patisiyle tık tık yapınca içeriye de alıyoruz). Çok sevecen, sıcak kanlı bize bir kere bile tıslamışlığı, pençe atmışlığı yok. Temas bağımlısı bile diyebiliriz. Ama insan
Bir tane kedimiz var ama part-time olarak evimizde takılıyor (o da kapalı balkonda yatağında uyuyor, pek içeri sokmuyoruz. arada patisiyle tık tık yapınca içeriye de alıyoruz). Çok sevecen, sıcak kanlı bize bir kere bile tıslamışlığı, pençe atmışlığı yok. Temas bağımlısı bile diyebiliriz. Ama insan dışında kimseyi sevmiyor, diğer kedilerden nefret ediyor.

6-7 yaşında olduğunu tahmin ediyoruz. En son istanbul'da çok kötü bir yağmur yağmıştı seller olmuştu. yavruyken oradan kurtarılmış. alt komşumuz da onu kısırlaştırıp, aşılarını yaptırıp bahçeye saldı. yani çok güvenli bir ortamda takılıyor.

1 ay dışarda bırakmışlığımız bile var biz tatile gittiğimizde kendine bakabiliyor yani. hatta üst komşumuz da alt komşumuz da, yan komşumuz da kedi-köpek severler. asla aç kalmaz hiçbir kedi.

uzun lafın kısası şimdi bizim yurt dışına yerleşme gibi bir planımız var eşimle beraber. berlin ya da hamburg. bu kediyi yanımızda götürsek mi yoksa habitatını bozmayalım mı? yurt dışında bahçeli ev ya da dışarıdan içeriye bağlantısı kolay bir daire bulmak zor muhtemelen daire içinde yaşayacak. ama bu arkadaşım tuvalet eğitimi yok hep bahçede işini görüyor. tuvaleti geldiğinde söylüyor zaten hemen kapısını açıp dışarı çıkarıyoruz.

siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında? daha ortada fol yok yumurta yok ama şimdiden süreçlerini düşünüyorum çünkü daha çip takılacak, aşıları olacak, pasaportu çıkarılacak, kan testleri yapılacak vs vs.
+1
elektr10
(18.12.25)
tuvalet egitimi vermek cok kolay.
bi dakkalik is.
yurtdisinda da, tasmaya alistirirsaniz, günde 10-15 dk sokakta gezdirebilirsiniz. Balkonunuz olursa kedi agi yaptirirsiniz, yazin balkonda güneslenir bol bol. yoksa evde takilir yani, dünyanin sonu degil. sicak, güvenli, karni tok sirti pek.
sahsen ben yanima alirdim. orada, su an farkinda degilsiniz ama size inanilmaz bir can yoldasi olacak.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
Benimki de öyleydi yavaş yavaş evden daha az çıkmaya başladı şimdi tam zamanlı ev kedisi. Balkonu çok seviyor ama yazın hep orada yatıyor. Tuvalet olarak işini birkaç kere evde gördü ben de tuvalet alıp onun işini gördüğü yere koydum o zamandan beri tuvaleti kullanıyor hiç eğitim vermeme gerek kalmadı. Benimki tahminen 8 yaşında, bana gelmeye başladığında 3 yaşlarındaydı herhalde. Şimdi düşündüm de onsuz ne yapardım bilmiyorum. Halim nice olurdu :)
+4
peki madem
(18.12.25)
Muhtemelen yıllar geçtikçe ev ortamına daha ihtiyaç duyacak, yaşlanacak ve yavaşlayacak çünkü. Ben olsam alırdım heralde. Bu soruyu sorduğunuza göre bir bağınız olmuş, almazsanız aklınız kalır
+1
love and trust
(18.12.25)
Bence rahatını bozma hiç.
-2
antihero
(18.12.25)
ben olsam alirdim yanima.biraksam uzulurum biliyorum kendimi
+1
nibba
(19.12.25)
Bakabilecekseniz ve yurtdışına kedi götürebilecekseniz sokakta yaşayamayacak (sokakta engelli) evde yaşayabilecek, kör, topal kediler var. Bunun hem bakanı var hem girçık yapabileceği evler anladığım kadarıyla. Size yarı engelli verelim.
0
one minute
(09.01.26)
(12)

Kendini tekrar eden senaryo: flörte dahi dönüsemeyen tanisikliklar

catgroove
Asagida yazdiklarim hepsi son 2 senede gerceklesti, 4-5 örnek vericem, üstüne cok benzer 2-3 örnek daha verebilirim. Hayatimda is güc kariyer anlaminda isleri yoluna koydum gibi, terapi sayesinde güclü ve zayif yönlerimi ve isteklerimi bilen biriyim. Hayatima deger katacak birisi olursa güzel olur d
Asagida yazdiklarim hepsi son 2 senede gerceklesti, 4-5 örnek vericem, üstüne cok benzer 2-3 örnek daha verebilirim. Hayatimda is güc kariyer anlaminda isleri yoluna koydum gibi, terapi sayesinde güclü ve zayif yönlerimi ve isteklerimi bilen biriyim. Hayatima deger katacak birisi olursa güzel olur diye düsünüyorum, 30'lu yaslarin sonuna gelen bir erkegim. Yeni insanlarla tanismada problem yasamiyorum ama devami gelmiyor ve sanki ayni senaryo sürekli tekrar ettigi icin ve ortak noktasinda hep ben oldugum icin biraz üzerine düsünmeye basladim neyi degistirebilirim diye. Bulusma isine cok odaklanmadan mesajlarla falan arayi isitmak mi gerekirdi? Nasil yorumlarsiniz? Yer yurtdisi, bahsettigim kadinlarin bazisi Türk bazisi baska ülkeden.

- Sporda biriyle tanıştım, sonrasinda kahve içtik, güzel anlastik, bol kahkahali güzel sohbet oldu. Umut vadeden hos bir tanisma olmustu. Kisa bir süre sonra iki kez daha spora ve kahveye çağırdım, zamanım yok diye reddetti, baska bir teklifle gelmedi, artık 3. sefer yazmadım, o da bi daha yazmadı, öyle kaldı.

- Bir arkadaşım gel seni biriyle tanıştırcam diye bir etkinliğe davet etti, tanıştık, hoş biriydi, sanat üzerine 1 saat kadar hos bir sohbet oldu. 2-3 gün sonra yine yazdım, gideriz diye konuştuğumuz bir sergiye davet ettim, hatta farkli günler önerdim. Yogunum fakat olabilir dedi ama havada bıraktı. Bi süre geçince tekrar yokladım, gel kahve içelim dedim, iyi olur, şehirdışındayım dönünce yazayım dedi, yazmadı.

- Bir konserde bir arkadaşın arkadaşıyla tanıştık, eglendik, baya hos muhabbet döndü. Arkadasim falan da yürü bence, gayet yakistiniz dedi. Bi süre sonra benzer bi konsere biletim var gel beraber gidelim dedim, yine aynı şekil, müsait değilim deyip bıraktı, 1-2 hafta sonra gel birsey icelim dedim, olabilir falan deyip gecistirdi, ben de üstelemedim.

- Yine bi arkadaş tam sana uygun birini tanıyorum, ona da senden bahsettim haberi var dedi. Biraz havadan sudan sohbet ettik mesajlarla, 2-3 günün ardindan bulusma ayarlamaya çalıştım ama bu ay yoğunum, müsait olunca ben sana haber vereyim gelecek ay dedi, aramadı bi daha. Ben bi hatırlattım kendimi tekrar ama yine bir adim atmadi.

- Arkadaşın doğumgünü partisinde hoş bi kadınla tanıştık, falan filan… Cok uzattim, yine aynı şey. Ve böyle bir kac hikaye daha...
0
catgroove
(18.12.25)
Anlattığın durumlardan 4/5 zaten yüz yüze geldiğin ve zamanının iyi geçtiği kişilermiş. Mesajlarla araya ısıtmakla alakası olduğunu düşünmüyorum.
Belki akıllarında başkaları vardır vb. bir çok sebebi olabilir ama genel olarak yalnız olmak güzel bir konfor alanı olmaya başladı. Bu konforu bozmak hele ki son ilişkinin üzerinden uzun zaman geçtiyse insanların pek tercih ettiği bir durum olmuyor.
Seninle aynı bakış açısına sahip birine denk gelememişsin olarak anladım.
+1
onyx
(18.12.25)
Sadece siz iyi vakit geçirmiş olabilir misiniz ilk buluşmalarda? Bu kadar fazla durumdan bir tanesi sonraki aşamaya geçerdi illa.
0
tsubasa
(18.12.25)
iyi vakit geçirdiğini düşündüğün insanlar aslında seninle iyi vakit geçirmediğini düşünmüş ve bir sonrakini de istememişler. sen öyle sanmışsın gibi bir durum.

ve senin belli ki kısmetin de kapalı.
+1
koela
(18.12.25)
Olayın özü bunlar değil ki. Herkes bu yanlışları yapıyor. Kadın erkek fark etmiyor. Olayın özü çekim. Konsermiş, bilmem neymiş, ilk buluşmada yakınlaşacak çekim yoksa 2. buluşmaya ne gerek var. Biraz daha flört odaklı olman gerekiyor. Ve bu işler büyük ölçüde tip, çene. Birini arıyorum gibi bir motivasyonla bu iş olmaz.
-5
arbre
(18.12.25)
Linclenmek istemem ama biraz redpill, iliskiler uzerine aykırı tespitler youtube kanallarına göz gezdirmenizi tavsiye edeceğim. Erkekler için cok güzel tavsiyeler var. 40 yaşında evli bir kadın olarak hak veriyorum kendilerine.
Taman lincleyin umurumda değil :)
-6
duhan
(18.12.25)
sadece anlattıklarınızdan yola çıkarak; ilk buluşmalar size hoş ve keyifli gelmiş, diğer taraf için pek öyle olmamış. ilk buluşmalardan sonra hep aynı senaryo olmuş çünkü
+1
sweetoffice
(18.12.25)
love and trust
(18.12.25)
@arbre'ye katılıyorum, çekimin çok önemli olduğu konusunda. Tip, çene önemli. Ama tabii ki herkesin bir alıcısı var. Tipsiz insan diye bir şey pek yok yani. Karşındaki insan seninle en az bir buluşmaya çıktıysa tip konusu kabul edilebilir seviyede demektir. Yine de çekim, flörtöz tavır eksikliği olabilir.

"Ne yapabilirim?" sorusuna cevap bence senin bizzat dediğin gibi mesajla arayı ısıtmak iyi fikir. Yani bir kişiyle ilk tanışma veya buluşmadan sonra 3-4 gün aralık bırakıp hemen başka bir buluşmaya davet etmek itici gelebilir. "Bu adam benimle çok iletişim kurma derdinde değil, görüşüp fiziksel yakınlaşma arıyor sadece" diye düşünüyor olabilir. Karşındaki kişiye onu düşündüğünü, ona odaklı olduğunu göstermek için ufak iletişimi koparmamak iyi fikir olabilir.

Ama bizim burada göremediğimiz çok fazla detay vardır muhakkak. Seni tanıyan yakın arkadaşlarına danışırsan daha isabetli yorumlayacaklardır. Benzer şekilde yapay zekaya sorarsan da soru-cevap şeklinde ilerleyip daha detaylı analiz yapabilirsiniz.
-1
long live rock n roll
(18.12.25)
Sanırım artık herkes bu şekilde. Ben de benzer şeyler yaşıyorum ve artık kimsenin kimseye vakit ayırmak istemediğini düşünüyorum. Ama herkes de yalnızlıktan şikayet ediyor. Nasıl olacak bilmiyorum.
+2
euteamo
(18.12.25)
Ben bayadır uzağım bu konulara, ama anlattıklarınız da sadece neticeyle ilgili aslında. Gerçi haklısınız, sonuçta sizi bu konuşmalarda izleyecek halimiz de yok.

Ama genel geçer bazı olası problemler şunlar olabilir;

1- Konuşmalar flörte dönüşmüyor demişsiniz ama flört geçilen bir aşama değil ki... Flört başlangıç. Bunu siz yapacaksınız. Konuşmalarda çok resmi veya arkadaşça kalıyor olabilirsiniz. Bu yanlış olur. Tabi ipin ucunu kaçırmayın ama bu ilk konuşmalarda belli belirsiz tuhaf bir elektriklenme olması gerekiyor. Flört etmelisiniz yani. Flört aşamasına geçmek diye bir şey yok. Konuşmalarınız kendi kendine flörte dönüşmeyecek. Siz flört edeceksiniz.

2- Konuşmanızda da burada yaptığınız gibi yaşınızın ilerliyor olduğunu ve ilişki beklentinizden vs. bahsediyor olabilirsiniz. Bu yasaklı konu. Bunu söylememelisiniz. İnsanlar birisi kendisine yoktan ilgi duysun ister, ilginin başlama sebebi olmak ister. Artık birisini aradığı için "hadi o sen ol bari" modunda yaklaşılmasını değil. Bir de gerçekten, eğer zaten öyle değilse gerçekten ilgi duyduğunuz birini bulun. İlgi duymadığınız insanlarla da aranıza resmiyet koyun. "Herkese açığım" imajı çizen biri olarak görülmek istemezsiniz.

Buna benzer başka şeyler de olabilir. Bence konuşmalarınızı fikrine güvendiğiniz bir arkadaşınızla paylaşın. Konuşmaları aktarırken kendi bakış açınıza göre yorumlayarak aktarmayın o zaman arkadaşınız yalnızca sizi haklı bulur.
+3
akhenaten
(18.12.25)
@akhenaten
Genelde ilk tanismada karsimdaki insan kimdir, hayatinda neler yapar, ortak noktalarimiz nedir, espri anlayisi nedir, güzel sohbet edebiliyor muyuz falan onlara bakiyorum, bir uyum yakalayabilecegimizi hissediyorsam ve hosuma da gittiyse tekrar beraber birseyler yapmaya davet ediyorum. Flört konusunda haklisiniz, aslinda gayet flörtöz ve eglenceli olabilen biriyim, ama karsimdakini birazcik tanimam ve az biraz samimiyet kurmam gerekiyor. Cagirdigimda sergiye, konsere, cafeye falan gelseler ve söyle basbasa biraz vakit gecirebilsek ve daha iyi tanisam daha rahat flörtlesirim. Severim aslinda ufaktan takilmayi ve haddimi asmadan ignelemeyi, dalga gecmeyi falan ama iste o bulusma bir türlü gerceklesmiyor. Ha diyorsaniz ki tanistiginiz ilk 30 dakika icinde hemen olayi flörte tasimak gerekiyor, evet orada biraz eksik kaliyor olabilirim, ama bilemedim, daha ilk kez tanidigim insana isinmam biraz zaman aliyor.
0
🌸catgroove
(19.12.25)
civa
(07.01.26)
(19)

Kedi bakımına giriş diyelim

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,Dışarıda yaklasik bir aylikken hasta bir kedi bulup tedavisini yaptırmak için eve almıştım. Tedavisi hala devam ediyor. Dört aydır bende. Şimdi ameliyatını oldu ve gönlümüz rahat etmediği için sahiplenmeye karar verdik. Ay sonuna kadar cipini taktiracagim. Bu süreçte veteriner tedavileri
Merhabalar,

Dışarıda yaklasik bir aylikken hasta bir kedi bulup tedavisini yaptırmak için eve almıştım. Tedavisi hala devam ediyor. Dört aydır bende. Şimdi ameliyatını oldu ve gönlümüz rahat etmediği için sahiplenmeye karar verdik. Ay sonuna kadar cipini taktiracagim. Bu süreçte veteriner tedavileri devam ettiği için ekstra olarak veterinere gitmedik ve aşılarını vs. yaptırmadık. Sadece iç ve dış parazitlerini yaptirmistik.

Veterinerimiz yeni yıldan sonra aşılarına baslayabilecegimizi söyledi.

Aşıları dışında veterinere hangi zamanlarda götürüyorsunuz kedinizi?
Mesela bir kere denk geldim diş bakımı için getirmişti birisi. Böyle rutinleriniz var mı? 2 ayda bir götürürüm değerlerine batırırım, genel kontrolünü yaptırırım vs. gibi.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(17.12.25)
12.5 yasinda bir tekirimiz var. 5 ayliktan beri bizimle. ilk kontroller, asilar, cipleme, kisirlastirma falan bitene kadar sik sik gidiyorsunuz ama daha sonra saglikli bir kediniz varsa senelik veteriner kontrolleri yetiyor.
kontrolde eger ekstra yapilmasi gereken bir islem olursa söylüyorlar. mesela her 3-4 yilda bir distasi temizligi yapiliyor bizimkine. kontrolde dislerine de bakiyorlar ve agiz temizligi icin vakit geldiyse söylüyorlar, birkac gün sonra distasi temizligi icin bir defa ekstra götürüyoruz.
gecen seneye kadar bir sorunu olmadi tombilimin. ilk defa gecen sene üc disi cekildi. bu esnada hemen distasi temizligini de yaptirttik ve iki tane et beni cikmisti, onlar alindi.
bu sene kanser sebebiyle bir gözünü kaybetti, bu dönemde daha sik götürmemiz gerekti tabii, kan testleri, röntgenler vs.
ama dedigim gibi, saglikli bir kediniz varsa senelik düzenli kontroller genclikte yetiyor.
biz ocak ayindan ocak ayina götürüyoruz. hic aksatmadik.

kediyi takip etmek de önemli. yanlis bir seyler oldugunu seziyorsaniz tabii ki alip götürürsünüz hemen. keyifsizlik, ishal, kanama, asiri kusma vs durumunda hic beklemem.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
bir tavsiye; özellikle kısırlaştıktan sonra ucuz mamaya kaçmayın hatta mümkünse rc, hills, proplan gibi mamalar verseiz iyi olur, çünkü kediniz özellikle sarmansa, (hatta diğerlerinde de oluyor) ucuz mamalardaki kalitesiz eklentiler, böbreklerini bozuo böbrek taşına, idrar yolları enfeksiyonuna sebep olabiliyor. güzel kediniz çişini yapamayınca sık sık miyavlıyor öyle olunca, serum takılıyor sonda bağlanıyor filan, yıllık pahalı mamadan daha pahalı bir veteriner süreci olabiliyor. inşallah sizde olmaz. bana böyle detaylı açıklansaydı mutlaka dikkat ederdim. ben etmedim biraz sıkıntılı 1,2 ay geçirmiştik.

ödül maması pek vermeyin. bir yerde okumuştum. birisi kedisine neredeyse hiç yaşmama ve ödül maması vermemiş, 17-18 yıl sağlıklı bir şekilde yaşamış kedicik. bunlar pek masum değiller.

otomatik su kabı çok ama çok tavsiye ederim (tamamen metal olanlardan) hiç ses yapmıyor ve koku da yapmıyor.
0
love and trust
(17.12.25)
@love and trust, yas mama, kuru mamadan bin kat daha saglikli.
türkiye'de veterinerler kendilerine is ciksin diye kuru mama önerip duruyorlar. kedi dedigin hayvan ihtiyactan az su icen canli cünkü avlandiginda avini kaniyla falan yiyor. evde avlanamayan hayvan, evrimsel olarak az su icmeye adapte oldugundan kuru mama yemekten 6-7 yasinda böbrekleri eline aliyor. annemlerin bu subat ayindan bu yana kedi sahiplenme sürecinde koca kadiköy'de ahlakli bir veterinere denk gelmemeleriyle gördüm ki türkiye'de bu is tamamen hayvanin iyiligi yerine maddiyata dökülmüs. bir örnek olarak bakin: www.eksiduyuru.com
adama diyorum ki, böyle bir parazit ilaci var ben biliyorum. bana, hayir yok yanlis biliyorsun, diyor. ee sktr git, ben 12 senedir ne yaptiriyorum ya kendi kedime? ne yaziyor asi karnesinde, pasaportunda?
alip pasaportu gözüne soktum, parazit hapini da dönünce burada satin alip aileme postaladim.
kedimize sadece yas mama veriyoruz. yasadigim ülkede de veterinerler bütceniz uygunsa yas mamayi sonuna kadar destekliyorlar. yas mama pahalidir ama zararli degildir. bütceniz müsaitse, kedinize uygun, kaliteli bir yas mamayi güvenerek sonuna kadar verebilirseniz.
bir de seye hastayim, anneme veteriner kuru mama verin yas mamaya alismasin distasi olur dedi :D
böbrek > distasi veteriner bey.
kedimin dislerini haftada 4 gün fircaliyorum. 4 senede bir de distasi temizligi yaptiriyorum. en azindan böbrekleri saglam.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
yaş mamayı evde kendiniz yapıyorsanız okey, ama yine paket alacaksanız onun yerine
bol su içmesini sağlamak ve pahalı mama, böbrekler için daha uygulanabilir bir beslenme şekli.
yaş mama / kuru mama kıyaslaması değil,
ucuz mama / pahalı mama kıyaslasması yaptım ben.
yaş mamanın kurudan daha sağlıklı olduğunu biliyorum.yaş mama ama hangi yaş mama. en sonunda evde kendimiz yapmamız gerektiği gibi bir durumla karşılaşınca, alması gereken mineralleri de ev yapımı yaş mamada toparlayamacağım için ucuz mamadansa pahalı mama ile beslemeye başladım.
0
love and trust
(18.12.25)
@konuşma, cok gecmis olsun, sağlıklı uzun ömrü olsun kedinizin.

Benim kediminde tek gözü alındı ne yazık ki. Bu süreçte bizde sık sık gidiyoruz veterinere. Yeni yilda aşılara başladığımızda sanırım veterinerimiz yönlendirir ne yapmam gerektiğini ve ne zamanlar gelmem gerektiğini söyler diye düşünüyorum. Daha önce kedi bakmadığım için derdini anlar miyim, anlamazsam geç kalır miyim bunun tedirginliğini yaşıyorum.

@love, teşekkür ederim. Mümkün oldukça ıyi mama ile beslemeye çalıyorum. Su an royal canın kitten kullanıyoruz. Kisirlastiktan sonra sanırım cinsiyete göre kısır mamaları varmış benim kedim erkek. Erkek kısır kedi mamasi alırım diye düşünüyorum. Kedim komple siyah bir kedi.

Ödül maması, yaş mama vs. veriyorum. Çok seviyor benim maymun. Umarım bir zararı olmaz ve sağlıklı bir şekilde uzun yıllar yaşar bizimle.

Su pınarı almayı düşünüyordum, veterinerim onermedi ozelliklede kisirlastirdiktan sonrası için. Sadece bir kaç yere su koy dedi.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@love, yaş mama olarak whiskas bebek için olanı alıyorum, ödül maması olarak wanpy, gimcat'in sert formlu ödül maması var ondan veriyorum birde dreamies'in ödül mamalarından veriyorum arada.

Bazen evde tavuk ve tavuk ciğeri haşlayıp püre gibi yapıp veriyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bana sorarsanız evet bayılıyorlar ama özellikle whiskas yaş mama vermeyin ya da ayda 1-2 gibi maksimum. evde yaptığınız et ve balıkların kemikli kısmından asla koymayın önüne. petlebi sitesinin forumunda oldukça çok şey öğrendim, arada oraya göz gezdiririm mutlaka. sosyal.petlebi.com
burası da çok aktif ve her türden hastalık ve bakım konusunda şeyler öğrenebilirsin.
+1
love and trust
(18.12.25)
Peki yaş mama için önereceğiniz bir marka var mı?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bütçenize uygun olanını alabilirsiniz, ama su içmesini sağlamak, sağlığı için daha önemli. ben arada bir şımartmak istiyorum derseniz de royal canin, hills filan verebilrisniz ama marketten alınanları sık sık tükettirmeyin.
0
love and trust
(18.12.25)
Çok teşekkür ederim, kemikli veya kilcikli kisimlari kesinlikle vermem. O konuda bilgiliyim 😊 akliniza gelen her türlü bilgiye ve fikire ihtiyacım var bu süreçte.

Mesela, @konuşma, dişlerini fircaliyorum demiş. Bunun gibi düzenli yapmam gereken şeyler var mı peki?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bol sevgi dolu oynaşmalı bir arkadaşlığınız, sağlıklı güzel günleriniz olsun =)
0
love and trust
(18.12.25)
- dis fircaliyoruz.
- tüylerini tarayin. yapabiliyorsaniz günlük olarak yapin, yoksa yapabildiginiz kadar :)
- tirnaklarini kesiyorum düzenli araliklarla. kedilerde tirnak icinden damar gectigi icin nasil kesilecegini ögrenmeden siz kesmeyin. tirnak kanarsa muhakkak veterinere yetistirin.
- bir de kulaklarini temizliyorum kulak cöpüyle.
cok derine sokmadan.

iyi bir veteriner aslinda bunlari ögretir ama türkiye'de sahiden umudumu kestim ben bundan. cesaret edemezseniz veteriner kontrolünden veteriner kontrolüne yaptirtin.

dislerini ben insan bebekleri icin kullanilan parmak fircalariyla ve kedi dis macunuyla fircaliyorum. www.amazon.de
haftada 5 gün, günde 2 cm malt macunu veriyorum.

düzenli yaptigim aklima gelen baska bir sey yok simdilik.

kedinizi takip edeceksiniz. kediler hasta olduklarini cok iyi saklayabiliyor ama bir süre sonra kedinizi iyi taniyacaksiniz. miyavindaki degisikligi bile hissedeceksiniz. gözünüz üstünde olsun (ki anladigim kadariyla öyle) yeter. cok panik olmayin. güzel bir ömrünüz olsun umarim beraber.

bu da bizimkinin 3.5 sene önceki fotosu: i.imgur.com
kedi fotosuz kedi sorusu olmazmis duyuruda :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
@love, çok ama çok teşekkür ederim. Sevgi dolu ve bol isirilmasi bir arkadaşlığımız var kendisiyle 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@konuşma, sahiplenmeye yeni karar verdik şimdi temel ihtiyaç malzemelerini alacağım. Nasıl bir tarak önerirsiniz?

Tırnaklarını kesiyorum ama az az cesaret edemiyorum içinden sinirler geçtiği için. En azından biraz bile kısalsa canımızı daha az acitiyor😃

Kulakları su an için temiz görünüyor ama kulak çubuğuyla temizlemeye cesaret edebilir miyim emin değilim 😊

Ben internette silikon parmak fırçası gördüm kediler için onlardan almayı düşünüyorum.

Malt'a başlamıştık. Ameliyat olduğu için yakalık kullanıyoruz kendini temizleyemeyecegi için malta ara vermiştim. Veterinere sordum aynı anda hem malt hem kedi cimi verebilir miyim dedim. Verebilirsin ama malta erken başlamışsın bir yaştan önce tüy kusmaz dedi.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@konuşma, çok tatlıymış maşallah. Fındık burnundan öperim onu 😊
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
tarak söyle ki bir tane furminator var, kisa tüylü kediler icin: www.furminator.net
bir de ayakkabi fircasi var. cok yumusak killi.
ikisine de bayiliyor.
bu biraz huy meselesi. bazi kediler asla sevmiyor.

tirnaklari en uctan birer milim kessen bile yeter. daha sik yaparsin ama en azindan icin rahat olur.
veterinerin dedigi de dogru, malta bir yastan sonra basla.

dis tasina karsi matatabi alabilirsin: www.google.com
petshoplarda var. günde 3-5 dk verirsin, cigner. sonra önünden al ki cok parcalamasin hemen :) manyak oluyorlar ona.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
Matatabiyi az once arkadasin yolladigi sitedeki paylasimlarda gordum ve alacagim. Uzeri hasir iple sarili olan ve normal agac dali gibi olan var. Hangisini almaliyim? Benim kedimde kısa tuylu bildiğimiz siyah sokak kedisi😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bi sorun gözlemlemezsek ekstra rutin kontrol için götürmüyoruz. zaten aşılara gittiğimizde hekim muayene ediyor. bazı veteriner hekimler sadece aşıyı yapıp yolluyor mesela. siz de aşıya geldikçe muayene eden hekim bulursanız iyi olur.

kediler için balık yağı varmış, ona başladık.
www.hepsiburada.com
malt veriyoruz.
evde su pınarı ve iki farklı yerde su kabı var.
arada tarıyoruz. arada dediğim nadiren. çok zor taraması ve aşırı tüylü bi kedi. o yüzden saldık biraz.
tırnak uzadıkça kesiyoruz zaten hemen belli ediyor sağolsun. iki farklı yerde de tırmalama tahtası var.
0
elorelia
(18.12.25)
Şuan 3 yaşında, ilk 2 sene neredeyse 2 ayda 1 iç dış parazit için götürdm ama sonra o süreyi kendim 4 aya çektim. iç dış parazitleri bir zehir, dışardan geldiğimizde dikkat ediyoruz, ayakkabıları zaten kapalı yerde tutuyoruz giremiyor( bu bir risk ve ben bu riski göze aldım). evde kalıyor böcek bulup yemiyorsa parazitlerin süresini biraz uzatabilirsiniz, onun haricinde karma ve kuduz için senede 1 gidiyorum. henüz bizde diş için bir sorun olmadı, burda denilen gibi iyi bir hekim ulursanız zaten karma için gittiinizde muayenesini yapar, kulaklarına dişlerine iç organlarını muayene ederek bakar.

tırnaklarını uyuduunda kesiyorum ışıklı ortamda hiçte eğitim almadım video izledim resimlere baktım nasıl kesmem gerek diye her hafta ucundan biraz alıyorum kırmızı damarlara asla yaklaşmıyorum, kolay bişey yaparsın. elini kaçırıp ısırmaya başlayınca biraz daha uyutuyorum sonra yine uykusunda dalıp bir kaç parmak daha kesiyorum böyle ble 4-5 seferde tüm tırnakları kesiyorum.

her ödül mama krema ve yaş mamasına baya su koyuyorum su içsin diye, yalnız bunu iyi ayarlamak lazım su içinde yüzmeden tabağın altını kaplayacak kadar koyuyorum

yaş mamayı 3-4 seferde veriyorum çünkü bitirmiyor ve dışarda yaş mama beklesin istemiyorum. dolaba koyuyorum vereceğim zaman sıcak su ile ılıtıp veriyorum vermeden önce sıcaklığı parmağım ile kontrol ediyorum.

miamor malt veriyorum haftada 2-3 tüy dökme zamanları maltı her gün veriyorum, ayrıca çimide var çim yemeyi seviyor sürekli hazırda çim var evde. internette arat kedi çimi diye kendi toprağı ile gelen çok pratik oluyor

taramaya bebekken alıştır yoksa sonra zor alıştırıyorsun, sevmeye kucağada alıştır, el ile oynatma sopa ve top ile oynat(hem furminator gibi hemde normal telli tarak al ikiside ayrı tarıyor)
matatabi +1
diş fırçalama arada yapıyorum yine uyuduğunda mahmurken itiraz etmesin diye, kulakta aynı şekilde dışardan görünen kir varsa arada kontrol ediyorum kulak çöpü ile yavaşça alıyorum
oynatmaya alıştır miskin kilolu olmasın, kilo hastalıkların baş sebebi oluyor sonrasında.

EN ÖNEMLİSİNİ ATLAMIŞIM Hem dikey hem yatay tırmalama hedesi. bebekken sürekli götür tırmalama tahtasına patilerini tut ve buna sürt tırmalamayı sadece burada yapacağını anlasın. başka yerimi tırmalıyor hemen kap kediyi tahtaya götür ki evde eşyaya zarar vermesin
0
eja
(18.12.25)
(12)

Flörtün toki ısrarı

egerbiryolcu
500 bin konut kampanyasına başvurdu, konu açilinca benim de başvurmami istedi. İkna edici konuştu. Tamam dedim ben de şansimi denerim.Geçen gün başvuru ücretimi toparlayamadigimi zaten çiksa da pesinatta da zorlanacagimi söyleyip kendisine bol şanslar diledim. Maaşi yatınca başvuru ücretine yardımcı
500 bin konut kampanyasına başvurdu, konu açilinca benim de başvurmami istedi. İkna edici konuştu. Tamam dedim ben de şansimi denerim.

Geçen gün başvuru ücretimi toparlayamadigimi zaten çiksa da pesinatta da zorlanacagimi söyleyip kendisine bol şanslar diledim. Maaşi yatınca başvuru ücretine yardımcı olacağını mutlaka başvur diye söyledi.

Sizce bundan zorlasam bir anlam çıkarabilir miyim. Arkadaş arkadaşa böyle bir konuda ısrarcı olur mu? Benimle ciddi düşünmeyi düşünüyor mudur? Geleceğe yatırımla ilgili bir konu sonucta. Böyle şeylerden anlam çıkaracagina sor derseniz de ben kızım açilmam kafasında değilim. Onun için beklediğim şeyler var. Ama bir isik varsa daha hevesli olurum.
+1
egerbiryolcu
(14.12.25)
Flörtle cinsel öpüşme konuşulmuyor mu ya. Toki ne abi. Ciddi ilişki olarak görüyor seni. O evde çocuklarınız büyüyebilir. Hayırlı olsun şimdiden. Bu zamanda evlilik iyi cesaret.
-3
arbre
(14.12.25)
Böyle insanlar var. Çevresindeki herkesi, tasarrufa, yatırıma, mal sahibi olmaya, spora, zayıflamaya, sigarayı bırakmaya teşvik eden. Bu uğurda kendini paralayan insanlar var. Kendimden biliyorum.

Ama en azından sana çok değer veriyor ve müşterek gelecek kapısını açık tutuyor diyebiliriz.
+4
Mirket
(14.12.25)
Iyi bir yatirim olacagini dusunmustur. Bence olmayabilir ama siz bilirsiniz. Hic degilse birikim saglar fakat basvuru ucretinde zorlanan pesinat ve taksitlerde de zorlanabilir, hesabinizi iyi yapin.
0
osssy
(14.12.25)
herşeyi bir kenara koy; "gel ortak başvuralım" dememiş bir kere. seni "bireysel" olarak geleceğine yatırım için ikna etmeye çalışıyor. toki olur moki olur, bence niyet güzel gibime geliyor.

bu tarz bir projeye girseniz, hatta yolları ayırsanız bile, ilerde arkasından çok dua edersin.
bu tarz bir projeye girseniz, yola devam ederseniz yine ona dua edersin, efferim len dersin.

p ise q açılımından devam et :D
+6
love and trust
(14.12.25)
güldüm valla.
elektrik su faturalarının durumundan pazarın ateş pahası olduğundan da konuşuyor musunuz?
-1
deranzo1
(14.12.25)
@deranzo1

Otuz yaş üstü olunca konular böyle :d
Ama evet gelecek kaygısı düzenli iş sınavlar memuriyet gerçekten ortak kaygılar ne yazık ki...
+1
🌸egerbiryolcu
(14.12.25)
Değerimizi anlamıyorsunuz ama er ya da geç farkedeceksiniz.
0
baldan kaymak
(14.12.25)
Ben burada sizinle ilgili net bir gelecek planından çok kendi hayat planını paylaşan bir adam gördüm. O "bak ben böyle planlıyım" diyor, siz "beni de o planın içine koyuyor mu" diyorsunuz. Yani siz gelecekle ilgili konuları ilişki bağlamında okuyorsunuz. O ise büyük ihtimalle kişisel planını paylaşan ve sizi de bu "fırsat" olarak gördüğü plana dahil etmek isteyen iyi niyetli biri. Burada sizin fazla anlam yüklemeniz değil, onun netlik vermemesi var. Keşke az daha net konuşsaymış, bence siz uygun sorularınızla bunu netleştirmesini sağlayın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(14.12.25)
mirket'in dediklerine katılıyorum. bazı insanlar var, diğer insanların kendileri gibi yatırıma, dengeli beslenmeye, sağlıklı yaşama, spor yapmaya, kendince çok mantıklı gelen şeylere karşı neden uzak durduklarını anlamlandıramıyor ve bu konularda onları bilgilendirip teşvik etmeyi kendilerine görev addediyor. bu eleman öyle birisi gibi geldi bana

sosyal medyada bir meme görmüştüm. adamın birisi zengin arkadasına diyor ki "ya otobüs çok kalabalıktı bugün yoruldum" o da cevap veriyor "aa sen niçin araba almıyorsun ya" :) aklıma bu olay geldi şimdi
+1
abelardo
(14.12.25)
Benimle evlen diyecegine tokiye yazıl diyor işte. Şimdiden sana yatırım yapıyor
+1
limonlu eksi
(14.12.25)
Adam sana iyilik için demiş. ısrar etti derken ayaklarına kapanmamıştır.
yarın ayrılsanız, toki sana çıksa arkasından dua edersin.
0
duyuruuser
(15.12.25)
kimi insalar borca girmeden para biriktiremiyor.
elinde imkan varsa bile o para ile birikim/yatırım yapılabileceğini farketmiyor.
bazen karşılaştığı bazı insanlar da bu konuda iteleyici bir motivasyon oluyor.

ben altında bir çapanoğlu aramaz, iyi niyetli düşünürdüm.
zaten çıkma ihtimali çok düşük. bence de başvurun, eğer çıkarsa ve ödeyemezseniz o zaman başka şeyler düşünürsünüz.
0
biseysorcaktim
(15.12.25)
(6)

Sokak kedilerini eve alma

egerbiryolcu
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakma
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.
Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakmayacağım için geri çıkarıyorum bir süre sonra.
Bugün kardeşi de geldi. İki uç saat uydular. Ben salona geçince disari çikardim onları. Bu defa salon tarafindaki cama gelip bı müddet içeri girmek istedi bı tanesi.

Bu defa üzüldüm. Yanlış mı yaptım fazla mı alişti diye. Bu arada dışarda içine battaniye koyduğum kedi evi var. Üç kedi birden yatiyolar genelde. Onun dışında kocaman bı kömürlük alanı var kapalı. Oda gibi yani orası da tahtalar çuvallar kartonlar falan var. Zaten çok soğuk yağmurlu havalarda orayı kullanıyorlar ama bize göre soğuk ama yağışsız havalarda hep pencerede bizi görebilecekleri yerdeler.

Hani böyle arada içeri almaya devam edeyim mi yoksa alamayacağım günlerden dolayı hiç mi almayayım. Bu arada gelince aşırı mutlu oluyolar mirildamalari bitmiyor. Sıcak battaniye güvende hissetme bı de sarman olmalarından dolayı daha mı sosyallesmeyi seviyorlar nedir anlamadım.

Ne yapayım sizce, duygusal manipülasyonlarina kanmamali miyim, gerçekten çok mu usuyorlardir? (Şimdi yine geldi pencereye beni içeri al diye miyavliyor anneannem var o yüzden salona alamam)


hizliresim.com
+1
egerbiryolcu
(12.12.25)
buna cat distribution system deniyor. panik yapma ve kabullen. artik iki sarman anasisin.
alismislar artik. güvende olduklarini bildikleri icin daha iyi uyuyorlar. günahtir. atma disari. kediler 21 derece civarinda komforlular, havalar 18 derece altina düsünce cok üsüyorlar.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.12.25)
Kancalı kurtlara falan da annelik etmemek için öncelikle aşılarını tamamlasan iyi olur gibi sanki.
+1
Mirket
(12.12.25)
Kedici biri olarak ben de kedilerin üşüdüğünü sanıyordum fakat kuzey ülkesine taşınınca farkettim ki kediler üşümüyor. -25 derecede sokakta yatan kediler var. Hep gördüğüm bi kedi grubu var mesela istese girer bir cafeye sıcacık ısınırlar ama girmiyor sokakta yatıyorlar. Geçen kış dize kadar karda hoplayıp zıplayıp oynuyolardı.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok tatlılar. Anneannen de görse, iki söylenir, üçüncüye ayağında sallar ninni söyler gibime geliyor. Tertemizlermiş.
+3
love and trust
(12.12.25)
Tebrikler, seçilmiş kişisin. Artık seni sahiplenmişler :D Ama sürekli eve alacaksan aşılarını yaptır derim. Böyle bir sarman vardı teyzemin bahçesine sürekli gelen, genç yaşta hamile bırakmışlar, doğumdan sonra teyzem kısırlaştırdı. Fakat bu defa da sürekli dayak yiyerek dönüyordu diye eve almaya başladı aşıları yaptırıp. Gündüz çıkıp dolaşıp gece evde yatıyordu. Hayvanın resmen kendine güveni gelmişti. Gerçi sonra hastalandı ve şu an aramızda değil ama en azından son zamanlarını huzurlu geçirdi :)
+1
truf
(12.12.25)
Onlara dışarıda konforlu bi alan yaratmışsın zaten, eve alıp alıştırmanın mantığı yok.
Canlı tabiatı gereği hep daha konforlu alan zaten arar.
Bu havalarda kedi üşümez, sıcak yerde uyumayı severler.
0
duyuruuser
(12.12.25)
(3)

Yapay zekâya dair bir kitap okumak istiyorum. Öneriniz var mı?

santimantal
Hayatımızı hızlı bir şekilde değiştirecek bu teknoloji hakkında derli toplu bilgi edinmek ve çevremle paylaşmak istiyorum. Okumaya değecek iyi bir kitap almak istiyorum.
Hayatımızı hızlı bir şekilde değiştirecek bu teknoloji hakkında derli toplu bilgi edinmek ve çevremle paylaşmak istiyorum. Okumaya değecek iyi bir kitap almak istiyorum.
0
santimantal
(10.12.25)
Kitap değil ama dizi önereceğim

Person of interest
0
love and trust
(10.12.25)
cem sayın kitap fena değildi.
0
gurur
(11.12.25)
cem say'ın 50 soruda yapay zeka kitabı güncelliğini yitiriyor ama başlangıç için fena değil. harari'nin neksus kitabı daha çok felsefi yönüyle ilgili. bir de age of AI: www.youtube.com
0
merhum
(11.12.25)
(16)

Favori mutfak malzemeniz?

sekizdokuzon
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.Sizin favoriniz hangisi?Teşekkürler.
Benim bu ara pişirme kağıdı. Ben bu kadar her masada olup oturduğu her masadan alnının akıyla DELİKANLI gibi şerefiyle haysiyetiyle kalkan ve bu kadar iddiasız, alçakgönüllü bir malzeme görmedim.

Sizin favoriniz hangisi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(10.12.25)
Blender ve düdüklü tencere.
0
rock n roll
(10.12.25)
Stand mikser <3
Bir de büyük ve keskin bıçaklar.
0
kobuzchu kiz
(10.12.25)
Salatalık soyacağı.
+1
mutekebbir
(10.12.25)
sef bicagi
0
baldur2
(10.12.25)
Rondo (soğan için)
Bulaşık teli. Bu olmasa sünger ile sadece napardik bilmiyorum diye her kullanisimda sorguluyorum. Kendisine müteşekkirim.
Pişirme kağıdı +
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
ikea pişirme matı. pişirme kağıdının uzun ömürlüsü.
0
archmeister8
(10.12.25)
(bkz: slow cooker)

Her şeyin en hızlısının makbul olduğu şu zamanda, bana yavaşlığın içindeki zenginliği öğreten feylosofik mutfak gereci.

Süpermarketten alınan sıradan bir kemikli kuzu etinin 8 saatte nasıl akla ziyan bir lezzet şölenine dönüştüğünü, sabah işe giderken çalıştırıp akşam eve döndüğünde seni muhteşem bir güvecin karşıladığını görünce ,insanın bunca zamandır sen neredeydin diye bu alete sarılıp öpesi geliyor.
+1
thracia
(10.12.25)
thracia +1000
slow cooker candir.
0
cooperr
(10.12.25)
et bıçağı, mutfakta sağ kolum oluyor kendileri. sadece et değil soğanı falan çok özenli doğruyor öyle keskin öyle işinin ehli. bir de pirge zwilling marka sosyete bıçağı falan değil, ahşap saplı bursa bıçağı.
0
exlibris
(10.12.25)
Her çeşit ölçekli kap, hassas terazi vs.
0
akhenaten
(10.12.25)
Yapışmaz tava +1
Salata kaseleri ve yemek ısıtılan emaye kap kacaklar en sevdiklerim

Ama geçen gün 2 tane toprK güveç aldım yopurt mayaladım ve etli kurufasülye yaptım şahne oldular. Birkaç ay kadar güveçler gözbebeğimdi. Sonra kaldırdım hshsjs
0
love and trust
(11.12.25)
Saklama kabı, irili ufaklı bisürü.
Sebze haşla koy, baharat koy, buzluğa dondur meyve koy yarın 8 tane daha alayım.
0
thesomberlain
(11.12.25)
Mutfağı sevmek böyle bir şey olmalı yahu. Benim müzikteki makamlara usullere anlamlar yüklemem gibi sen de mutfak malzemelerine anlamlar yüklemişsin. Demek böyle oluyor. Vay anasını say.sey.

Şu anlatımına bakarsak ben de en çok ipli rondoya müteşekkirim, soğan meselesini epey hafifleten bir şey. Faydacılık var romantizm yok bu konuda, maalesef. Mutfakta sanat tarafım çalışmıyor 😬
0
muhayyer divan
(11.12.25)
Şu an favorim yok; param olup aldığımda thermomix olacak.
0
auroraaurora
(11.12.25)
tost makinası. tostun bin türlüsü haricinde mangalda yaptığım her şeyi burada da yapabiliyorum. ayrıca ekmek ısıtma, patetes patlıcan kızartma, bayat gevrek ve boyozları taptaze hale getirmeye de yarıyor.
0
ground
(11.12.25)
manuel çekmeli rondo. yüzyılın icadı.
0
Hallegadola
(11.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.